Science Alert’e göre, Güney Atlantik Anomalisi (SAA) olarak bilinen bu manyetik bozulma, NASA tarafından Dünya’nın koruyucu kalkanında meydana gelmiş bir “çentik” olarak tanımlanmaktadır. Uzay ajansı, bu anomalinin gezegenimizin yüzeyinden yaklaşık 200 kilometre yükseklikte, Van Allen radyasyon kuşaklarının Dünya’ya en yakın olduğu bölgede oluştuğunu belirtmektedir. Uzmanlar, bu durumun özellikle düşük irtifada görev yapan yörünge uyduları ve uzay teknolojisi üzerinde ciddi etkileri olabileceğini tahmin etmektedir.
Yörüngedeki Uydular için Bir Tehdit
Dünya yüzeyindeki yaşamı doğrudan etkilemeyen bu manyetik anormallik, özellikle düşük irtifada yörüngede bulunan cihazlar için önemli riskler barındırmaktadır. Örneğin, Uluslararası Uzay İstasyonu gibi yapılar bu bölgeden geçerken yüksek enerjili güneş protonlarının elektronik bileşenlere zarar verme ihtimali ile karşılaşabilmektedir. Bu nedenle, geçiş esnasında çeşitli sistemlerin önceden kapatılması gerekebilir. Bilim insanları, bu anomalinin kökeninin, Dünya’nın dış çekirdeğinde yer alan erimiş demire bağlı olduğunu düşünmektedir. Ayrıca, Afrika’nın yaklaşık 2.900 kilometre derinliğinde bulunan ve “Afrika Düşük Kesme Bölgesi” olarak adlandırılan yoğun kayalardan oluşan devasa bir tortunun, bu manyetik bozulmanın olası nedeni olduğu ifade edilmektedir.
Bu jeolojik oluşumun, özellikle kürenin bu bölgesinde manyetik alanı zayıflatarak değişime yol açtığı tespit edilmiştir. Dünya’nın manyetik alanında görülen Güney Atlantik Anomalisi, bilim insanlarını en çok dinamik yapısıyla endişelendirmektedir. Son gözlemler, bu anormalliğin yalnızca yavaş bir şekilde hareket etmediğini, aynı zamanda iki ayrı bölgeye ayrıldığını göstermektedir. 2020 yılında gerçekleştirilen bir araştırma, bu manyetik fenomenin yeni bir durum olmadığını, yaklaşık 11 milyon yıldır Dünya’yı etkileyen tekrar eden bir olay olduğunu ve bu konuda tarihsel anlayışımızı değiştirdiğini öne sürmektedir.
Son 75 Milyon Yılda Yaklaşık 170 Kez Tersine Döndü
Bazı bilim insanları, Güney Atlantik Anomalisi’nin gelecekte bir jeomanyetik tersine dönmeye işaret edebileceğini düşünse de bu konuda henüz net bir uzlaşma sağlanmamıştır. Jeolojik kayıtlara göre, Dünya’nın manyetik alanı son 75 milyon yılda yaklaşık 170 kez tersine dönmüştür. Böyle bir dönüşüm, günümüz teknolojik sistemleri üzerinde ciddi sorunlara yol açabilir.
2024 yılının başlarında gerçekleştirilen araştırmalar, bu anormalliğin aynı zamanda auroraların oluşumunu da etkilediğini ortaya koymuştur. NASA, ICON ve Swarm gibi misyonlar aracılığıyla bilim insanları, Güney Atlantik Anomalisi’nin evrimini izleyerek bu fenomenin davranışını anlamaya ve bu durumun Dünya’nın uzay altyapısına potansiyel etkilerini öngörmeye çalışmaktadır. NASA’dan jeofizikçi Terry Sabaka, Güney Atlantik Anomalisi’nin morfolojisindeki değişikliklere rağmen sürekli gözlemin önemine dikkat çekmektedir. Sabaka, “Doğru tahmin modelleri geliştirmek için takip görevlerini sürdürmeliyiz” şeklinde ifade etmiştir.
Bu görevlerden elde edilen verilerin, anomalinin uzay iletişimi, navigasyon ve gözlem sistemleri üzerindeki olası etkilerini değerlendirmek açısından hayati bir rol oynayacağı belirtilmektedir.
1
Elon Musk ve Anonymous Arasındaki Dijital Çatışma
2
“Old Smokers” Adı Verilen Yeni Bir Yıldız Türü Keşfedildi
3
Google 2024 Çevre Raporu: Yapay Zeka ve Veri Merkezlerinin Enerji Tüketimi
4
Deniz Buzlarının Azalması ve İklim Değişikliği Üzerindeki Etkileri
5
Yağmur Olasılığı: Anlamı, Hesaplanması ve Yanlış Anlamalar