İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, CNBC-e programında Türkiye ekonomisine dair değerlendirmelerde bulundu. Faiz artırımıyla eşdeğer adımlar olarak nitelendirilen politikalara dikkat çekti ve bu yıl sonunda enflasyonun düşüş yolunda olduğunu belirtti. Aran, ocak ayı enflasyonunun %4,84 ile moral bozduğunu ifade ederken, 19 dip noktası kavramının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi; 13-19 aralığının geçerliliğini yitirdiğini kaydetti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) ilk raporda bu konuyu ele almayabileceğini, Şubat ve Mart enflasyon verilerinin ışığında karar vermesinin muhtemel olduğunu ifade etti.
Aran, yıl sonu enflasyonunun yaklaşık %23-25 aralığında şekillenmesini ve politika faizinin de %28-30 bandında gerçekleşmesini beklediğini söyledi. Ayrıca TCMB ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) aldığı adımların fiilen faiz artırımı etkisi yarattığını belirtti.
MART AYINDA FAİZİN PAS GEÇİLME OLASILIĞI konusuna değinen Aran, TCMB’nin mart ayında faizde pas geçme ihtimalinin yüksek olduğunu savundu ve bunun merkez bankasının kararlılığını gösteren önemli bir gelişme olacağını ifade etti. Duruşun ve enflasyonun düşeceğine ilişkin beklentinin, tahvil ve bono alımlarını desteklediğini vurguladı.
Bu yıl öz kaynak karlılığının enflasyonun üzerine çıkabileceğini söyleyen Aran, 2026’yı bankacılık sektörünün görünümünün iyileştiği bir yıl olarak gördüğünü aktardı. 2027 için ise “herkesin nefes alacağı bir yıl” ifadesini kullandı ve ekonominin kapsayıcı bir kalkınma politikasına yönelmesi gerektiğini belirtti. Ülke risk primindeki düşüşün bankaların risk algısını da olumlu yönde etkilediğini söyleyen Aran, yaklaşık %7,5 faizle 7 yıl vadeli başarılı bir borçlanma gerçekleştirdiklerini açıkladı. Ayrıca 2027’nin herkes için daha geniş katılımlı bir büyüme yılını işaret edeceğini dile getirdi: ekonominin daha kapsayıcı bir politikaya evrileceğini ve 2027’nin bu yönde bir dönüm noktası olacağını ifade etti.