
Söz konusu ilacın temel bileşeni, Hi1a adı verilen küçük bir protein. Bu protein, Avustralya’nın doğal yaşamında bulunan huni ağı örümceklerinin ürettiği özel bir molekülü taklit ederek, kalp krizleri sırasında kalp dokusunun aşırı asidik hale gelmesini önlemeyi amaçlıyor. Bilim insanlarının en büyük umudu, Hi1a’nın kalp krizinin neden olduğu doku hasarını doğrudan tedavi edebilecek ilk ilaç olabilmesidir.
Science Alert’te yayımlanan bir habere göre, ilk aşamada hastanelerde kullanılmak üzere geliştirilen Hi1a’nın, gelecekte acil durum müdahale ekipleri tarafından da uygulanabilmesi hedefleniyor. Ancak, ilacın kalp krizi sonrasında ne zaman verilmesi gerektiği konusu henüz netlik kazanmış değil. Araştırma ekibi, ilacın “hızlı bir şekilde verilmesi gerekmediğini” düşünüyor.
Hi1a, kalp nakli için uygun donör sayısını artırmak amacıyla da kullanılma potansiyeline sahip. Donör kalplerin toplanması esnasında meydana gelen hasarları önleme kapasitesi taşıdığı belirtiliyor. Bu ilaç, vücuttaki hücreler arasında madde alışverişini sağlayan ve dolaşım sisteminde bulunan asit algılayıcı iyon kanalı 1a (ASIC1a) adlı özel bir kanalı hedef alıyor. Kalp krizi sırasında, kan akışındaki azalma nedeniyle kalp kası hücreleri oksijen alamaz hale geliyor. Oksijen eksikliği, ASIC1a kanallarını açarak kalp kası hücrelerine asidik moleküllerin dolmasına neden oluyor ve bu durum, dokunun ölümüne yol açıyor. Hi1a, ASIC1a kanallarını bloke ederek bu yıkıcı süreci durduruyor.
Queensland Üniversitesi’nden Profesör Glenn King, Hi1a’nın bu olumlu etkilerini fareler üzerinde gerçekleştirdikleri deneylerde gösterdiklerini ve insan kalp hücrelerinde de benzer etkiler gözlemlediklerini ifade etti. 2023 yılında European Heart Journal‘da yayımlanan çalışmada, Hi1a’nın farelerde kalp krizi sonrası hasarı önemli ölçüde azalttığı tespit edildi.
İlginç bir şekilde, Hi1a’nın fareler ve insanlar üzerindeki olumlu etkilerine karşın, örümceklerin doğal avcıları olan bazı hayvanlar üzerinde tam tersi bir etki yarattığı gözlemlenmiştir. Özellikle kuşlarda, ASIC1a kanallarını aktive ederek acı veren bir etki oluşturduğu kaydedilmektedir. Bilim insanları, örümceklerin bu proteini avcılarına karşı bir savunma mekanizması olarak kullanmış olabileceğini düşünüyor.
İnsanlar üzerinde gerçekleştirilen ilk klinik denemeler başarılı olursa, araştırma ekibi daha geniş kapsamlı Faz II ve Faz III denemelerine geçmeyi planlıyor. Bu denemeler, ilacın güvenliğini ve etkinliğini daha büyük gruplarda test etme amacı taşıyor. Ancak, klinik denemelerin yıllar sürebileceği göz önünde bulundurulduğunda, Hi1a’nın hastalara sunulması zaman alacak gibi görünüyor. Leeds Üniversitesi’nden Kardiyoloji Uzmanı Dr. Heerajnarain Bulluck, şimdiye kadar hayvanlar üzerinde umut verici sonuçlar elde eden birçok ilacın insanlar üzerinde başarısız olduğunu belirtiyor. Hi1a’nın, önceki denemelerde başarısız olan diğer ilaçların aksine kalp krizine karşı etkili olup olmayacağı ise ilerleyen dönemde netlik kazanacak.