DOLAR 44,1965 -0.1%
EURO 50,6502 0.13%
ALTIN 7.102,45-0,45
BITCOIN 32048491,56%
İstanbul

KAPALI

  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
Gürültünün Kalp Sağlığı Üzerindeki Olumsuz Etkileri

Gürültünün Kalp Sağlığı Üzerindeki Olumsuz Etkileri

ABONE OL
19 Aralık 2024 01:48
Gürültünün Kalp Sağlığı Üzerindeki Olumsuz Etkileri
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Prof. Dr. Cüneyt Koçaş, büyük metropollerdeki gürültünün kalp sağlığı üzerindeki ciddi etkilerine dikkat çekti. Koçaş, ABD’de yayınlanan Journal of Exposure Science and Environmental Epidemiology dergisinde yer alan bir araştırmaya atıfta bulunarak, uzun süreli gürültü maruziyetinin kardiyovasküler hastalık riskini artırabileceğini vurguladı.

Gürültünün yalnızca işitme organlarını değil, tüm vücut sistemlerini etkileyen bir stres kaynağı olduğuna işaret eden Koçaş, “Özellikle İstanbul gibi kalabalık ve gürültü kirliliği yüksek olan şehirlerde yaşayan bireyler, neredeyse her gün sağlığa zararlı desibel seviyelerine maruz kalmaktadır. Araştırmalar, 80 desibel ve üzerindeki gürültü seviyelerinin kulak sağlığına zarar vermekle kalmayıp, aynı zamanda uyku düzenini bozarak kalp hastalıklarını da tetikleyebileceğini ortaya koymaktadır.” şeklinde konuştu.

Koçaş, Kadıköy, Şişli ve Bakırköy gibi büyük ilçelerdeki gürültü seviyelerinin genellikle 75-85 desibel arasında değiştiğini belirterek, “Bu seviyeler, her üç dakikada bir 90-100 desibele kadar yükselebiliyor. Bu tür yoğun gürültüye uzun süre maruz kalmanın, ilerleyen yıllarda kalıcı işitme kayıplarına ve kalp hastalıklarına yol açabileceği konusunda dikkatli olunması gerekiyor.” dedi.

Gürültünün kalp sağlığı üzerindeki etkilerinin fizyolojik mekanizmalarla açıklanabileceğini vurgulayan Koçaş, şöyle devam etti: “Trafik kaynaklı gürültü, yalnızca kan basıncını yükseltmekle kalmıyor; aynı zamanda damar sertliği ve oksidatif stres gibi durumlara yol açarak kalp hastalıkları riskini artırıyor. Ayrıca, bağışıklık sistemini olumsuz etkileyen gürültü, stres hormonlarının ve iltihap seviyelerinin artmasına sebep olmaktadır. Özellikle gece saatlerinde 45 desibelin üzerindeki gürültü, uyku düzenini bozarak vücudun dinlenmesini engelliyor ve bu durum kalp üzerindeki yükü artırıyor.”

Koçaş, ABD Çevre Koruma Ajansı’nın verilerine de dikkati çekerek, 2020 yılında yaklaşık 20 milyon Amerikalının trafik kaynaklı gürültüden ciddi biçimde etkilendiğini ve bunun uyku düzeninden metabolik sağlığa kadar geniş bir yelpazede olumsuz etkiler yarattığını kaydetti.

Gürültünün zararlı etkilerinden korunmak için hem bireylerin hem de yerel yönetimlerin üzerine düşen görevler olduğunun altını çizen Koçaş, “Bireysel olarak kulak koruyucu ekipmanlar kullanmak, evlerde ses yalıtımı yaptırmak ve mümkünse daha sessiz semtlerde yaşamayı tercih etmek oldukça önemlidir. Ayrıca, uyku kalitesini artırmak için gürültü önleyici cihazların kullanılması da faydalı olabilir. Gürültüye karşı alınacak önlemler, yalnızca bireylerin sağlığını değil, aynı zamanda toplumun genel refahını da olumlu yönde etkileyecektir.” değerlendirmesinde bulundu.

En az 10 karakter gerekli