Son zamanlarda yaşanan gelişmeler, Çin’in enerji ithalat politikalarında önemli bir dönüşüm yaşandığını gösteriyor. The Financial Times’ın özel haberine göre, Çin’in ABD’den yaptığı sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ithalatı, 10 haftadan uzun bir süredir tamamen durma noktasına geldi. Çin’e yapılan son LNG teslimatı, Teksas’taki Corpus Christi limanından hareket eden 69 bin tonluk bir geminin 6 Şubat’ta Fujian eyaletine ulaşmasıyla gerçekleşti. Ancak, takip eden dönemde gelen ikinci tanker ise Çin’in 10 Şubat’ta ABD gazına uyguladığı yüzde 15 oranındaki gümrük vergisinin ardından rotasını Bangladeş’e çevirdi ve bu oran zamanla %49’a yükseldi. Bu yüksek vergi oranları, Çinli ithalatçıların ABD gazını satın alma maliyetini katbekat artırarak, gaz alımını ekonomik açıdan sürdürülemez hale getirdi.
ABD’de inşası devam eden ve milyarlarca dolarlık yatırımlar içeren LNG tesislerinin durumu da büyük bir soru işareti olarak öne çıkıyor. Columbia Üniversitesi Küresel Enerji Politikası Merkezi uzmanlarından Anne-Sophie Corbeau, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Uzun vadede bu durumun ciddi sonuçları olacaktır” diyerek, “Çinli LNG ithalatçılarının yeni ABD gazı sözleşmeleri yapacağını düşünmüyorum” ifadesini kullandı. Çin’in ABD gazına olan bağımlılığı, son iki yılda önemli ölçüde azalmıştı. 2022’de Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesinden sonra Çin, ABD’den aldığı LNG’yi doğrudan tüketmek yerine, daha fazla kar elde etmek amacıyla Avrupa’ya satmayı tercih etti. 2021’de Çin’in LNG ithalatındaki ABD payı %11 iken, bu oran geçen yıl %6’ya gerilemiş durumda. Ancak, PetroChina ve Sinopec gibi büyük Çinli enerji şirketleri, 2049 yılına kadar uzanan toplam 13 uzun vadeli sözleşmeye imza atmıştı. Bu sözleşmeler, ABD’deki büyük LNG projelerinin gerçekleşmesi ve piyasaya girişinde kritik öneme sahipti. Ayrıca, Corbeau’ya göre, son dönemde artan enflasyon ve vergi maliyetleri, sözleşmelerin yeniden müzakere edilmesine yol açıyor ve bu durum, piyasa dinamiklerini değiştirebilir.
Çin’in ABD gazını kesmesi, sadece enerji piyasalarını değil, jeopolitik dengeleri de yeniden şekillendiriyor. Çin’in Moskova Büyükelçisi Zhang Hanhui, bu hafta yaptığı açıklamada, Çin’in Rus LNG’si ithalatını artırma yönünde önemli adımlar atacağını belirtti. Zhang, “Çin’de birçok iş insanı, Rusya’dan gaz ithal etmek istiyor ve elçilikten bu konuda yardım talebinde bulunuyorlar. Bu durum, ithalatın önümüzdeki dönemde artacağına işaret ediyor” dedi. Rusya şu anda, Avustralya ve Katar’dan sonra Çin’in en büyük üçüncü LNG tedarikçisi konumunda. Ayrıca, iki ülke arasındaki Sibirya Gücü 2 adlı yeni boru hattı projesi üzerinde de yoğun görüşmeler sürüyor. Enerji sektöründeki uzmanlar, özellikle Energy Aspects şirketinden Richard Bronze, durumu şöyle değerlendirdi: “Vergilerin bu seviyeye çıkması, artık bu bir ambargo anlamına geliyor. Bu durum, gaz ticaretinde büyük bir yeniden yapılanmaya yol açacak. Asya’daki toplam talepte 5 ila 10 milyon tonluk bir azalma bekleniyor, bu da Avrupa’daki doğal gaz fiyatlarını aşağı doğru etkileyecektir.”
1
Avrupa Birliği’nin Hayvan Refahı ve Sahipsiz Hayvan Sorunu İle İlgili Çalışmaları
2
New Jersey’deki Gizemli Dronlar ve Radyoaktif Materyal Arayışı
3
2024 Yılı Ülkelerin Güvenlik Durumu: En Güvenli ve En Tehlikeli Ülkeler
4
Leicestershire’da Roma Dönemine Ait Tarihi Hazine Bulundu
5
Almanya’nın Şam Büyükelçiliği Yeniden Açıldı