Küresel ölçekte giderek daha karmaşık hale gelen inşaat projelerinde, yalnızca teknik bilgi değil; güçlü liderlik, stratejik öngörü ve disiplinli bir yönetim anlayışı belirleyici oluyor. Türkiye, Azerbaycan ve Amerika Birleşik Devletleri’nde yaklaşık 17 yılı aşkın süredir büyük ölçekli projelerde görev alan İnşaat Direktörü ve DEM & CO LLC’nin kurucusu Furkan Demircioğlu’nun deneyimleri, bu dönüşümün sahadaki karşılığını net biçimde gösteriyor.
İnşaatta başarının anahtarları Demircioğlu, bugün offshore mühendislikten yüksek katlı yapılara, lüks konutlardan ticari projelere uzanan geniş bir yelpazede uluslararası projelere liderlik ediyor. Onun için başarılı bir inşaat projesinin temelinde, teknik mükemmeliyet kadar doğru planlama, güçlü ekip koordinasyonu ve sürdürülebilir bir vizyon yer alıyor. Son yıllarda küresel ölçekte öne çıkan büyük ölçekli offshore projeler, mühendislik yaklaşımlarını ve yönetim modellerini yeniden şekillendiriyor.
Bakü’de hayata geçirilen Crescent Development Projesi, yaklaşık 1,9 milyar dolarlık yatırım büyüklüğüyle bu değişimin somut bir örneği olarak gösteriliyor. Demircioğlu, bu projeyi Construction Manager olarak tamamladıktan sonra ABD’de DEM & CO LLC’nin kurucusu olarak farklı bir aşamaya geçti. Projede yer alan diyafram duvarlar, kazık sistemleri, cofferdam uygulamaları ve offshore çelik montajları gibi yüksek riskli imalatlar, sahada aynı anda yürütülen disiplinler arası koordinasyon gerektiriyordu. Denizin üstü ve altında yapılan inşaatta kararlar sadece tasarım aşamasında değil, uygulama sürecinde de sürekli olarak gözden geçirildi. Uluslararası ekipler arasındaki iletişimin ve koordinasyonun kritik rolü burada öne çıktı.
Crescent City, Place ve Hotel kulelerini kapsayan projelerde 2.100 tonluk çelik köprünün 120 metre yüksekliğe strand-jack sistemiyle kaldırılması, sektörde referans gösterilen uygulamalardan biri olarak kayda geçiyor. Böyle operasyonlar, iş güvenliği ve risk yönetimi açısından ayrıntılı planlamayı gerektiriyor; güvenlik kültürünün proje takviminden bağımsız ele alınması gerektiği düşüncesi ise Demircioğlu’nun savunduğu bir yaklaşım olarak öne çıkıyor. Saha üzerinde milyonlarca adam-saatlik çalışmanın, kayıp zamanla yaşanmadan tamamlanması bu yaklaşımın somut sonuçlarından biri olarak değerlendiriliyor.
ABD pazarında değişen beklentiler Amerika’ya geçiş yapan ve DEM & CO LLC’yi kuran Demircioğlu, Florida’da inovatif ticari ve konut projelerini yönetirken, konut ve ticari yapılarda kullanıcı beklentilerinin net bir biçimde değiştiğini belirtiyor. Enerji verimliliği, işletme maliyetleri ve dijital altyapı gibi unsurlar yatırım kararlarında belirleyici hale geliyor; akıllı bina sistemleri projelerin doğal bir parçası olarak yükseliyor. UNIQUE Residences gibi projelerde enerji verimli HVAC sistemleri ve düşük çevresel etkiye sahip malzemelerin tercih edilmesi, bu eğilimin sahadaki doğrudan yansıması olarak öne çıkıyor. Demircioğlu’nun görüşüne göre offshore projelerde edinilen disiplinli planlama ve risk yönetimi tecrübesi, konut projelerinde de daha kontrollü ve sürdürülebilir bir uygulama anlayışını destekliyor. Bu deneyim transferi, önümüzdeki dönemde proje kalitesini ve yatırımcı güvenini artıran kritik bir unsur olarak değerlendiriliyor.”