PARÇALI BULUTLU
Salı günü Türkiye’nin popüler kayak merkezi Kartalkaya’da bulunan 12 katlı Grand Kartal Otel’de meydana gelen korkunç bir yangın, en az 66 kişinin hayatını kaybetmesine ve 51 kişinin yaralanmasına sebep oldu. Yetkililer, bu trajik olayın huzurlu bir tatil bölgesini bir kabusa dönüştürdüğünü belirtti. Yangın, kış tatili döneminde, çocukların ve ailelerin tatil için kayak merkezlerine akın ettiği bir zamanda çıktı. Hayatını kaybedenler arasında kaç çocuğun bulunduğu ise henüz netlik kazanmadı. Olayın çıkış nedeni henüz araştırılmakta. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada yangını soruşturmak üzere altı savcının görevlendirildiğini ve otel sahibi de dahil olmak üzere dört kişinin gözaltına alındığını duyurdu.
Yangın, İstanbul’un 290 kilometre doğusunda yer alan Kartalkaya’daki Grand Kartal Otel’de sabaha karşı saat 03.30 sularında patlak verdi. Otelin pencerelerinden yükselen alevler ve çatısından çıkan yoğun duman, yangının ne denli büyük olduğunu gözler önüne serdi. Olay sırasında otelde 230’a yakın misafirin ve birçok çalışanın bulunduğu tahmin ediliyor. Bazı kurtulanlar, Türk medyasına yaptıkları açıklamalarda yangın alarmlarının ve açıkça işaretlenmiş yangın kaçış yollarının eksikliğinin kaçışı zorlaştırdığını ifade etti. Ailesiyle birlikte tatilde olan Eylem Şentürk, devlet ajansı Anadolu Ajansı’na verdiği röportajda, “Duman o kadar yoğundu ki nefes almakta zorlandık,” dedi. Şentürk, kendisi ve kızının merdivenlerden aşağıya inmeyi başardığını, ancak eşinin dumandan dolayı çıkamadığını ve bir pencereden önce alt kattaki bir çatıya, ardından da bir arabanın üzerine atladığını belirtti. Yangın alarmlarını duymadığını, ancak koridordan gelen çığlıklar üzerine kapıyı açıp dumanı fark ettiğini ifade etti. “Eğer bir yangın alarmı olsaydı, daha hızlı hareket edebilirdik,” dedi.
Bir diğer kurtulan Muzaffer Çiğ de Anadolu Ajansı’na yaptığı açıklamada otelde yangın kaçış yolunun olmadığını söyledi. “Yangın merdiveni olmadığı için merdivenlerden aşağıya indik,” dedi. Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, olay yerinde gazetecilere yaptığı açıklamada, otelin 2021 ve 2024 yıllarında denetlendiğini ve gerekli yangın önlemlerine sahip olduğunu ifade etti. Ayrıca otelin iki yangın merdiveninin bulunduğunu belirtti. Ancak yangından sonra Türk televizyonlarında yayınlanan hava görüntülerinde binanın dış kısmında yangın merdivenleri gözlemlenmedi.
Karlarla kaplı dağların ortasında, eğlence dolu bir tatil umuduyla gelen ailelerin yaşadığı bu trajedi, hesap verme çağrılarını da beraberinde getirdi. Ancak geçmişteki felaketlerin ardından yapılan bu çağrıların çoğunun sonuçsuz kaldığı biliniyor. 2023’ün başlarında Türkiye’nin güneyinde meydana gelen ve 50.000’den fazla kişinin hayatını kaybettiği büyük depremler sonrasında, müteahhitler ve devlet denetçileri, yapı yönetmeliklerine uyulmamasıyla ilgili suçlanmıştı. Ancak bu olayların üzerinden neredeyse iki yıl geçmesine rağmen çok az kişi sorumlu tutuldu.
Yangın, otel sakinlerinin çoğunun uykuda olduğu bir saatte, restoranın bulunduğu dördüncü katta başladı. Bazı kişiler yatak çarşaflarını birbirine bağlayarak alt katlara inmek için ip yaptı. Olay yerine çevre kasabalardan onlarca kurtarma ekibi ve itfaiye aracı sevk edildi. Valilikten yapılan açıklamaya göre, bir otel misafiri ve bir çalışan binadan atlayarak hayatını kaybetti. Aynı gün Sivas’ta başka bir kayak merkezinde meydana gelen bir patlamada ise dört kişi yaralandı. Valilik açıklamasına göre, patlamanın nedeni belirsizliğini koruyor. İki kayakçı ve bir eğitmen hafif yaralanırken, bir diğer eğitmen elleri ve yüzündeki ikinci derece yanıklarla tedavi altına alındı.