Gün boyunca enerjinin düzenli ve sürekli kalması için kan glikozu dengede tutulmalıdır. Yemeklerden sonra yükselen ve sonra düşen bu değerler, hareketlilik eksikliği, düzensiz uyku ve sık tüketilen işlenmiş gıdalar nedeniyle kolaylıkla dalgalanabilir. Doğru beslenme ve yaşam tarzı yaklaşımlarıyla bu dalgalanmaları minimize etmek mümkündür.

Glikozun kan dolaşımındaki miktarı, beyin ve kaslar için temel enerji kaynağıdır. Normal koşullarda hareket ve insülin sayesinde bu değerler gün içinde sabit kalır. Ancak yanlış beslenme alışkanlıkları, öğün atlama veya stres gibi durumlar, kan şekeri üzerinde dalgalanmalara yol açabilir ve bu da enerji düşüklüğü ile iştah artışını tetikleyebilir.
İdeal kan şekeri değerlerini korumak adına hangi adımlar atılabileceğini farklı gruplar için özetlemek mümkündür: Ailede diyabet öyküsü olanlar, insülin direnci ya da prediyabetli kişiler, fazla kilolu veya hareketsiz yaşam sürenler ile sık işlenmiş gıdalar tüketenler bu hedefe daha dikkatli yaklaşmalıdır. Güncel değerlerin korunması için düzenli ölçüm ve sağlıklı beslenme büyük önem taşır.
Açlık ve tokalık arasındaki dengede, şu referans aralıkları rehberlik eder: Açlık kan şekeri 70–99 mg/dL, yemek sonrası iki saatlik değer 140 mg/dL’nin altında ve HbA1c yaklaşık %5.7’nin altında olmalıdır. Bu sınırların üzerindeki ölçümler, kan şekeri yüksekliği veya dalgalanması olarak değerlendirilebilir.
Yaşam kalitesini doğrudan etkileyen bu göstergenin dengede tutulması için doğal ve taze besinleri öne almak, lif ve protein içeriği yüksek öğünler oluşturmak ile hareketli bir yaşam benimsenmelidir. Böylece kan şekeri sağlıklı sınırlar içinde kalır ve gün içindeki tatlı krizleri azalır.
Tatlı krizlerini azaltmak için daha düşük glisemik indeksli alternatifler tercih edin: elma ya da armut ile bir avuç çiğ badem, süt ve tarçın karışımı, en az yüzde 70 kakao içeren bitter çikolata veya hurma içindeki ceviz gibi kombinler, kan şekerinin hızlı yükselmesini engeller ve tokluk sağlar.
Günlük beslenme planında temel prensimler: Her öğünde dengeli tabaklar oluşturun: yarısı sebze, dörtte biri kaliteli protein, dörtte biri tam tahıl. Lifli besinleri artırın; sebze, meyve, baklagiller ve tam tahıllar glikozun kana yavaş karışmasını sağlar. Basit şeker ve beyaz un içeren yiyeceklerden uzak durun ve öğün atlamamaya özen gösterin. Ayrıca yeterli su tüketimi de glikoz dengesini destekler.
İşlenmiş gıdaların ve yüksek karbonhidratlı beslenmenin etkilerini azaltmak için, günlük alışkanlıklardan bazılarını şu şekilde değiştirmek faydalı olabilir: Yüksek karbonhidratlı gıdaları azaltın, şeker odaklı atıştırmaları sınırlayın, düzensiz öğünlerden kaçının ve lif/protein/sağlıklı yağ dengesini koruyun.
Yüksek kan şekeri hangi sağlık sorunlarına yol açabilir? Uzun süreli yükseklik, tip 2 diyabet, kardiyovasküler hastalıklar, karaciğer yağlanması ve hipertansiyon gibi durumların riskini artırır. Aynı zamanda böbrek ve görme problemleriyle ilişkilidir; dolayısıyla erken müdahale ve stabil bir düzeyde tutma hayati öneme sahiptir.
Hipoglisemi nedir ve nasıl baş edilir? Kan şekeri 70 mg/dL’nin altına düştüğünde ortaya çıkan hipoglisemi belirtileri titreme, terleme, ani açlık ve çarpıntı gibi işaretlerle kendini gösterir. Genellikle öğün atlama, yoğun egzersiz veya aşırı kısıtlama sonrası görülebilir. Böyle anlarda hafif bir ara öğün (örneğin meyve ile birkaç adet kuruyemiş) durumu hızla dengeleyebilir.