ABD’nin güvenlik kaynaklarına dayandırılan son bilgiler, İran’a karşı geniş çaplı bir operasyonun, kara kuvvetlerinin katılımıyla harekete geçirilebilecek bir senaryo olarak masada tutulduğunu gösteriyor. Diplomatik görüşmelerin ilerlememesi ve Hürmüz Boğazı’ndaki kapalı durum, Trump yönetiminin olası bir kara harekatı hazırlıklarını hızlandırdı. Hedefler arasında İran’ın ana petrol ihracat merkezlerinden biri olan Hark Adası’nın kontrolü veya ambargo altına alınması öne çıkıyor. Ayrıca Hürmüz Boğazı üzerindeki hakimiyetin güçlendirilmesi amacıyla Larak Adası’nı ele geçirme seçeneği de değerlendiriliyor. Yetkililer, “ezici bir güç gösterisi”nin barış müzakerelerine önemli bir koz sağlayacağını ifade ediyor. Bazı sesler, bu adımları Başkan Trump’ın zafer ilanı için bir zemin olarak görüyor.
İran içindeki operasyonlar için hazırlıklar kapsamında Beyaz Saray, nükleer tesislerdeki zenginleştirilmiş uranyumun ele geçirilmesini hedefleyen kara operasyonları planlıyor. Büyük ölçekli hava saldırılarının, riskli kara harekatlarına göre tercih edilebileceği yorumları yapılıyor. Yetkililer, bu operasyonları şu an için “varsayımsal” olarak nitelendiriyor ve Enerji altyapısının vurulmasını sürecin ilk adımı olarak değerlendiriyorlar. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Başkan’ın kararında net bir tavır sergilediğini ve İran’ın yanlış hesap yapmaması gerektiğini vurguladı: “Bu noktadan sonra yaşanacak her tür şiddet, İran rejiminin bir anlaşmaya varmayı reddetmesiyle ilişkilendirilecektir.”
İran’ın güvenlik tehditlerine karşı hassasiyet iletilerliğine göre Orta Doğu’ya yeni hava kuvvetleri ve binlerce askerden oluşan takviyeler yakında bölgeye ulaşabilir. 82. Hava İndirme Tümeni ile Deniz Piyade birlikleri sevk için talimat almış durumda. İranlı yetkililer, ABD’nin müzakere girişimini baskın saldırılar için bir aldatmaca olarak görüyor. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, istihbarat verilerinin bir adanın işgaline yönelik hazırlıkları gösterdiğini ifade etti ve düşmanın hareketlerini güvenlik güçlerimizin gözetiminde olduğunu belirtti. Ayrıca Birleşik Arap Emirlikleri’nin Abu Musa Adası üzerindeki hak iddialarına karşı dikkatli olunacağını ima eden sert bir uyarı yaptı.
Türk diplomasi çabaları ve bölgesel haberleşme çerçevesinde Pakistan, Mısır ve Türkiye arabuluculuğu sürüyor. İran yönetimi, ABD’nin başlangıç taleplerini reddetse de müzakere kapısını tamamen kapatmadı. Taraflar arasındaki kronik güvensizlik ise sürecin en büyük engeli olarak değerlendiriliyor. Devrim Muhafızları Ordusu komutanlarının görüşmelere karşı temkinli tavrı dikkat çekiyor. Yetkililer, bazı ara bulucuların pes etmiş olmadığını belirtirken, taraflar arasındaki çatışmaların daha da şiddetlenme riskinin bulunduğunu vurguluyorlar.
1
Avrupa Birliği’nin Hayvan Refahı ve Sahipsiz Hayvan Sorunu İle İlgili Çalışmaları
2
New Jersey’deki Gizemli Dronlar ve Radyoaktif Materyal Arayışı
3
2024 Yılı Ülkelerin Güvenlik Durumu: En Güvenli ve En Tehlikeli Ülkeler
4
Kritik Altyapıların Kesintiye Uğrayabileceği Günlerde Evde Nakit Bulundurmanın Önemi
5
Leicestershire’da Roma Dönemine Ait Tarihi Hazine Bulundu