Gün geçmiyor ki kilo sorunuyla mücadele edenlerin sayısı artsın. Özellikle çocuklarda gözlenen artış, bilim insanlarını derin endişeye sürüklüyor; uzun zamandır izlenen veriler, obezitenin yetişkinler kadar gençler arasında da hızla yükseldiğini gösteriyor. 1990’dan bu yana takip edilen tabloda, yetişkinlerde obezitenin iki katına, çocuk ve ergenlerde ise dört katına çıktığı dikkat çekici bir gerçek olarak karşımıza çıkıyor.
SALGIN ARTIK ÇOCUKLARI HEDEF ALIYOR olarak ifade edilen bu durum, modern dünyanın en büyük sağlık krizlerinden biri olarak kabul edilmekte. Son 30 yıl içerisinde rotasını çocuklara kıran bu durum, bugün dünya genelinde yüzlerce milyon çocuğun obeziteyle mücadele ettiği gerçeğini ortaya koyuyor. Yaklaşık 159 milyon çocuk ve ergen ile 880 milyon yetişkinin bu sorunla boğuştuğu belirtiliyor. Yetersiz beslenme ve az hareket, bu tabloyu daha da ağırlaştıran başlıca etmenler olarak görülüyor.
LİSTENİN ZİRVESİNDEKİ ÜLKE ŞAŞIRTICI DEĞİŞİMDE ise küresel tablonun coğrafi dağılımında önemli farklılıklar olduğunu gösteriyor. ABD’nin obezite için klasik olarak öne çıkan konumunu Pasifik adalarına kaptırması, yabancı bakışları şaşırtıyor. Amerikan Samoası, kadınlarda ve erkeklerde de %70’i aşan oranlarla dünyanın en yüksek oranda obeziteye sahip bölgesi konumunda. Bu ülkeyi; kadınlarda %70’e yaklaşan değerlerle Tonga ve erkeklerde >%60 olan Nauru takip ediyor. Bu ülkeler, küresel ortalamanın çok üstünde obeziteyle anılarken alarm verici bir tablo sunuyorlar.
TÜRKİYE’DE KADINLAR DAHA BÜYÜK RİSK ALTINDA ifadesi, ülkenin obeziteyle mücadelede karşı karşıya kaldığı ciddi sorunları özetliyor. Türkiye, dünya genelinde %30’u aşan genel obezite oranıyla dikkat çekiyor ve kadınlarda dünya sıralamasında 42’nci, erkeklerde 60’ıncı sırada yer alarak Avrupa’da en yüksek rakamlardan biri olarak öne çıkıyor. Bu durum, özellikle kadın nüfusta obeziteye karşı alınacak önlemlerin daha acil ve kapsamlı olması gerektiğini vurguluyor.
DÜNYANIN EN “FİT” VE EN “KİLOLU” ÜLKELERİ kısmı, ülkelerin obeziteye karşı olan farklı dinamiklerini ortaya koyuyor. Çin, kadınlarda %6-8 bandında bir oranla listenin alt sıralarında yer alırken, Japonya bu oranı %4-5 bandında tutmayı başararak zirveyi koruyor. Avrupa’da ise Fransa ve İtalya, %10-15 aralığında bir “fit” profil sunarken, Meksika %35-37 ve İngiltere %28-30 gibi yüksek risk bölgelerini işaret ediyor. Bu çeşitlilik, küresel sağlığın karmaşık ve çok yönlü olduğunu net biçimde gösteriyor.
1
Avrupa Birliği’nin Hayvan Refahı ve Sahipsiz Hayvan Sorunu İle İlgili Çalışmaları
2
New Jersey’deki Gizemli Dronlar ve Radyoaktif Materyal Arayışı
3
2024 Yılı Ülkelerin Güvenlik Durumu: En Güvenli ve En Tehlikeli Ülkeler
4
Leicestershire’da Roma Dönemine Ait Tarihi Hazine Bulundu
5
Almanya’nın Şam Büyükelçiliği Yeniden Açıldı