Birçok gelişmiş ülke gıda arzını ithalata bağımlı tutarken, Guyana farklı bir yaklaşımı başarıyla benimsedi. Yaklaşık 830 bin kişinin yaşadığı ülke, sınırlı kaynaklarına rağmen gıda güvenliğini büyük ölçüde kendi kendine sağlamayı başarıyor. Nature Food dergisinde yayımlanan çalışmada, Guyana’nın temel besin gruplarında tam yeterlilik elde ettiği vurgulanıyor. Çalışma, coğrafi sınırlamalara rağmen tarımsal üretimin nasıl dengelendiğini ayrıntılı biçimde inceliyor. TOPRAKLARIN YÜZDE 85’İ YÖNETİMDE Bu toprakların büyük bölümü ormancılıkla kaplı olduğundan tarımsal faaliyetler dar kıyı şeridinde yoğunlaşıyor; buna rağmen üretim, nüfusun tümünü besleyebilecek düzeye ulaştı. AKILLI TARIM KENDİNİ GÖSTERDİ Başarı, ekili alanları genişletmekten çok, mevcut arazilerin verimli ve akıllı tarım teknikleriyle değerlendirilmesine dayanıyor. Ülkedeki tarım politikaları verimlilik ve sürdürülebilirlik odaklı biçimde şekillendi. EKVATORDAN GELEN DOĞAL AVANTAJ Guyana’nın ekvatora yakınlığı, yıl boyunca istikrarlı sıcaklık ve nemi mümkün kılar. Kil ağırlıklı topraklar binlerce yıl içinde oluşmuş olup yüksek verim sunarken, uzmanlar kilitlemede önemli olanın iklimden çok toprakların yönetimi olduğunu belirtiyor. KARIŞIK EKİM MODELİ VERİMİ ARTIRIYOR Tek ürün tarımı yerine, çiftçiler karışık ekim tekniklerini benimsiyor. Hindistan cevizi arasına ananas ve domates ekilirken, mısır ile soya fasulyesi yan yana yetişebiliyor. Soya toprağa azot vererek gübre ihtiyacını azaltırken, mısır bu besinlerden doğrudan yararlanıyor; bu yöntemin geleneksel tarıma göre verimi yaklaşık 1,2–1,5 kat artırdığı belirtiliyor. YENİLEYİCİ TARIMIN PAYI ARTIYOR Toprağın yeniden üretmesini hedefleyen tarım uygulamaları yaygınlaştırıldı; hayvancılık tarımla entegre edildi, doğal gübre kullanımı teşvik edildi. Canlı köklerin yıl boyu toprakta kalması erozyonu azaltırken, bitkilerin birbirini doğal yoldan koruması kimyasal kullanımı asgariye indiriyor. KÜRESEL KRİZLERE KARŞI DAYANIKLI RESPİ Uzmanlar, Guyana’nın bu tarım modelinin küresel krizler, iklim değişikliği ve tedarik zinciri kırılmalarına karşı güçlü bir örnek oluşturduğunu belirtiyor. Araştırmada, “daha az maliyetle daha çok üretim” yaklaşımının artan dünya nüfusu için kritik önem taşıdığı ifade edildi.
1
Avrupa Birliği’nin Hayvan Refahı ve Sahipsiz Hayvan Sorunu İle İlgili Çalışmaları
2
New Jersey’deki Gizemli Dronlar ve Radyoaktif Materyal Arayışı
3
2024 Yılı Ülkelerin Güvenlik Durumu: En Güvenli ve En Tehlikeli Ülkeler
4
Leicestershire’da Roma Dönemine Ait Tarihi Hazine Bulundu
5
Almanya’nın Şam Büyükelçiliği Yeniden Açıldı