İmamoğlu, Silivri’deki tek kişilik hücresinden kaleme aldığı mektubunda kendi davasını ve Türkiye’nin demokrasi arayışını anlatıyor. Dünyanın, Franz Kafka’nın Dava romanından ve George Orwell’in 1984’ünden fırlamış gibi absürt bir süreçten geçtiğini vurguluyor. Mektubuna, 1914 yazında Kafka’nın Dava’yı yazmaya başladığı dönemle günümüzü karşılaştıran ifadelerle başlıyor: o dönemde adalet ve özgürlüklerin unutturulduğu bir iklim hâkimdi; bugün de benzer bir ikna oyunu ile karşı karşıya olduğumuzu söyleyerek, inanmamayı reddediyorum diyor.
KAFKA KİTABI GİBİ SENARYO başlığıyla sahnelediği düşüncelerinde, Silivri’de tek kişilik hücresinden yazdığını hatırlatarak yolsuzluk suçlamalarıyla karşı karşıya olduğunu belirtiyor. İmamoğlu, “Beni belgede sahtecilik yapmakla suçluyorlar. Üniversite diplomam sözde sahteymiş. Sekiz yıl dokuz aya kadar hapisle yargılanıyorum; ancak iddianamede hangi belgenin sahte olduğu bile yazmıyor. Kafka’nın Josef K.’nın yaşadığı gibi hangi suçla yargılandığımı bilmiyorum” sözlerini paylaşıyor.
1990’da Kuzey Kıbrıs Girne Amerikan Üniversitesi’nden İstanbul Üniversitesi’ne yatay geçiş yaptığını ve dört yıl süren eğitiminden sonra 1994’te mezun olduğunu hatırlatan İmamoğlu, “Bu belgenin 18 Mart’ta üniversite tarafından iptal edildiği” bilgisini de ekliyor. Fakülte dekanı bu haksızlığı imzalamamak için istifa etmiş; idare mahkemesi lehine karar verse de Hakimler ve Savcılar Kurulu dosyadaki hakimi değiştirmiş. Aynı zaman diliminde sahtecilik davası başlatılmış ve hiçbir belgede sahtecilik bulunmadığı açıklanmıştır.
Orwell’in dünyasını anımsatan sözleriyle devam eden mektupta, diploma yüzünden otuz bir yıl önce kaybettirildiğini, ayrıca sekiz yıldan fazla hapisle tehdit edildiklerini ifade ediyor. Bunun asıl amacının 2028’deki cumhurbaşkanlığı adaylığını engellemek olduğunun altını çiziyor: ‘ASIL AMAÇ ADAYLIĞIMI ENGELLEMEK’
‘ASIL SUÇUM, ÜÇ SEÇİM ZAFERİM’ ifadesiyle esas suçun İstanbul’daki başarıları olduğuna değiniyor: “Gerçek suçum, iktidara karşı olan üç seçim zaferim. Erdoğan, İstanbul’un Türkiye’nin anahtarı olduğunu herkesten iyi bilir. 2028 adaylığımın yaratacağı risk onun için çok büyük. Bunun için bana yolsuzluk ve hatta terör suçlamaları yöneltiliyor. 2024’te belediye listelerimde Kürt adaylara yer verdiğim için bile suçlanıyorum.”
24 Mart’ta on beş milyondan fazla seçmen tarafından Cumhurbaşkanı adayı olarak gösterildiğini hatırlatan İmamoğlu, halkın desteğiyle mücadele edeceğini vurguluyor. ‘DAHA İYİSİNİ HAK EDİYORUZ’ başlığıyla bir vizyon paylaşan mektupta; bağımsız bir yargı, özgür bir üniversite, özgür basın ve protesto hakkına sahip öğrencilerle hukukun üstünlüğüne yeniden güvenen bir Türkiye tasavvur ediliyor. Avrupa Konseyi’nin seksen yıllık üyesi olan ülkenin topluma güven verecek ortak bir gelecek inşa edebileceğine olan inanç da dile getiriliyor. Kafkaesk bu davaların aşılması gerektiği vurgulanıyor ve dostluk ve dayanışmanın çağrısı ile mektup son buluyor: “Daha iyisini hak ediyoruz. Halkların yüzyıllardır kazandığı hakları savunmak için dayanışma şart. Demokrasi hâlâ en güçlü güvencemiz.”
1
Avrupa Birliği’nin Hayvan Refahı ve Sahipsiz Hayvan Sorunu İle İlgili Çalışmaları
2
New Jersey’deki Gizemli Dronlar ve Radyoaktif Materyal Arayışı
3
2024 Yılı Ülkelerin Güvenlik Durumu: En Güvenli ve En Tehlikeli Ülkeler
4
Leicestershire’da Roma Dönemine Ait Tarihi Hazine Bulundu
5
Kritik Altyapıların Kesintiye Uğrayabileceği Günlerde Evde Nakit Bulundurmanın Önemi