Geçen hafta küresel pay piyasaları, Orta Doğu’da artan tansiyonun enerji arzını etkileyebileceği endişeleriyle güçlenen enflasyon baskılarıyla birlikte negatif bir seyir izledi. Önümüzdeki hafta ise yatırımcılar, jeopolitik gelişmelerin yanısıra ABD’den açıklanacak enflasyon verilerini yakından izleyecekler. Orta Doğu’da devam eden gerginliğin yarattığı baskı, dünyanın enerji ihtiyacını karşılayan dar boğazlarda sevkiyat akışını baskılarken petrol fiyatlarında kıpırdanmaya yol açtı. Bu durum, küresel enflasyon risklerinin yükselmesiyle birlikte merkez bankalarının temkinli adımlar atmasına zemin hazırladı.
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile ilgili açıklamaları ve İran’ın Hürmüz Boğazı konusundaki tehditkar söylemleri, enerji naklindeki kritik geçiş noktalarını etkileyerek piyasalarda arz kaygılarını artırdı. Buna bağlı olarak petrol fiyatları yükselirken, enflasyon baskılarıyla mücadele eden para politikaları için ilave kırılganlıklar ortaya çıktı. Takip edilen haber akışında, Orta Doğu’daki çatışmaların haber akışı yatırımcıların odak noktası olurken, Fed’in para politikasına dair ipuçları aranıyor.
Veri tarafında, çarşamba günü ABD’de özel sektör istihdamı beklenenin üzerinde artış gösterdi; ancak cuma günü açıklanan tarım dışı istihdam verisi, düşüşle gelerek iş gücü piyasasının yumuşamasına işaret etti. Bu tablo, kısa vadeli büyüme beklentileri ile enflasyonun seyri arasındaki dengeyi daha belirsiz kılarken, gelecek aylarda Fed’in kararlarını şekillendirecek faktörler olarak öne çıktı. Analistler, önümüzdeki hafta açıklanacak enflasyon verilerinin piyasa için kilit öneme sahip olduğunu belirtiyorlar; bu veriler, Fed’in yaklaşımını netleştirecek ipuçları taşıyabilir.
San Francisco Bankası başkanı Mary Daly, zayıf istihdam verilerinin karar alma sürecini zorlaştırabileceğini ifade ederken, Boston Fed Başkanı Collins ise enflasyon kalıcı olarak %2 hedefine doğru indiğinde politika sıkılaştırmalarına ihtiyaç olmayacağını vurguladı. Cleveland Fed Başkanı Hammack ise faizlerin bir süre daha sabit tutulması görüşünü yineledi. Diğer yandan, Fed Üyesi Miran ise zayıf istihdam verilerinin faiz indirimine gidilmesi gerekliliğini güçlendirdiğini belirtti. Piyasalar, bu ay içinde Fed’in politika faizi üzerinde kararını sabit tutacağı yönünde fiyatlarken, temmuz toplantısına kadar indirimin ihtimalinin giderek güçlendiğini okuyordu.
Küresel tahvil ve altın piyasalarında ise dolar endeksi güç kazanırken, petrolün yükselişi nedeniyle altın fiyatları sınırlı bir düşüş kaydetti. Brent petrol, haftayı haftalık bazda yaklaşık %24,4 artışla 90 dolara yaklaşarak Aralık 2024’ten bu yana en yüksek kapanışı yaparken, kırmızı alarm veren enerji arzı endişeleri sürüyor.
ABD borsaları geçtiğimiz hafta genel olarak negatif seyretti ve S&P 500 ile Nasdaq ve Dow Jones endekslerinde kayıplar kaydedildi. BlackRock’a ilişkin para çıkışları ve özel kredi fonlarından bazı fonların tasfiyesi yönündeki haberler, yatırımcı güvenini zayıflattı. Öte yandan, Bej Kitap raporu, bölgesel faaliyetlerin bazı bölgelerde yatay ya da gerilediğine işaret ederek ekonomik görünümde belirsizliğe vurgu yaptı. Gelecek hafta içerisinde konut verileri, perakende satış göstergeleri ve enflasyon rakamları ile birlikte dış ticaret dengesi ve işsizlik başvuruları takip edilecek.
Avrupa borsaları da haftayı satış baskısı altında kapattı; enerji maliyetlerindeki yükseliş ve enflasyon baskılarının artmasıyla ECB’nin faiz politikası risk altında görülüyor. Euro bölgesinin 2025 yılına yönelik büyüme ve istihdam verileri ile birlikte Almanya, İspanya ve diğer ülkelerde sanayi üretimi rakamları gelecek haftanın dikkat çekici göstergeleri arasında bulunuyor.
Asya tarafında, enerji arzına odaklanan gelişmeler yatırımcıların risk iştahını sınırlıyor. Japonya PMI’si beklentileri aştı ancak enerji maliyetlerindeki yükseliş BoJ’un kararlarını zorlayabilir. Güney Kore, Hong Kong, Çin ve Japonya’nın hisse senetleri haftayı düşüşle kapattı; Rusya gibi enerji ihracatçısı ülkelerde de fiyat dalgalanmaları sürüyor.
Türkiye özelinde, Borsa İstanbul’da haftalık kayıp %6,74 ile 12.792,81 seviyesinde tamamlandı. TCMB’nin yaklaşan kararları ve ödemeler dengesi verileri ise yatırımcıların ana odak noktası olarak belirdi. Hazine ve Maliye Bakanı, petrol fiyatlarındaki geçici artışın etkisini azaltmak için eşel mobil sistemiyle dezenflasyon hedefini güçlendirdiklerini ifade etti. Dolar/TL ise haftayı 44,0770 seviyesinden kapattı. Gelecek hafta sanayi üretimi, TCMB faiz kararı, cari dengesi ve konut satışları verileriyle piyasaların yönü belirlenecek.