DOLAR 43,5251 0.04%
EURO 51,6134 -0.01%
ALTIN 6.261,03-7,76
BITCOIN 3262917-4,57%
İstanbul

HAFİF YAĞMUR

  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
Doğu Afrika’da Nemli Dönem Sonrası Fay Hızları ve Volkanik Etkilerin Tektonik Bağlantısı
  • Gazete Köşesi
  • Teknoloji
  • Doğu Afrika’da Nemli Dönem Sonrası Fay Hızları ve Volkanik Etkilerin Tektonik Bağlantısı

Doğu Afrika’da Nemli Dönem Sonrası Fay Hızları ve Volkanik Etkilerin Tektonik Bağlantısı

ABONE OL
1 Şubat 2026 22:24
Doğu Afrika’da Nemli Dönem Sonrası Fay Hızları ve Volkanik Etkilerin Tektonik Bağlantısı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Son beş bin yılda Doğu Afrika’nın belirgin biçimde kuruması, bölgedeki fay hareketlerini şekillendirdi. Çalışmanın kıdemli yazarlarından Columbia Üniversitesi’nden jeolog ve fizikçi Christopher Scholz, iklim ile tektonik süreçler arasındaki etkileşimin karşılıklı olduğunu vurguladı; iklimin dağ oluşumlarını etkilemesinin klasik bir düşünce olduğu, ancak iklim değişiminin yer kabuğu dinamiklerini de etkileyebileceğini belirtti.

150 metre daha derin olan Turkana Gölü Kenya’da yer alır ve günümüzde yaklaşık 250 kilometre uzunluğunda, 30 kilometre genişliğindedir; bazı noktaları 120 metre derinliğe ulaşır. Göçmenliğin etkisiyle 5 bin yıldan daha eski bir dönemde bugünkünden yaklaşık 150 metre daha derin olan bu göl, Afrika Nemli Dönemi olarak bilinen dönemin sonlarına doğru daha yağışlı bir iklime tanıklık etti. Yaklaşık 9 bin 600 yıl önce başlayıp 5 bin 300 yıl öncesine kadar uzanan bu dönemde bölgede yağışlılık baskınken, sonraki süreçte kuraklık etkisini gösterdi. Araştırma ekibi, eski su seviyelerini ve göle taşınan tortunun izini sürmek için göl tabanı tortullarını inceledi ve bu süreçte birçok küçük fay ile geçmiş depremlerin izlerini buldu.

Derin ve dar göllerin—Turkana Gölü’nün yanında Tanzanya ve Mozambik’teki Malavi Gölü gibi—Afrika levhasının doğu kısmında ikiye ayrılma sürecinin bir sonucu olarak oluştuğu düşünülüyor. Bu coğrafya, derin vadilerin oluşmasına yol açıyor ve ileride ara ara bir okyanusun oluşabileceği ihtimalini akıllara getiriyor.

Fark gittikçe açılıyor. Bilim insanları, göllerdeki su miktarındaki değişimlerin bu ayrılma sürecini nasıl etkilediğini anlamaya çalıştı. Su yükü azaldıkça yer kabuğunun baskısının hafiflediğini ve bu durumun fayların daha serbest hareket etmesini sağladığını bulgular destekledi. Özellikle Afrika Nemli Dönemi’nin sona ermesiyle Turkana Gölü çevresindeki faylar, yıllık ortalama 0,17 milimetre ek hareket göstermeye başladı. Geniş çapta bakıldığında Afrika kıtasındaki ayrılma hızı yaklaşık olarak 6,35 milimetre/yıl olarak kayda geçti.

Bilgisayar simulasyonları, bu sismik hızlanmanın iki temel nedeni olabileceğini öne sürdü: birincisi su yükünün azalmasıyla fayların daha rahat hareket edebilmesi; ikincisi dolaylı bir etki: Turkana Gölü’nün güneyindeki ada üzerinde bulunan ve aktif bir magma odasına sahip volkanın, su çekildiğinde mantonun basıncının düşmesi nedeniyle daha fazla erimesi; eriyen magma odasını besleyerek genişlemesine ve bunun yakın fay hatlarında tektonik hareketliliği artırmasına yol açması. Scholz, bu dönemde faylanmanın artış gösterdiğini ve 8 bin yıl öncesine göre bölgedeki depremlerin daha belirginleştiğini ifade etti.

Şu anda araştırma ekibi, Malavi Gölü’nde su seviyesi değişimlerini 1,4 milyon yıl öncesine kadar inceleyen yeni bir projeyi sürdürüyor. Amaç, iklim değişiminin kıtaların ayrılma süreçlerini nasıl etkilediğini daha iyi anlamaktır.

En az 10 karakter gerekli