Son yapılan kapsamlı araştırmalar, işitme kaybının zamanında ve uygun tedavi edilmesinin, bunama ve Alzheimer gibi nörodejeneratif hastalıkların gelişimini önemli ölçüde geciktirebileceğini ortaya koydu. Bu bulgular, uzun süredir üzerinde durulan demansın önlenebilir ve yönetilebilir hastalıklar arasında yer aldığını bir kez daha gözler önüne serdi. Ayrıca, görme kaybı, depresyon ve düzenli fiziksel egzersiz gibi faktörlerin de bunama riskini azaltmada rol oynadığı biliniyor.

ABD’de gerçekleştirilen büyük ölçekli bir araştırmada, yaklaşık 3 bin yaşlı birey 8 yıl boyunca takip edildi. Johns Hopkins Üniversitesi’nden bilim insanları, bu çalışma kapsamında, demans vakalarının yaklaşık %33’ünün, yani her üç vakadan birinin, işitme kaybıyla doğrudan bağlantılı olduğunu belirledi. Bu bulgu, işitme kaybıyla demans arasındaki ilişkiyi net bir şekilde ortaya koyuyor. Uzmanlar, özellikle yetişkin yaşta düzenli işitme testlerinin yapılmasının, bu hastalıkların önlenmesinde kritik öneme sahip olduğunu vurguluyor. Klinik çalışmalar, işitme kaybının erken teşhis edilerek uygun tedavilerle yönetilmesinin, yaşlı bireylerde bunama gelişimini önemli ölçüde geciktirebileceğini gösteriyor. Ayrıca, halk sağlığı politikalarında işitme sağlığını koruyucu tedbirlerin önceliklendirilmesi gerektiği açıkça ortaya konuyor.

Yapılan detaylı analizlerde, 75 yaşındaki yaklaşık 2.950 yetişkin üzerinde yapılan incelemelerde, teşhis konmuş işitme kaybı olan bireylerde demans gelişme oranının %32’ye ulaştığı saptandı. Hafif işitme kaybı yaşayanlarda bu oran %16,2 iken, orta ve ileri seviyedeki işitme kaybı olanlarda bu oran %16,6’ya yükseliyor. Ayrıca, kadınların bunama geliştirme olasılığının erkeklere kıyasla %30,8 olduğu, erkeklerde ise bu oranın %24 civarında olduğu belirlendi. Çalışmanın dikkat çekici bulgularından biri de, işitme kaybına bağlı demans vakalarının büyük bölümünün 75 yaş üzeri bireylerde yoğunlaşmasıdır. Bu durum, yaşlanmanın ve cinsiyetin hastalık riskini artırıcı faktörler olduğunu gösteriyor.
Alzheimer’s Research UK’den Dr. Isolde Radford, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Orta ve ileri yaşlarda ortaya çıkan işitme kaybının, bunama riskini anlamlı ölçüde artırdığına dair güçlü kanıtlar mevcut. Peki, işitme kaybı doğrudan bunamaya mı neden oluyor yoksa başka sağlık sorunlarına zemin hazırlayarak riski mi yükseltiyor? Bu konuda kesin bir bilgi henüz bulunmuyor. Ancak, bu çalışma, işitme kaybı ile demans arasındaki güçlü ilişkiyi net bir şekilde ortaya koyuyor ve işitme sağlığını korumanın, beyin sağlığını destekleyen etkili bir önlem olabileceğini gösteriyor” diyerek, bu alandaki araştırmaların önemine dikkat çekti.