İşte çocuk gelişimi uzmanlarının özellikle vurguladığı ve ebeveynlerin göz önünde bulundurması gereken 6 kritik davranış ve olası anlamları:

Enerjik ve hareketli bir çocuk genellikle doğaldır, ancak durmaksızın hareket etme isteği, bazen duyusal bütünleme bozukluğu veya dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB) gibi durumların erken belirtisi olabilir. Bu çocuklar, bedenlerini sakinleştirmek ve rahatlatmak için hareket etmeye ihtiyaç duyarlar. Bu davranışlar, çocuğun içsel huzursuzluğunu veya aşırı enerjisini dışa vurma biçimi olabilir.
Çocuğunuz oyuncaklarını sürekli belirli bir düzende diziyor, arabaların tekerleklerine dikkatle bakıyor veya nesneleri sürekli döndürüyor mu? Bu davranışlar, otizm spektrum bozukluğunun erken sinyalleri olabilecek tekrar eden davranış örüntülerinin göstergesi olabilir. Ayrıca, bu hareketler çocuğun odaklanma ve güvenlik ihtiyaçlarını da yansıtabilir.
Normal bir çocuk şarkıya eşlik ederken, bazı çocuklar elektrik süpürgesi, saç kurutma makinesi gibi yüksek ve ani seslerden rahatsızlık duyar. Bu hassasiyet, duyusal işlemleme farklılıklarına işaret eder ve çocuğun çevresindeki uyarıcılara karşı aşırı duyarlılığını gösterebilir. Bu durumda, ortamın sakinleştirici ve sessiz tutulması faydalı olabilir.
Çocuklar genellikle oyun sırasında sosyalleşmeyi öğrenir. Ancak, çocuğunuz ısrarla yalnız oynamayı seçiyor, diğer çocuklara ilgisiz kalıyor veya iletişim kurmakta güçlük yaşıyorsa, bu durum sosyal gelişimle ilgili bir soruna işaret edebilir. Erken müdahale ve destek, bu alandaki gelişimi olumlu yönde etkileyebilir.
Sürekli kendi kurallarını koyan, diğer çocukların oyununa müdahale eden veya oyunu kendi istediği gibi yönlendiren çocuklar, kaygı bozukluğu veya özgüven sorunlarına sahip olabilir. Oyun, çocukların kendilerini güvende hissettikleri ve kontrolü ellerinde tutabildikleri bir alan olduğu için, aşırı kontrolcü davranışlar, içsel güvensizlik ve stresin dışa yansıması olabilir.
Kafasını yere vurma, saç çekme, kendini ısırma gibi davranışlar, çocukta yüksek stres ve duygusal sıkıntıların göstergesi olabilir. Bu davranışlar, çocuğun duygularını uygun şekilde ifade edememesi sonucu ortaya çıkar ve mutlaka uzman desteği alınmasını gerektirir. Erken tanı ve müdahale, bu davranışların azalmasına ve çocuğun duygusal gelişimine katkı sağlar.
Çocuk psikolojisi uzmanları, ebeveynlerin çocuklarının davranışlarını gözlemlerken “normaldir, geçer” yaklaşımı yerine, her hareketin altında yatan anlamı anlamaya çalışan bir bakış açısı geliştirmesini öneriyor. Çünkü oyun, çocuklar için sadece eğlence değil, aynı zamanda kendilerini ifade etmenin ve dünyayı anlamlandırmanın en doğal yoludur. Bu nedenle, çocukların davranışlarını dikkatle takip etmek ve gerektiğinde profesyonel yardım almak, onların sağlıklı gelişimi açısından büyük önem taşır.