Çin Ticaret Bakanlığı, askeri ve sivil alanlarda ikili kullanıma sahip ürün ve materyallerin ABD savunma sanayisi üreticilerine ihracatının yasaklandığını duyurdu. Bu yasak kapsamında, galyum, germanyum ve antimuan gibi kritik madenler ile süper sert materyallerin ABD’ye ihracatı “ilke olarak” yasaklanmış durumda. Ayrıca, batarya ve yakıt hücreleri üretiminde yaygın olarak kullanılan grafit gibi malzemelerin ihracatının da kontrol altına alınacağı belirtildi. Açıklamada, bu tedbirlerin Çin’in ihracat kontrol yasalarına uygun olduğu, ulusal güvenliği sağladığı ve uluslararası nükleer silahlanmanın önlenmesi yükümlülüklerini yerine getirdiği vurgulandı.
Yüzde 85’inin İşlenmesi Çin’de
Nadir metallerin yaklaşık %70’ini üreten Çin, dünya çapında bu metallerin işlenmesinin %85’ine sahiptir. ABD Jeolojik Araştırma Kurumu (USGS), 15 Ekim’de yayımladığı raporda, Çin’in galyum ve germanyum ihracatını yasaklamasının ABD’nin gayrisafi yurt içi hasılasında 3,4 milyar dolar kayba yol açabileceği uyarısında bulundu. USGS verilerine göre, 2019 ile 2022 yılları arasında ABD’nin ithal ettiği germanyumun %54’ü ve antimuanın %63’ü Çin’den gelmiştir. Çin, dünya galyum üretiminin %89’unu ve grafit üretiminin %77’sini sağlamaktadır. Daha önce, çip yapımında kullanılan galyum ve germanyum için 1 Ağustos 2023’ten itibaren ihracat kısıtlamaları getirilmişti. Ayrıca, elektrikli araç bataryalarında kullanılan grafit ve türev ürünlerinin ihracatı da 1 Aralık 2023 itibarıyla izne tabi hale getirilecektir.
Çip Kısıtlamalarına Yanıt
Çin, bu adımı, ABD’nin Joe Biden yönetiminin çip sektöründe ilave kısıtlamalar getirmesinin ardından attı. ABD Ticaret Bakanlığı’na bağlı Sanayi ve Güvenlik Bürosu (BIS), 24 tip çip üretim donanımı ve yarı iletkenlerin geliştirilmesinde kullanılan 3 kategori yazılıma ihracat kısıtlaması getirdi. Bu kısıtlamalar arasında, yapay zeka sistemlerinde kullanılan Yüksek Bant Genişlikli Hafıza (HBM) çiplerinin Çin’e ihracatı da yasaklandı. Aynı zamanda, ABD Ticaret Bakanlığı, 140 Çin şirketini “varlık listesine” alarak, ABD şirketlerinin bu firmalara ihracatını kontrol altına almıştı. ABD Ticaret Bakanı Gina Raimondo, bu kısıtlamaların, Çin’in çip teknolojisini ileri askeri teknolojiler ve silah sistemleri geliştirmek için kullanmasını engellemeyi hedeflediğini ifade etti. Raimondo, “Kısıtlamalar, ABD’nin, Çin Halk Cumhuriyeti’nin askeri modernleşmesinde kullandığı en ileri teknoloji çipleri üretme kabiliyetine engel olmak için getirdiği en güçlü kontroller.” şeklinde açıklamada bulundu.
Çin’den Tepki
Çin, ABD’nin bu adımına sert bir tepki gösterdi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Cien, Pekin’de düzenlenen basın toplantısında, ABD’nin ihracat kontrollerini istismar ederek Çin’i engellemeye ve bastırmaya çalıştığını savundu. Sözcü Lin, Çin’in ABD’nin ulusal güvenlik anlayışının sınırlarını aşırı genişletmesine karşı olduğunu belirterek, kısıtlamaların tüm ülkelerin çıkarlarına zarar vereceğini ve Çin’in kendi şirketlerinin meşru haklarını korumak için kararlı tedbirler alacağını ifade etti. Bu kısıtlamalar, Biden yönetiminin 20 Ocak’ta görevi devredeceği Donald Trump’a devretmeye hazırlandığı dönemde geldi.
Çip Savaşı ve Strateji
Biden yönetimi, ABD’nin ulusal güvenliğini tehdit edebilecek kritik teknolojilerin transferini önlemeyi, Çin ile rekabet stratejisinin merkezine koymuştur. 10 Ağustos 2022’de yürürlüğe giren Çip ve Bilim Yasası, Çinli üreticilerin ileri çip teknolojilerine erişimini kısıtlayarak Washington’un, Çin’in bu sektördeki teknolojik kabiliyetine engel olma niyetini açıkça ortaya koymuştur. ABD Ticaret Bakanlığı’na bağlı Sanayi ve Güvenlik Bürosu (BIS), 7 Ekim 2022’de, Çin’in en büyük hafıza çipi üreticisi Yangzte Memory Technologies ve en büyük yarı iletken donanım üreticisi Naura Technology Group’un da aralarında bulunduğu 31 şirket ve kurumun İhracat Kontrol Listesi’ne alındığını duyurmuştur. Başkan Biden, ayrıca, 10 Ağustos 2023’te, Çip ve Bilim Yasası’nın kabulünün yıl dönümünde imzaladığı başkanlık kararnamesiyle yarı iletkenler, mikro-elektronik, kuantum bilgi teknolojileri ve yapay zeka sistemlerinin olduğu üç kritik teknoloji alanında Amerikan şirketlerinin Çin’de girişim sermayesi ve hisse ortaklığı yatırımlarına kısıtlamalar getirmiştir.