Georgia’da yaşayan Dr. Jeremy London, günlük yaşamda zararlı olabilecek gıdaları tek tek işaret ediyor ve bu alışkanlıklardan nasıl çıkış yolu bulunabileceğini paylaşıyor. Kişisel deneyimlerinden yola çıkarak, milyonlarca insanın kalp-damar hastalıklarına karşı risk altında olduğuna dikkat çekiyor. Uzmanlar, mevcut eğilimlerin sürmesi halinde 2050 yılında Amerika nüfusunun önemli bir bölümünün kardiyovasküler rahatsızlıklarla karşılaşabileceğini öngörüyor.
Dr. London, vücuda zarar veren alışkanlıklardan uzak durulması gerektiğini vurguluyor ve tüketilmemesi gereken dört ana ürün grubunu şöyle özetliyor: GİDERİLEN HRÇ GİRDİLER olarak bilinen kategorideki yiyecekler başı çekiyor. Hızlı servis gıdaları ise besin değerlerinin gerçek yemek standartlarını karşılamaktan uzak olduğunu belirterek, bu tür yiyeceklerin yüksek doymuş yağ, şeker ve tuz içeriğinin damar tıkanıklığı riskini artırdığını ifade ediyor.
GAZLI İÇECEKLER konusunda da eleştirel olan Dr. London, özellikle yapay tatlandırıcıların dikkat çekici bir konu olduğuna işaret ediyor. Bir kutu standart gazlı içecekteki yaklaşık 40 gram ilave şekerinin günlük önerilen tüketimle neredeyse aynı olduğunu belirten cerrah, aşırı şeker alımının kötü kolesterol ve obeziteyi tetikleyebileceğini söylüyor. Diyet içeceklerinde de aspartam, sukraloz ve asesülfam potasyum gibi yapay tatlandırıcıların riskleri üzerinde duruyor.
SÜT ÜRÜNLERİ konusunda ise tam yağlı ürünlere dikkat çekiyor. Çikolata ve peynir gibi yüksek doymuş yağ içeren gıdaların kalp sağlığını olumsuz etkileyebileceğini savunsa da, bazı çalışmalar yoğurt gibi fermente süt ürünlerinin koruyucu etkilerini işaret ediyor. Dr. London, “biz bebeklikten sonra süt içmeye devam eden tek memeliyiz” benzetmesini yaparak, içeriğindeki protein ve kalsiyumun iltihaplanma ve damar plaklarına karşı bazı durumlarda koruyucu olabileceğini aktarıyor.
ALKOLE ise listenin sonunda yer alıyor. Dr. London, alkolün vücuttaki tüm hücreler için toksik olabildiğini, az miktarda dahi tüketimin kalp hastalığı riskini artırabileceğini belirtiyor. Uzun süreli kullanımın kardiyomiyopatiye yol açabileceğini ve stres hormonu kortizolü yükselterek kalp hızını ve tansiyonu etkileyebileceğini ekliyor.