Çin’de tüketici fiyatlarının durgunluğu ve üretici fiyatlarının süregelen düşüşü, Ekim 2024 itibarıyla devam etmekte. Çin Ulusal İstatistik Bürosu (UİB), ülke genelindeki fiyat artışlarına dair Ekim ayı verilerini yayınladı. Buna göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), geçen yılın aynı dönemine göre sadece yüzde 0,3 artış gösterirken, Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ise yüzde 2,9 oranında bir gerileme yaşadı. Ekim ayında, tüketici fiyatlarındaki durgunluk ve üretici fiyatlarındaki sürekli düşüş, deflasyon eğiliminin hissedilmeye devam ettiğini ortaya koydu. Hükümetin parasal genişleme hamlelerinin henüz fiyat artışlarına yansımadığı gözlemleniyor.
Tüketici Fiyatlarındaki Artış
Enflasyonun temel göstergesi olarak kabul edilen TÜFE, Şubat 2023’ten bu yana yüzde 1’in altında kalmaya devam ediyor. Bu yılın Ocak ayında TÜFE, yüzde 0,8 oranında bir gerileme göstererek, Eylül 2009’dan bu yana yıllık bazda en hızlı düşüşünü kaydetmişti. Ay Yeni Yılı’nın kutlandığı Bahar Bayramı tatilinde artan harcamalar, Şubat ayında endeksin 6 ay sonra ilk kez yüzde 0,7 artış göstermesine neden oldu. Mart ayında yüzde 0,1, Nisan’da yüzde 0,3, Mayıs’ta yüzde 0,3, Haziran’da yüzde 0,2, Temmuz’da yüzde 0,5, Ağustos’ta yüzde 0,6 ve Eylül’de yüzde 0,4 oranında artış kaydedildi. Analistler, TÜFE’deki bu durgunluğun deflasyon endişelerini artırdığını belirtiyor.
Üretici Fiyatları 25 Aydır Geriliyor
Üretici fiyatlarında Ekim 2022’den bu yana süregelen düşüş, Eylül ayında da devam etti. İmalat ürünlerinin fabrika çıkış fiyatlarından hesaplanan ÜFE, yüzde 2,9 azaldı. 2022’nin son çeyreğinden itibaren devam eden bu gerileme, 2023 yılı boyunca da sürdü. Üretici fiyatları, bu yılın Ocak ayında yıllık bazda yüzde 2,5, Şubat’ta yüzde 2,7, Mart’ta yüzde 2,8, Nisan’da yüzde 2,5, Mayıs’ta yüzde 1,4, Haziran’da yüzde 0,8, Temmuz’da yüzde 0,8, Ağustos’ta yüzde 1,8 ve Eylül’de yüzde 2,8 oranında azalma gösterdi. İç talepteki zayıflık, yerel yönetimlerin borç riskleri ve gayrimenkul sektöründeki düşüş, dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olan Çin’in büyümesini olumsuz yönde etkilemeye devam ediyor. Küresel ölçekte, Kovid-19 salgını sonrasında gelişmiş ekonomilerde enflasyonun yüksek seyrettiği bir dönemde, Çin’de ters yönlü eğilimlerin kök saldığı görülüyor.
Ekonomik Büyüme Hedefinin Altında
Çin ekonomisi, bu yılın ilk 9 ayında yüzde 4,8 büyüme kaydederek, hükümetin yıl sonunda “yüzde 5 civarında” olmasını öngördüğü büyüme hedefinin altında bir performans sergilemiş durumda. Yerel yönetimlerin borç problemleri, gayrimenkul sektöründeki düşüş, zayıflayan iç talep ve fiyatlarda süregelen deflasyon eğilimi gibi yapısal sorunlar, ekonomik büyümeyi olumsuz etkiliyor. Pekin yönetimi, son haftalarda piyasa beklentilerine uygun olarak ekonomiyi canlandırmaya yönelik çeşitli adımlar atmıştı. Çin Merkez Bankası (PBoC), 24 Eylül’de ters repo faizinde indirim yapmış, zorunlu karşılık oranlarını azaltmış ve konut kredisi faizleri ile asgari teminat ödemelerini düşürmüştü. Ayrıca, 21 Ekim’de kurumsal krediler ve emlak kredileri için gösterge faizi işlevi gören 1 ve 5 yıllık kredi faiz oranlarında (LPR) 25 baz puanlık indirim gerçekleştirmişti.
Çin’de yasama organı işlevini gören Ulusal Halk Kongresi Merkez Komitesi, bu hafta yaptığı toplantının ardından ekonomik büyümeyi teşvik etmek amacıyla borç problemleri yaşayan yerel yönetimlere özel borç tahvili çıkarma kotasını 3 yıl için 6 trilyon yuana (yaklaşık 840 milyar dolar) çıkarmaya karar verdi. Ekonomik büyümeyi teşvik etmeye yönelik bu tedrici adımların reel ekonomiye etkileri ise yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı. İmalat sanayindeki ekonomik aktivite, Ekim ayında, 5 ay aradan sonra ilk kez genişleme sürecine girdi. Çin Ulusal İstatistik Bürosu (UİB) verilerine göre, imalat sanayi Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI), Ekim ayında 0,3 puan artışla 50,1 seviyesine yükseldi.