DOLAR 43,4321 0.06%
EURO 52,0257 0.27%
ALTIN 7.701,222,65
BITCOIN 3812047-1,71%
İstanbul
13°

PARÇALI BULUTLU

  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
Gazze’deki Katliam: Meram el-Cuğburi’nin Acı Hikayesi

Gazze’deki Katliam: Meram el-Cuğburi’nin Acı Hikayesi

ABONE OL
12 Ağustos 2024 16:12
Gazze’deki Katliam: Meram el-Cuğburi’nin Acı Hikayesi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İsrail ordusunun 10 Ağustos’ta Gazze kentindeki Et-Tabiin Okulu’na sabah namazı vaktinde gerçekleştirdiği saldırıda, Meram el-Cuğburi, babası ve ağabeyi dahil olmak üzere birçok akrabasını kaybetti. Meram, “Kimsemiz kalmadı.” diyerek, başta Arap ülkeleri olmak üzere tüm dünyaya “savaşı durdurmaları” çağrısında bulundu.

Cumartesi günü, İsrail’in Gazze’nin doğusundaki Derec Mahallesi’nde yerinden edilmiş binlerce sivilin sığındığı Tabiin Okulu’nda gerçekleştirdiği saldırı, benzeri görülmemiş bir katliama dönüştü. Savaş uçaklarının attığı bombalar büyük bir yangına neden olurken, cesetlerin çoğunun kol, bacak ve başlarının bedenlerinden ayrıldığı, bazıların ise yanarak tamamen kömürleştiği gözlemlendi.

Sivil savunma ekipleri ve bölge halkı, yıkımın ortasında parça parça haldeki uzuvları toplamaya çalışırken, “korkunç” görüntüler kameralar tarafından kaydedildi. Sosyal medyada yayımlanan görüntülerde, bütünlüğünü yitirmiş ceset parçalarının plastik poşetlerde toplandığı ve yaklaşık 70 kilogramlık her bir poşetin bir kişiye ait cenaze olarak sınıflandırıldığı dikkat çekti. Bu görüntüler, Filistinlilerin maruz kaldığı şiddet ve vahşetin ulaştığı seviyeyi gözler önüne serdi.

Gazze’deki hükümetin medya ofisinden yapılan açıklamada, cumartesi günkü saldırıda bombardımanın şiddeti nedeniyle 3 ailenin cesetlerine dahi ulaşılamadığı belirtildi. Bu durum, dünyanın kanını donduran, insanların izlemekte dahi zorlandığı okul katliamının boyutlarını ortaya koyuyor.

Filistinli kız çocuğu Meram el-Cuğburi, yaşadığı dehşeti gözyaşları içerisinde anlattı. Annesinin seccade aradığı için namaza geç kaldığını ifade eden Meram, saldırının çok ani gerçekleştiğini ve aşağıya indiklerinde okulun içindeki mescidin tamamen alev aldığını gördüklerini söyledi. Babası, ağabeyi ve amcasının yaşamını yitirdiğini, kuzeninin ise kolları ve bacaklarının koptuğunu dile getirdi.

Meram, “Kardeşimin iki bacağı koptu, ‘yoruldum daha dayanamıyorum’ diyor,” diyerek acısını paylaştı. Okulda güven içinde yaşadıklarını belirtip, “Kimseye zararımız yoktu, bizden ne istediler?” diye sordu. Okuldaki mescidin her yerinde ceset parçaları ve kan gördüğünü anlatan Meram, “İnsanlar şehitleri çıkarmaya çalışıyordu. Çok şehit çıkardılar. İnşallah bizim yaşadığımız acıların aynısını onlar da yaşar,” şeklinde duygularını ifade etti.

Meram, İsrail’in, biricik babasını ondan aldığını dile getirirken, babasının her sabah ondan kahvaltı hazırlamasını istediğini ve hazırlayınca “Allah razı olsun kızım” dediğini anlattı. Bacakları kopan kardeşinin halini gördükçe içinin parçalandığını ve 10 yaşındaki kuzeninin yüzünün tanınmaz halde olduğunu aktardı.

Filistinli kız, Arap ülkelerine yönelik sitemini ise şu sözlerle dile getirdi: “Bize yardım göndereceklerini söylüyorlar. Biz onların yardımını istemiyoruz, bu savaşı durdursunlar yeter. Vallahi bir şey istemiyoruz, ne yiyecek ne içecek hiç bir şey. Kimsemiz kalmadı, yeter artık bu savaşı durdurun.”

En az 10 karakter gerekli