Geçen hafta küresel piyasalarda ABD teknoloji şirketlerindeki yüksek değerleme endişeleriyle karışık bir tablo oluştu. Önümüzdeki hafta ise yatırımcılar yoğun veri akışına odaklanacak; volatilitenin ne yönde yükseleceğini belirleyecek gelişmeler belirginleşiyor. Özellikle ABD-Çin arasındaki ticari tartışmalarda çözüme yönelik olumlu mesajlar, teknoloji hisselerindeki düzeltme kaygılarının yayılmasına karşı yumuşak bir destek oluşturuyor.
Geçen hafta küresel ölçekli teknoloji ve yarı iletken hisseleri satış baskısı altında kaldı; bu durum endekslerde düşüş yönündeki hareketleri tetikledi. ABD tarafında hükümetin kapanması nedeniyle ekonomik veri akışı aksamaya başladı; ekim aylı enflasyon verilerinin ertelenmesi beklenirken, istihdam ve enflasyonla ilgili ana verilerin açıklanmaması karar alma süreçlerini zorlaştırıyor. ADP’nin özel sektör istihdamı ekimde beklentileri aşsa da Challenger, Gray & Christmas’ın raporu, işten çıkarmaların ekim ayında tarihi yüksek seviyelere ulaştığını gösterdi.
Fed’in aralık toplantısında faiz indirimine gidip gitmeyeceğine dair tartışmalar devam ederken, bazı yetkililer farklı görüşler bildiriyor. Chicago Fed Başkanı Goolsbee, enflasyon verilerinin eksikliği nedeniyle indirime yönelik güveni azaltırken, Cleveland Fed Başkanı Hammack enflasyon baskısının sürmesi gerektiğini savundu. Öte yandan, Fed Yönetim Kurulu Üyesi Miran, aralıkta indirim ihtimalini koruduğunu belirtti.
ABD borsalarında haftalık performanslarda S&P 500’ün yaklaşık %1,6, Nasdaq’ın %3,0, Dow’nin ise %1,2’lik düşüş kaydettiği görüldü. 10 yıllık tahvil faizi yatay seyirle yaklaşık %4,10’da kapandı. Altın ve dolarda da sınırlı dalgalanmalar yaşandı; Brent petrol haftayı kayıpla kapattı.
Avrupa’da ise ABD’deki faiz görünümünün gücünü kaybetmesi ve teknoloji hisselerindeki yüksek değerleme endişeleri piyasaları olumsuz etkiledi. BoE’nin politika faizi beklentileri doğrultusunda sabit tutması, güvercin tonlu bir iletişimle desteklendi. Bölge genelinde PMI verileri olumlu yönlerde gelmesine rağmen, bazı ülkeler bütçe ve siyasi gelişmeler nedeniyle özellikle yatırımcı güveninde dalgalanmalara sahne oldu.
ASYA’da karışık tablo sürüyor. ABD’nin tarife politikalarıyla ilgili olumlu tonlar olsa da, Çin’in uyguladığı tarifelerin askıya alınması belirsizliği bir süreliğine azalttı; ancak bu olumlu mesajlar tek başına sürdürülebilir görünmüyor. Japonya Merkez Bankası tutanakları ise ekonominin ılımlı toparlanma gösterdiğini belirtirken, üretim ve talep kanadında bazı kırılımlar dikkat çekti. Çin ve Japonya’da PMI verileri, artan iç talep ve ihracat dinamikleriyle ilgili ipuçları sunmaya devam etti.
Türkiye’de ise geçen hafta BIST 100’de sınırlı bir düşüş izlendi; gelecek hafta ödemeler dengesi ve TCMB’nin enflasyon raporu çerçevesinde yön arayışı sürüyor. Dolar/TL kurunda ise 4,21 seviyelerinin yakınında dalgalı bir seyir gözlendi. Enflasyon raporu ve gelecek döneme ilişkin öngörüler piyasaların odağında kalmaya devam ediyor.