GJ 251 c, Dünya’ya göre yaklaşık dört kat büyüklüğünde olan ve gezegenin yörüngesinde dolanırken yıldızından gelen sinyaller üzerinde durgun hareketler kaydeden bir keşif olarak öne çıkıyor. Bu gezegenin, gezegenimizden ve komşu sistemlerden daha yakın bir konumda bulunması, atmosferik incelemelerin gelecekteki hedefler arasında yer almasını sağlıyor.
Habitable Zone Planet Finder (HZPF) projesi kapsamında 20 yılı aşkın verinin titiz bir analiziyle elde edilen bulgu, gezegenin geçiş yöntemiyle değil, yıldızın kütleçekimsel salınım hareketlerinin ölçülmesiyle doğrulandı. Bu yaklaşım, sistemin dinamiklerini anlamada yeni bir bakış açısı sunuyor.
Araştırmanın başında bulunan Prof. Suvrath Mahadevan, yaşanabilir bölgede kayalık bir gezegenin çok yakın bir yıldız etrafında bulunduğunu ifade ederek, keşfin önemine vurgu yapıyor. Ayrıca Mahadevan, önümüzdeki on yıl içinde bu gezegenin ışıklar arasından ayrıştırılarak doğrudan gözlemlenebileceğini belirtiyor. GJ 251 c’nin boyutunun Dünya’nın yaklaşık dört katı olması, onun sistemdeki diğer bilinen kayalık gezegenlerden daha yakın bir konumda olduğunu gösteriyor; Trappist-1 ile karşılaştırıldığında bu fark belirginleşiyor çünkü Trappist-1 yaklaşık 40 ışık yılı uzaklıktayken GJ 251 c yalnızca 20 ışık yılı ötede yer alıyor.
Bu yakınlık, gezegenin atmosferinin doğrudan gözlemlenebilmesini mümkün kılabilir. Bilim insanları, atmosferde oksijen ve metan gibi biyolojik imza sayılabilecek bileşenlerin izlerinin takip edilebileceğini düşünüyor. Ancak şu an için bu tür gazların atmosferik bağlamda nasıl bir etkileşim içinde olduğunun netleşebilmesi adına ayrıntılı analizler gerekiyor.
Mevcut teleskopların bu düzeyde hassas ölçümler için yeterli olmayabileceği belirtilirken, 2030’lara kadar tamamlanması planlanan dev projeler dikkat çekiyor. Bunlar arasında 30 Metre Teleskobu (TMT), Büyük Magellan Teleskobu (GMT) ve Avrupa Ekstrem Büyük Teleskobu (ELT) bulunuyor. Ayrıca, Avrupa Uzay Ajansı’nın kızılötesi dalga boylarında çalışacak LIFE misyonu da GJ 251 c’nin atmosferini uzaydan doğrudan gözlemlemeyi amaçlıyor.
Mahadevan, “Henüz bu gezegenin bir atmosfere sahip olup olmadığını bilmiyoruz; ama bu, sadece başlangıç” şeklindeki sözleriyle keşfin gelecekte yaşamın izini sürme yolunda umut vadettiğini ifade ediyor.
1
Elon Musk ve Anonymous Arasındaki Dijital Çatışma
2
“Old Smokers” Adı Verilen Yeni Bir Yıldız Türü Keşfedildi
3
Google 2024 Çevre Raporu: Yapay Zeka ve Veri Merkezlerinin Enerji Tüketimi
4
Deniz Buzlarının Azalması ve İklim Değişikliği Üzerindeki Etkileri
5
Yağmur Olasılığı: Anlamı, Hesaplanması ve Yanlış Anlamalar