CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, AKP iktidarının 2014-2023 yılları arasında Irak merkezi hükümetinin onayı olmadan Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) ile yaptığı anlaşmalar çerçevesinde, Ceyhan’a Irak petrolü taşıma girişimlerinin sonucunda Uluslararası Tahkim Mahkemesi tarafından Türkiye’ye yaklaşık 1 milyar 471 milyon dolar tutarında ciddi bir para cezası verildiğini iddia etmişti. Yavuzyılmaz, bu kararın bir ‘gizli belge’ olduğunu ve bu belgeyi paylaşırken şu notu düşmüştü:
“AK Parti’nin Türkiye’ye verdiği zararın boyutu korkutucu seviyede. Bu cezaya her geçen gün faiz ekleniyor.” Ayrıca, bu iddialarını desteklemek adına Twitter’daki paylaşımını yapmıştı.
İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, Yavuzyılmaz’ın iddialarını kesin bir dille reddederek, konuya ilişkin şu açıklamayı yaptı:
İkinci önemli konu ise, tahkim süreci ve alınan kararların içeriğiyle ilgilidir. Yavuzyılmaz’ın iddia ettiği gibi, Türkiye’nin yaklaşık 1,471 milyar dolar tutarında ceza aldığı ve Cumhurbaşkanının bu tutarı şahsi mal varlığıyla ödemesi gerektiği yönündeki ifadeler, hem sorumsuzca hem de gerçeği yansıtmayan iddialardır. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, yapılan açıklamalarla bu konudaki gelişmeleri kamuoyuyla paylaşmış ve doğruları anlatmıştır.
İngilizce ve Fransızca kaynaklı uluslararası mahkeme kararlarında, Paris merkezli Uluslararası Ticaret Mahkemesi (ICC) Hakem Heyeti’nin, Irak’ın beş talebinden dördünü reddettiği ve Türkiye’nin taleplerinin büyük ölçüde kabul edildiği bilgisi yer almaktadır. Mahkeme, her iki tarafın da karşılıklı ihlallerini tespit ederek, bu ihlaller üzerinden tazminat ödenmesine karar vermiştir. Ancak, Irak lehine hükmedilen toplam tazminat miktarına ilişkin Türkiye’nin Paris’te açtığı iptal davası halen sonuçlanmamış ve kesin bir karar çıkmamıştır.
Özellikle, iddia edilen ve gizli olduğu öne sürülen belgeye ilişkin önemli bir açıklama yapılmıştır. 4 Ekim 2023 tarihinde ABD Washington Bölge Mahkemesi’nde açılan tenfiz (kararın ülke içindeki geçerliliği) davası, kamuya açık hale gelmiş ve erişilebilir olmuştur. Bu nedenle, gizli belgeye ulaşılmış gibi gösterilen iddiaların gerçeği yansıtmadığı ve kamuoyunu yanlış yönlendirmeye yönelik olduğu ortaya çıkmıştır.
Sonuç olarak, tahkim kararına ilişkin tartışmalar halen devam etmekte ve dava süreci henüz tamamlanmamıştır. Ayrıca, kamuya açık ve erişilebilir mahkeme kararları, akademik makalelere konu olmuş ve tartışmaları derinleştirmiştir. Dolayısıyla, ortada kesinleşmiş ve tamamen gizli bir belge veya karar bulunmamaktadır. Türkiye ve Irak arasında süregelen tazminat ve tahkim davaları, henüz sonuçlanmamış ve yasal süreçler devam etmektedir.