Satürn’ün yörüngesinde dolaşan sessiz bir buz küresi gibi görünen Enceladus, aslında yüzeyinin altında saklı olan devrim niteliğindeki bir jeolojik savaşın sahnesidir. Cassini uzay aracı tarafından toplanan veriler, güney kutbunda yer alan ve kaplan çizgileri olarak adlandırılan kırıklardan tonlarca jetin fışkırdığını ortaya koymuştur. Bu jetler saatte 1.200 kilometreyi aşan hızlarda su buharı, buz parçacıkları ve organik molekülleri uzaya savurur; ve bu süreç Enceladus’un içten gelen hareketliliğini net bir şekilde gösterir.
YERDEN GÖĞE KAR YAĞIYOR şeklinde tanımlanan bu jeolojik aktivite, bilim insanları tarafından “tersine kar” olarak adlandırılır. Püsküren materyalin bir kısmı Satürn’ün halkalarına karışsa da önemli bir bölümü donarak uydunun yüzeyine geri düşer. Dünya’daki kar yağışından farklı olarak bu döngü bulutlardan aşağıya değil, yeraltı okyanusundan yükselen suyun tekrar atmosfere düşmesiyle gerçekleşir ve Enceladus’un yüzeyini sık sık tazeleyen bir buz tabakası oluşturur.
Çıkarılan veriler, buz parçacıklarında yalnızca su olmadığını; karbondioksit, karbonmonoksit ve yaşam için kritik olan fosfor gibi moleküllerin de bulunduğunu göstermektedir. Fosforun varlığı, Enceladus’un yeraltı okyanusunun yaşam için elverişli bir ortam olabileceği görüşünü güçlendirmektedir. Ayrıca okyanus içindeki kimyasal süreçlerin tıpkı bir pil gibi enerji ürettiğine ve biyolojik yaşamı destekleyebilecek bir ekosisteme işaret ettiğine dair ipuçları da bulunmuştur.
KAR KATMANLARINDA TARİH SAKLI Bilim insanları, yüzeye inen kar tabakasının doğal bir veri deposu görevi gördüğünü düşünüyor. Her katman, okyanusun tuz oranını, organik madde çeşitliliğini ve minerallerini içinde saklar. Şu anki hedef ise yalnızca püskürmelerin içinden geçmekle kalmayıp, bu yabancı karın üzerine inip inceleyebilecek bir araç tasarlamaktır. Böyle bir yol, buz katmanlarını delerek Enceladus’un okyanusuna mikroskobik düzeyde dahi ulaşmamızı sağlayabilir ve yaşam arayışında dev bir adım olabilir.
NASA’nın bulguları sürpriz bir paradoksu da gözler önüne seriyor: Soğuk bir uyduda “yukarıya doğru yağan kar”, aslında alt tabakalarda ısınan ve potansiyel olarak canlı bir okyanusun en büyük kanıtını temsil ediyor.
1
Elon Musk ve Anonymous Arasındaki Dijital Çatışma
2
“Old Smokers” Adı Verilen Yeni Bir Yıldız Türü Keşfedildi
3
Google 2024 Çevre Raporu: Yapay Zeka ve Veri Merkezlerinin Enerji Tüketimi
4
Deniz Buzlarının Azalması ve İklim Değişikliği Üzerindeki Etkileri
5
Yağmur Olasılığı: Anlamı, Hesaplanması ve Yanlış Anlamalar