DOLAR 43,6565 0%
EURO 51,9692 0.01%
ALTIN 7.050,12-0,08
BITCOIN 2997147-2,19%
İstanbul

KAPALI

  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
Hong Kong’da Basın Özgürlüğüne Darbe: Jimmy Lai’e 20 Yıllık Hapis Cezası ve Uluslararası Tepkiler
  • Gazete Köşesi
  • Dünya
  • Hong Kong’da Basın Özgürlüğüne Darbe: Jimmy Lai’e 20 Yıllık Hapis Cezası ve Uluslararası Tepkiler

Hong Kong’da Basın Özgürlüğüne Darbe: Jimmy Lai’e 20 Yıllık Hapis Cezası ve Uluslararası Tepkiler

ABONE OL
10 Şubat 2026 00:12
Hong Kong’da Basın Özgürlüğüne Darbe: Jimmy Lai’e 20 Yıllık Hapis Cezası ve Uluslararası Tepkiler
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Hong Kong’da özerk bir ekonomik bölge olarak bilinen kentte, demokrasi yanlısı medya patronu Jimmy Lai’in ulusal güvenliğe karşı komplo kurmak suçundan 20 yıl hapis cezasına çarptırılması, basın özgürlüğünün ciddi şekilde yıprandığını gösteriyor. Apple Daily’nin kurucusu olan Lai, dolandırıcılıktan da başka bir hapis cezası beklerken şu anda tutuklu bulunuyor ve bu yeni ceza, 2020’de yürürlüğe giren güvenlik yasa tasarısının yürütmeye konulduğu döneme denk geliyor. 20 yıllık cezayla geçmişteki kararlar arasındaki en ağır yaptırım olarak kayda geçiyor ve Benny Tai’ye verilen 10 yıllık cezadan daha uzun sürüyor.

İddialara göre Lai, vatana ihanet ve yabancı güçlerle iş birliği yapmakla suçlandı. Kızı Claire Lai, babasının giderek kötüleşen sağlık durumuna dikkat çekti ve 20 yıllık hapis cezasının yüreği burkan bir gaddarlık olduğunu ifade etti. Claire, “Babam parmaklıklar ardında bir kahraman olarak ölebilir” sözleriyle durumun duygusal boyutunu aktardı. Uluslararası insan hakları örgütleri ve basın kuruluşları, bu ağır cezayı Hong Kong’da basın özgürlüğünün çöküşünün simgesi olarak gördü.

Hiç de hafif olmayan bir değerlendirme Human Rights Watch, bu süreyi fiilen bir idam cezası olarak nitelendirdi ve açıklamasında “Bu kadar büyük bir ceza hem zalim hem de adaletsizdir. Lai’nin uzun süren baskı dönemi, Çin hükümetinin bağımsız gazeteciliğe karşı yürüttüğü baskıyı ve eleştirenleri susturma stratejisini ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı. Hükümet yetkilileri ise süreci savunarak kararın adalet getirdiğini iddia etti. Hong Kong İcra Kurulu Başkanı John Lee, son derece memnuniyet verici bir karar olarak nitelendirdi ve güvenlik güçlerinin Lai’nin sağlık iddialarını abartmamak gerektiğini belirtti. Lee, Lai’nin suçlarını “aşırı derecede iğrenç ve kötü” diye özetledi ve 20 yıllık cezayı hukukun üstünlüğünü göstermek adına önemli bir adım olarak gördüğünü vurguladı.

Demokrasi savunuculuğundan hücre hapsine Lai, genç yaşlarda Hong Kong’daki demokrasi hareketine destek veren Apple Daily’yi kurdu. Gazete, 2020’de kabul edilen güvenlik yasasının ardından kapatılmak zorunda kaldı. Çin devlet medyası Lai’yi vatan haini olarak nitelendirdi. 2020’nin sonlarından bu yana hücre hapsinde olan Lai’nin ailesi, sağlık sorunlarına dair endişelerini paylaştı. Ulusal güvenlik davaları için özel olarak seçilen hakimler, Lai’nin Çin Komünist Partisi’ne karşı duyduğu nefretin onu “dikenli bir yola” sürüklediğini yazdı. Lai ile birlikte yargılanan sekiz sanık da hapis cezalarına çarptırıldı ve bu süreçte uluslararası toplumun diyalog arayışları sürüyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın da Lai’nin serbest bırakılması yönünde görüş bildirdiği belirtiliyor. Hong Kong’da Özgürlük Komitesi Başkanı Mark Clifford, davanın hukuk dışılığının altını çizerek, Çin’in Hong Kong’daki hukukun üstünlüğüne olan yaklaşımını eleştirdi ve İngiltere’den insani gerekçelerle müdahale edilmesi yönünde çağrısını yinelerken, Lai’nin serbest bırakılması için uluslararası çabaların artırılmasının gerekliliğini ifade etti.

Hong Kong’un bağımsızlık iddiasını gölgelendiren yeni bir ceza kararı, demokrasi yanlısı bir medya patronunun başına gelenler üzerinden basın özgürlüğünün sınırlarını yeniden gündeme taşıyor. Apple Daily’nin kurucusu Jimmy Lai, ulusal güvenliğe karşı komplo kurmak ve vatana ihanet suçlarından toplamda 20 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Lai ayrıca dolandırıcılık suçlamasıyla ilgili olarak da tutuklu konumunda ve bu iki dava, güvenlik yasa tasarısının yürürlüğe girdiği 2020’den beri en ağır yaptırımları temsil ediyor.

Davayı yaşayanların ifadelerine göre Lai’nin hedefi, bağımsız gazeteciliği susturmak ve Çin Komünist Partisi’ne karşı eleştirel sesleri dizginlemekti. Kızı Claire Lai, babasının giderek kötüleşen sağlığına dikkati çekti ve 20 yıllık hapis cezasını “yürek burkan bir gaddarlık” olarak nitelendirdi. Ayrıca babasının bir şehit olarak anılması ihtimali üzerinde durdu. Uluslararası insan hakları örgütleri ve basın kuruluşları, bu cezanın Hong Kong’da basın özgürlüğünün tamamen çöktüğünün göstergesi olduğunu savundu.

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) kararı “fiilen idam cezası” olarak gördü ve açıklamasında, böyle bir cezanın zalimce ve adaletsiz olduğunu belirtti. Hükümet yetkilileri, kararın adaletli olduğunu savunmaya devam ederken Hong Kong İcra Kurulu Başkanı John Lee, kararın memnuniyet verici olduğunu ifade etti ve Lai’nin sağlık durumuyla ilgili iddiaların aşırı titlede kalması gerektiğini vurguladı. Bu süreçte güvenlik güçleri, Lai’nin suçlarının ağır olduğunun altını çizdi.

Demokrasi savunuculuğundan hücre hapsine Lai’nin genç yaşta kurduğu Apple Daily, 2020 Güvenlik Yasası sonrası kapatıldı. Çin devlet medya organları Lai’yi vatan haini olarak gösterdi. Ailesi, Lai’nin sağlık durumunun kötüleştiğini bildirdi ve özel yargılama sürecinde hakimlerin Lai’nin Çin Komünist Partisi’ne karşı nefretini işaret eden ifadeler kullandığını kaydetti. Lai ile birlikte yargılanan sekiz sanığın hapis cezaları kesinleşti ve uluslararası topluluk bu süreç üzerinde tartışmalarını sürdürüyor. ABD’nin Lai’nin serbest bırakılması için baskısını artırdığı belirtiliyor. Hong Kong’da Özgürlük Komitesi Başkanı Mark Clifford, kararın hukukun üstünlüğüne zarar verdiğini belirtirken İngiltere’nin de Lai’nin insani gerekçelerle serbest bırakılması için çabalarını artırması gerektiğini söyledi.

En az 10 karakter gerekli