Fransa’nın küçük bir dağ köyünde yaşanan gizemli ALS salgını, sır perdesinin aralanmasıyla gündeme geldi. Bilim insanları, gençleştirici olduğuna inandırılan ve bu nedenle tüketilen “yalancı kuzugöbeği” adlı zehirli mantarın, köydeki 200 kişilik nüfus içinde 16 kişiyi etkileyen ölümcül sinir hastalığı kümelenmesinin ana nedeni olduğunu ortaya koydu. Böyle bir olay, Grenoble Üniversitesi Hastanesi’nden nörolog Dr. Emmeline Lagrange’ın Montchavin köyünden kendisine yönlendirilen ALS hastasıyla başlamasına işaret ediyor.
Hiçbirinde genetik yatkınlık yoktu Lagrange, köydeki doktorla görüşmesi sırasında tek vakadan söz edilmediğini ve köy genelinde ALS yoğunluğunun normalin üzerinde olduğunu fark etti. Hastaların hiç birinde bilinen bir genetik yatkınlık bulunmuyordu. Bu anormalliği yayınlaması, Oregon Sağlık ve Bilim Üniversitesi’nden Dr. Peter Spencer’ın dikkatini çekti. Spencer, yıllar önce Guam’da benzer bir salgını yerel halkın tükettiği toksinli bir tohuma bağlamıştı. İki bilim insanı, Guam’daki tohumdaki nörotoksin ile yalancı kuzugöbeği mantarındaki gyromitrin adlı toksin arasındaki kimyasal benzerliği tespit etti ve güçlerini birleştirdi.
Araştırmanın en çarpıcı yönü köylülerin alışkanlıklarında yatıyor: Dr. Lagrange, ALS hastalarının gençleştirici etkiler iddiasıyla bu zehirli ve yasadışı mantarları gizli gruplar halinde arayıp tükettiğini öğrendi. Bir köylü “Her zaman bir grup içindelerdi, gizli bir sosyal ağları vardı ve hepsi bunun yasak olduğunu biliyordu” diye aktardı.
Kanserojen ve toksik içerik Bazı hastaların, ALS belirtileri ortaya çıkmadan önceki iki on yıl boyunca her yıl kilolarca zehirli mantar tükettiği belirlendi. Lagrange, çalışmanın sonuçlarını özetlerken, “Bu toplumda ALS için birincil risk faktörünün, bu nörotoksik mantarların tekrarlı olarak yutulması olduğunu anlıyoruz” ifadelerini kullandı. Gerçek kuzugöbeği ise lüks restoranlarda aranılan gurme bir lezzet olarak bilinse de, ona çok benzeyen yalancı kuzugöbeği (Gyromitra türleri) sinir sistemi hedef alan ve kanserojen olan toksinler içerir. Bu mantarı yemek, kısa vadede mide ağrısı ve ishale yol açabilir; ciddi vakalarda nöbetler ve çoklu organ yetmezliğine neden olabilir.
İlginç bir şekilde, bazı İskandinav ülkelerinde Finlandiya gibi yerlerde bu mantar defalarca kaynatılıp tüketilmekte ve hatta adlarıyla posta pulu basıldığına dair kayıtlar bulunmaktadır. Ancak amatör toplayıcılar, iki mantarı karıştırarak zehirlenme riskini ortadan kaldırma alışkanlığını sürdürmemektedir. Michigan’da yapılan bir araştırma ise 18 yıl içinde 118 yalancı kuzugöbeği zehirlenmesi vakası tespit etmiştir.
1
Avrupa Birliği’nin Hayvan Refahı ve Sahipsiz Hayvan Sorunu İle İlgili Çalışmaları
2
New Jersey’deki Gizemli Dronlar ve Radyoaktif Materyal Arayışı
3
2024 Yılı Ülkelerin Güvenlik Durumu: En Güvenli ve En Tehlikeli Ülkeler
4
Leicestershire’da Roma Dönemine Ait Tarihi Hazine Bulundu
5
Almanya’nın Şam Büyükelçiliği Yeniden Açıldı