İngiliz Ulusal İstatistik Ofisi tarafından yapılan açıklamaya göre, İngiltere ekonomisi nisan ayında %0,3 oranında daraldı. Bu daralma, piyasa beklentilerini aşarak ekonomideki yavaşlamanın derinleştiğine işaret ediyor. Özellikle, ABD’ye yapılan ihracattaki kayıplar ve küresel ticaretteki belirsizlikler, bu olumsuz tabloyu pekiştiren temel nedenler arasında yer alıyor.
Ekonomistler, bu verilerin ardından İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) önümüzdeki hafta yapacağı politika toplantısında faiz oranlarını mevcut seviyede tutacağını öngörüyor. Ancak, uzmanlar, önümüzdeki aylarda faiz indirimi olasılığının güçlenmeye başladığını belirtiyor. S&P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Raj Badiani, yaptığı açıklamada, “İkinci çeyrek verileri, bankanın faiz oranlarını %4,25 seviyesinde sabit tutmasını destekliyor. Ancak, ekonomik göstergelerin zayıflaması, faiz indirimi konusunda gelecek toplantılarda yeni kararların alınmasına zemin hazırlayabilir.” diyerek görüşlerini paylaştı.
Capital Economics İngiltere Başekonomisti Paul Dales ise, ilk çeyrek büyümesinin sürdürülebilirliğinin sorgulanması gerektiğine vurgu yaparak, “Nisan ayındaki daralma, ekonominin genel trendine dair önemli bir sinyal. Bu durum, BoE’yi faiz oranlarını düşürmeye yöneltebilir. Ancak, bu indirimlerin ne zaman gerçekleşeceği konusunda net bir zaman çizelgesi bulunmuyor.” ifadelerini kullandı.
Deutsche Bank İngiltere Başekonomisti Sanjay Raja ise, ekonomide yaşanan bu yavaşlamanın nedenlerini detaylandırdı. Raja, “Yılın başında güçlü bir başlangıç yapan İngiltere ekonomisi, beklenmedik bir rota düzeltilmesiyle karşı karşıya kaldı. Nisan ayındaki olumsuz veriler, ekonomik aktivitenin yavaşlamasıyla doğrudan ilişkili. Özellikle, üretim ve hizmet sektörlerindeki zayıflama dikkat çekiyor.” diyerek, ekonomik göstergeleri değerlendirdi.
Raja, ticaret hacmindeki belirgin düşüşe ve iş gücü piyasasının gevşemesine dikkat çekerek, belirsizliğin sürdüğünü ve bunun tüketici harcamaları üzerinde baskı oluşturduğunu belirtti. Ayrıca, ABD ile yapılan ticaret anlaşmasına rağmen, ticaretteki belirsizliklerin devam ettiğini ve ekonomik toparlanmanın kademeli olacağını öngördü. “Gelecek yıl, ekonomik büyümenin potansiyelinin altında kalması ve kademeli bir toparlanma yaşanması bekleniyor.” şeklinde görüşlerini sonlandırdı.