DOLAR 43,4191 0.03%
EURO 51,9090 -0.67%
ALTIN 7.353,521,80
BITCOIN 38742820,98%
İstanbul
11°

PARÇALI AZ BULUTLU

  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
Faiz İndirimleri ve Piyasa Beklentileri

Faiz İndirimleri ve Piyasa Beklentileri

ABONE OL
7 Mart 2025 01:36
Faiz İndirimleri ve Piyasa Beklentileri
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Piyasa anketleri ve çeşitli tahminler, 3 puan ve üzeri bir faiz indirimi olasılığını dile getiren görüşler olsa da, genel beklentilerin ağırlıklı ortalaması 2,5 puanda yoğunlaşıyor. Gözler şimdi, 17 Nisan’da gerçekleşecek yılın üçüncü Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısına çevrilmiş durumda. Mevcut piyasa beklentileri, “bahar indirimi” kampanyasının gelecek ay da devam edeceği yönünde şekilleniyor. Ayrıca, PPK’nın 2025 takvimine göre mayıs ayında bir kurul toplantısı bulunmuyor.

Bu nedenle, mart, nisan ve mayıs aylarında enflasyon artış hızının daha da yavaşlamasıyla birlikte, 19 Haziran ve 24 Temmuz’daki “yaz dönemi” PPK toplantılarında peş peşe yapılacak indirimlerle, politika faizinin %35 veya altına çekilmesi yüksek ihtimal olarak öne çıkıyor. Küresel piyasalardaki ve uluslararası bankalardaki beklentiler, politika faizinin %30 ve biraz altına inmesi yönünde şekilleniyor. Merkez Bankası’nın (MB) yıl sonu enflasyon hedefi %24 olarak revize edilse de, üst sınırın %29 olması, %30 oranındaki yıl sonu faiz beklentileriyle de örtüşüyor.

Burada dikkat çeken husus, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan enflasyon verileriyle ilgili gerçeklik algısının ne ölçüde kabul gördüğüdür. MB’nin kendi yaptığı anketlerde bile, reel kesim ve hane halklarının yıllık enflasyon beklentileri %45-59 arasında değişiyor. Eğer piyasalardaki gerçek enflasyon algısı düşürülmeye çalışılırsa, bu durum TL’den kaçışı hızlandırarak, dövize ve altına yönelimi artıracaktır.

Faiz İndirimleri ve Döviz Talebi

Uzun süredir yüksek faiz oranları nedeniyle dövize olan talebin azalmış olması, dövizden TL yatırımlara geçiş eğilimini artırmış ve kurların neredeyse sabit kalmasını sağlamıştı. Ancak, faiz indirimlerinin ardı ardına gelmesiyle birlikte TL yatırımların getirisi cazibesini yitirmeye başladı ve dövize yöneliş belirgin bir hale geldi. Özellikle şubat ayının son iki haftasında bankalardaki döviz mevduatlarının 8 milyar doların üzerinde artış göstermesi, bu eğilimin yükseldiğini ortaya koyuyor. Bu durum, politika faizinin %40’ın altına çekilmesi durumunda MB ve PPK’nın aceleci davranmasının dövize yönelişi ve kurlardaki yükselişi hızlandırabileceğini gösteriyor.

Sanayiciler, tüccarlar ve reel kesim, yüksek faiz oranlarından şikayet ederken, ihracatçıların da uzun süredir sabit kalan döviz kurlarından yakınmaları dikkat çekiyor. Faiz indirimleriyle TL finansmanının ucuzlaması, sanayici ve reel kesimi memnun ederken, düşük faizin kurları yukarı doğru hareketlendirmesi ihracatçı için de avantaj yaratacak. Ancak her iki durumda da enflasyonun yeniden hareketlenmesi kaçınılmaz görünüyor.

Sadece para, faiz ve kur politikalarına bağlı olan Şimşek Programı’nda yapısal reformların devreye girmemesi durumunda, bir tarafı düzeltirken diğer tarafın zarar görmesi kaçınılmaz bir sonuç olarak görülebilir. Şimdi, yüksek enflasyon, yüksek faiz ve yüksek kur tercihinde kritik bir viraj aşamasına gelinmiş durumda.

En az 10 karakter gerekli