Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ve Finansal Kurumlar Yönetici Direktörü Francis Malige, bankanın bugün genç girişimcilere yönelik tanıtacağı ve toplamda 250 milyon avroya kadar finansman sağlayacağı genç girişimcilere odaklanan yeni programını, öncesinde detaylandırdı. Bu önemli girişim, Türkiye’deki gençlerin ekonomik kalkınmadaki rolünü ve bankanın bu alandaki stratejisini ortaya koyuyor.
Falcetti, Türkiye’nin nüfusunun yaklaşık %40’ını gençlerin oluşturduğunu ve ülke genelinde yaklaşık 2,4 milyon genç girişimci bulunduğunu belirtti. Bu girişimcilerin yaklaşık 1,8 milyonunun bir tür girişim işletmesinde aktif olarak yer aldığını tahmin ettiklerini vurguladı. Bu veriler, gençlerin sadece girişimci ruhunu değil, aynı zamanda yenilikçilik ve girişimcilik kabiliyetlerini de yansıtıyor.
Ancak, genç nüfusun karşılaştığı zorluklar da göz ardı edilmemeli. Falcetti, özellikle işsizlik oranlarının erkeklerde yaklaşık %11, kadınlarda ise %24 seviyelerinde olduğunu hatırlatarak, bu farkın önemli bir sosyal ve ekonomik sorun teşkil ettiğine dikkat çekti. Türkiye’nin gençler arasında en yüksek işsizlik oranlarından birine sahip olduğunu da sözlerine ekledi.
Falcetti, EBRD’nin Genç İş İnsanlarına Finansman Programı ile ilgili şu önemli noktaları paylaştı:
Bu yeni programın, bölgedeki insan sermayesini koruma ve 2023’de yaşanan trajik depremin ardından ekonomik kalkınmayı destekleme açısından büyük bir adım olduğunu belirten Falcetti, girişimcilik ekosistemine önemli katkılarda bulunmayı amaçladıklarını dile getirdi.
Falcetti, Türkiye’nin bankanın faaliyet gösterdiği en büyük ülke olduğunu hatırlatarak, geçen yıl 2,6 milyar avro seviyesinde yatırım yapıldığını ve bunun %90’dan fazlasının özel sektöre, %60’ından fazlasının ise yeşil dönüşüm projelerine tahsis edildiğini belirtti. Bu yıl da yatırımların güçlü bir şekilde devam edeceğine inançlarını dile getirdi.
Ekonomik politikalara ilişkin olarak, Türkiye’nin ortodoks politikaya dönüşünden memnun olduklarını ve bu rotada kalmanın en önemli öncelik olduğunu vurguladı. Enflasyonla mücadelede politik faiz seviyesinin enflasyonun üzerinde olmasının, borçlanma maliyetlerini artırdığını ve şirketlerin zorluklar yaşamasına neden olduğunu belirtti. Ancak, bankaların bu dönüşüm sürecine hazır olduklarını ve kriz zamanlarında ekonomiye destek olmaya devam edeceklerini ifade etti.
Falcetti, kısa vadeli piyasa oynaklığını aşarak, Türkiye’nin uzun vadeli büyüme potansiyeline güvendiklerini belirtti. İstikrarlı ve öngörülebilir makroekonomik politikaların sürdürülebilir büyüme için şart olduğunu vurguladı. Türkiye’nin büyüme hedefinin %2,8 seviyesinde olduğunu öngören Falcetti, yapısal reformların da bu büyümeyi destekleyeceğine inanıyor.
Malige, Türk bankacılık sektörünün sermaye yapısının güçlü ve geleceğe yönelik öngörülerin olumlu olduğunu belirtti. Sektörün kısa vadeli bilanço yönetiminden uzaklaşıp, reaktif değil, proaktif bir yaklaşıma geçtiğinin altını çizdi. Bankaların artık iş dünyasına ve reel sektöre odaklandığını ve bu dönüşümün devam edeceğine inandığını sözlerine ekledi.
Enflasyonla ilgili olarak, politik faiz seviyesinin enflasyondan yüksek olmasının, borçlanmayı zorlaştırdığına ve bazı şirketlerin takipteki alacak durumuna geçebileceğine dikkat çekti. Ancak, bankaların bu süreçte hazırlıklı olduklarını ve ekonominin sağlıklı ve sürdürülebilir bir şekilde gelişmeye devam edeceğine inandıklarını sözlerine ekledi.
Malige, yönetişim kalitesinin sektördeki en önemli göstergelerden biri olduğunu belirterek, Türkiye’nin EBRD’nin en büyük yatırımlar yaptığı ülkelerden biri olduğuna vurgu yaptı. Bu güvenin temelinde, bankaların iyi yönetişim uygulamaları ve sektör genelindeki güçlü denetim yer alıyor. Ayrıca, genç girişimcilere yönelik bu yeni programın, Türkiye’nin genç ve dinamik nüfusu ile parlak bir geleceğe sahip olmasının göstergesi olduğunu söyledi.