Bir düşünce kuruluşları ağı, 23 Aralık 2025 itibarıyla 2026 için öngörülerini paylaşıyor. CFR’den Chatham House’a kadar herkes, mevcut gerilimin tahammül sınırlarını zorladığını vurguluyor ve mevcut kurgu artık bu baskıyı taşımıyor.

Güçlü aktörler arasındaki dengeler, uzadıkça uzayan bir gerilim hattına dönüştü. Pasifik bölgesinde Tayvan konusu, 2026 için kırılgan bir döneme işaret ediyor: Ya ilerleme ya durgunluk; ve bu durum, dünyanın en karmaşık enerji ve ticaret yollarını direkt olarak etkileyebilir. Tayvan için birçok senaryo, Çin ile ABD, Japonya ve Avustralya arasındaki doğrudan riskleri masaya getiriyor.
Rusya-NATO ekseninde ise çatışmanın ucu, Ukrayna’dan Baltık’a uzanan bir alarm üretmiş durumda. Polonya sınırı ve füze saldırısı senaryoları, 2026’da NATO 5. maddenin gündeme gelebileceğini gösteriyor. Uzmanlar, Rusya için hibrit savaş modunun en uç versiyonuna geçişin sinyalini veriyor.

Ortadoğu sahnesinde ise nükleer tansiyon yükseliyor: İsrail ile İran arasındaki vekil savaşları, 2026’da enerji altyapılarının da hedef alınması riskini artırıyor. İran’ın nükleer eşiğe yaklaşması, İsrail için varoluşsal bir güvenlik tehdidi olarak değerlendirilirken, bölgesel çatışma küresel enerji akışlarını da sarsabilir.
Başka bir ifadeyle, Hindistan–Çin sınırındaki tansiyon, Karadeniz ve Orta Doğu’daki gerilimlerle birlikte, küresel güçler arasındaki rekabetin “bilek güreşi” şeklinde sürdüğünü gösteriyor. Kuzey Kore’nin nükleer denemeleri ise bu denklemde yeni bir meydan okuma olarak karşımızda duruyor. Uyduların kilitlenmesi ve dijital altyapıların hedef alınmasıyla siber ve uzay güvenliği alanında da 2026 için karanlık bir tablo çiziliyor.

Geçmişteki tarihsel örnekler bu kez de benzer bir kaygıyı alevlendiriyor: 1914’teki Saraybosna olayı ya da 1939’daki işgal öncesi dönemde görülen belirsizlikler, bugünki küresel güçler arasındaki “bilek güreşi” dinamizmiyle karşılaştırılıyor. Uzmanlar, 2026 için devletler arası savaş riski seviyesinin yüksek olduğuna işaret ederken, barışçıl süreçlerin sürdürülmesi için diplomasiyle birlikte hızlı müdahalelerin gerekliliğini vurguluyorlar. Diplomasi masasında hala ümit var; ancak maslahatların torbasında nihai emirler, tahliye planları ve acil durum senaryoları daha ağır basıyor.
Bu rapor, CFR, Chatham House ve Crisis Group gibi önde gelen kurumların yıllık öngörü raporlarındaki verilerden hareketle derlenmiştir. Sunulan senaryolar, mevcut dinamikler değiştikçe evrilebilen jeopolitik tahminlerdir ve diplomatik süreçlerin ilerleyişine bağlı olarak farklı sonuçlar doğurabilir.






1
Avrupa Birliği’nin Hayvan Refahı ve Sahipsiz Hayvan Sorunu İle İlgili Çalışmaları
2
New Jersey’deki Gizemli Dronlar ve Radyoaktif Materyal Arayışı
3
2024 Yılı Ülkelerin Güvenlik Durumu: En Güvenli ve En Tehlikeli Ülkeler
4
Leicestershire’da Roma Dönemine Ait Tarihi Hazine Bulundu
5
Almanya’nın Şam Büyükelçiliği Yeniden Açıldı