Avrupa Merkez Bankası (ECB) politikasında “bekle-gör” yaklaşımını sürdürmesine rağmen Orta Doğu’daki çatışmaların ekonomiye yansımalarının yakın zamanda radikal bir yön değiştirmesine yol açabileceği değerlendiriliyor. Nagel’in Bloomberg ile yaptığı görüşmede, enflasyon baskılarının güçlenmesi halinde faiz artışına yeşil ışık yakılabileceği ifade edildi. Nagel ayrıca Orta Doğu’daki çatışmaların orta vadeli enflasyon görünümünü bozabileceğine dikkat çekti ve güvenilir verilerin altı hafta sonraki ECB Yönetim Konseyi toplantısında beklenmesini savundu.
GeçmişteRusya-Ukrayna Savaşı sonrası görülen fiyat baskılarının ECB tarafından yeterince dikkate alınmadığı ve bunun sonucunda enflasyonun yüzde 10’un üzerine çıkabildiği hatırlatıldı. Şu anda ECB’nin daha iyi bir başlangıç noktasında olduğu vurgulanırken, geçmiş kriz yönetim tecrübelerinin karar süreçlerinde kritik rol oynamaya devam edeceği belirtildi. Para politikasında sıkılaştırma yönünde bilinen görüşler, Nagel’in bu açıklamalarıyla birlikte piyasalarda faiz artışının yeniden gündeme gelmesine yol açtı.
ECB, dün Orta Doğu’daki savaş nedeniyle yükselen enerji fiyatlarına rağmen üç ana politika faizini değiştirmeyerek beklentileri karşılayan bir duruş sergiledi. Karar metninde ise Orta Doğu’daki çatışmaların petrol fiyatlarında yarattığı şokun enflasyon üzerinde kısa vadede belirgin bir etkisi olacağı uyarısı yinelendi. Avrupa basını, çatışmalar sürerse nisan sonundaki toplantıda faiz artışı konusunun masaya yatırılabileceğini ifade ediyor.
11 Mart tarihli ECB baz senaryosunda Avro Bölgesi için 2026, 2027 ve 2028 yıllarına ait enflasyon tahminleri sırasıyla %2,6, %2 ve %2,1 olarak ortaya konmuştu. Ancak Orta Doğu’daki çatışmaların enerji altyapısını hedef alması ve Körfez’deki arz güvenliğini sarstığı durumlarda bu tahminlerin geçerliliğini yitirebileceği değerlendiriliyor. Daha karamsar senaryoda ise enerji fiyatlarındaki baskının sürmesi halinde 2027’nin ilk çeyreğinde enflasyon %6,3’lük bir seviyeye çıkabilir ve bu durumda ekonominin resesyona sürüklenmesi olasılığı konuşuluyor. ECB, süreci veri odaklı yönetmeye devam edeceğini ve önceden taahhüt edilmiş bir faiz politikasına bağlı kalmaktan uzak duracağını, belirsizliğe karşı hazırlıklı olduklarını yineledi.