İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, Türkiye’nin doğurganlık hızı ile ilgili dikkat çekici bir değerlendirmede bulundu. Avdagiç, “Türkiye’nin doğurganlık hızı 1,51. Eğer doğurganlık hızımız 1,51 ile Fransa’nın altına düşmüşse, İstanbul, Ankara ve İzmir’de bu oran 1,2 seviyelerine inmişse, yabancı çalışan alımına ihtiyacımız olup olmadığını sorgulama lüksümüz kalmamıştır” dedi.
Gazetecilerle bir araya gelen Avdagiç, göçmen tartışmalarının Türkiye’de de sıklıkla gündeme geldiğine vurgu yaparak, doğurganlık hızının düşüklüğünün önemli bir sorun teşkil ettiğini belirtti. Avdagiç, “İstanbul’un doğurganlık hızı 1,20, Ankara’nın doğurganlık hızı 1,20, İzmir’in doğurganlık hızı ise 1,22. Bu durum karşısında, göçmen iş gücüne ihtiyacımız olduğu gerçeğiyle yüzleşmeliyiz” ifadelerini kullandı.
Doğurganlık Oranlarındaki Düşüş
Türkiye’nin doğurganlık hızının %1,79 oranına sahip olan Fransa’nın gerisinde kaldığını ve %1,75 olan İngiltere’nin altında olduğunu belirten Avdagiç, “Bu durum, iş gücü ihtiyacımızı ve göçmen alımını zorunlu kılmaktadır” dedi.
OECD’nin “Bir Bakışta Eğitim” başlıklı raporuna da atıfta bulunan Avdagiç, Türkiye’de her 3 gençten 1’inin ne eğitimde ne de işte olduğunu ifade etti. Avdagiç, “Türkiye’de OECD verilerine göre 18-24 yaş arasındaki 100 gençten 31’i ne bir okulda eğitim almakta ne de bir işte çalışmaktadır. Bu oran Fransa’da %16, Almanya’da %9, İtalya’da %18, İngiltere ve ABD’de ise %14’tür” dedi.
Avdagiç, Türkiye’deki genç işsizliğini ele alırken, “Hep enflasyonu ve döviz kurlarını konuşuyoruz. Ancak, ne eğitimde ne de istihdamda olan gençlerimizden 1 milyonunu iş dünyasına kazandırmak için yapacaklarımızı, enflasyon ve döviz kurlarından önce ele almalıyız” şeklinde konuştu.
Avdagiç, “Ne okulda ne istihdamda olan yaklaşık 3,5 milyon gencimizin, 1-1,5 milyonunun hızlı bir şekilde iş hayatına kazandırılması gerekiyor” diyerek, bu gençlerin şu anda pasif durumda olduğunu ve tüketici konumunda kaldıklarını vurguladı. “Bu gençleri iş dünyasına kazandırdığımızda, eleman ve personel ihtiyacını da büyük ölçüde çözme imkanına sahip olacağız. Sertifika ve eğitim programlarıyla bu gençlere yönelik çalışmalar yapmamız şart” dedi.
Sosyal olayların toplumsal ve ekonomik sonuçlarının önemine dikkat çeken Avdagiç, sanal kumarın önemli bir sosyal sorun haline geldiğini belirtti. “Son dönemde, çalışanlarımda ve sosyal çevremde de gözlemlediğim kadarıyla, sanal kumar bağımlılığı gençlerimiz için büyük bir sosyal tehlike oluşturuyor. Bu sorunun çözümü için acil adımlar atılması gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.