Eskişehir, yaklaşık 70 bin öğrencisi ve üç üniversitesiyle Türkiye’nin genç şehirlerinden biri olarak öne çıkıyor. Ancak artan yaşam maliyetleri hem öğrencilerin günlük hayatlarını zorluyor hem de esnafın işlerini etkiliyor. Anadolu Üniversitesi Yunus Emre Kampüsü’nün bulunduğu bölgede uzun yıllardır ikinci el eşya alım satımı yapan Gökhan Torun ile Güven Kısa, ciddi bir durgunluk yaşandığını belirtiyorlar. Yüksek kiralar ve masraflar nedeniyle öğrencilerin ev bulmada güçlük çekmesi, ikinci el satışlarına da olumsuz yansımış durumda.
Eskişehir’de işler yüzde 70 düştü Gökhan Torun, “Bu sene adeta kısır bir döngü içindeyiz. Geçen yıl da benzer zorluklar yaşadık fakat bu yıl durum daha da ağırlaştı çünkü Eskişehir’e talep düşüyor. Ev fiyatlarının yükseği ve yurtların daha çekici hale gelmesi nedeniyle eve çıkarmak zorlaşıyor; bu yüzden satış hacmimiz önemli ölçüde geriledi. Şu anda şehirde işler %70 oranında azaldı.” dedi.
Öğrenciler neden eskisi gibi şehir dışını tercih etmiyor? Torun, öğrencilerin artık eskisi kadar şehir dışını tercih etmediğini, yurtlarda kalmayı tercih ettiklerini anlattı: “Bir öğrencinin Eskişehir’e gelip ev tutması şu an yaklaşık 120-130 bin liralık bir masraf anlamına geliyor. Çocuğunu okutması için ise 30 bin lirayı bir araya getirmesi gerekiyor ki yaşamını sürdürebilsin. Bu dönemde gençler çoğunlukla yurtlarda kalıyor ve şehir içi konut talebi eski düzeyde değil. Ürünler dükkanda olduğu gibi duruyor, günlük sirkülasyon yok ve günü kurtarmak zorlaşıyor.”
Yeni evlenecek çiftler de ikinci el tercihine yöneliyor Yeni evlenecek çiftlerin de ikinci ele yöneldiğini belirten Torun, “Pandemiden sonra Eskişehir’de ticaret kayboldu, temiz ürün bulmak giderek zorlaşıyor. Sıfır eşyalar çok pahalı ve bunları almak da zor. İnsanlar ikinci ele yöneliyor; buzdolabı artık 30 bin lira civarında ve insanlar bu fiyata bile ancak üç kere bakıp karar veriyorlar. Kiralar nedeniyle bütçeyi zorlayınca ikinci el daha cazip görünüyor. Ürünler hala dükkanda duruyor.”
İkinci elin gücü: Aileler bütçelerini dengelemenin yolunu arıyor Güven Kısa, 27 yıl önce bu işe başladıklarını hatırlatarak eskiden daha çok öğrencilere yönelik satış yaptıklarını, şimdi ise ailelerin de ikinci ele yöneldiğini ifade ediyor. “Türkiye’deki ekonomik dalgalanmalar aileleri de etkiliyor; evde ihtiyaç fazlası olan eşyaları getirip satarak bütçeyi dengeleme yolu buluyorlar. Bu cadde üzerinde 4-5 dükkân varken artık rekabet ve müşteri akışı küçülüyor. Vergiler de esnafı sıkıştırıyor.”
İç açıcı tablo değil: Esnaf ve öğrencinin durumu Kısa, öğrencilerin artık eskisi kadar ev tutamadığını, pek çok evde buzdolabı bile olmadığını belirtiyor: “Kiraların yüksekliğiyle gençler temel ihtiyaçlara bütçe ayırmakta zorlanıyor. Birçok arkadaş, memleketlerinden bir araya gelip ev tutuyor; ama çoğu durumda temel ihtiyaçları bile karşılayamıyorlar. Yurtlar yine sık tercih ediliyor ve bu durum esnaf açısından da öğrenciler açısından da iç açıcı değil.”
Kendi evime bile ikinci el eşya götürüyorum Kısa, bazı müşterilerle karşılaştıklarında eskiyen ev eşyalarını değiştirmek için dükkândan faydalandıklarını ve kendi evine bile bu yoldan eşyalar taşıdığını paylaşıyor: “Bir buzdolabı için 30-40 bin lira ödemek mümkün değil. Bu yüzden kendimize de tasarruf yapıyoruz ve eve ihtiyaç olduğunda ikinci el eşyayı tercih ediyoruz.”

