Piyasalar, önümüzdeki hafta açıklanacak Fed kararları ve Başkan Powell’ın sözlerini yakın takipte sürdürürken ABD ve Çin kaynaklı makro verilerin etkisi altında hareket ediyor. Geçen hafta açıklanan TÜFE, ağustosta aylık olarak yüzde 0,4 artış gösterdi ve yıllık bazda yüzde 2,9’a çıktı. Bu, enflasyonun Ocak’tan bu yana en yüksek seviyeye yükseldiğini işaret ederken, enerji ve gıda hariç çekirdek TÜFE de aylık yüzde 0,3 ve yıllık yüzde 3,1 artışla beklentilere uyum sağladı. Haftalık işsizlik maaşı başvuruları ise 263 bine yükselerek Ekim 2021’den bu yana en yüksek seviyeye ulaştı.
Analistler, zayıf istihdam verileri ile çekirdek enflasyonun görece sakin görünümünü Fed’in gelecek hafta politika faizinde 25 baz puan indirimi yapacağı yönünde önemli beklentilere yönlendiriyor. Para piyasaları da yıl sonuna kadar toplamda üç indirim ihtimalini fiyatlıyor. ABD Başkanı Trump’ın Fed’e yönelik baskıları sürerken IMF Sözcüsü Kozack, istihdam riskleri dikkate alınırsa faiz indiriminin uygulanabilir olduğunu belirtti.
Çin tarafında ise ağustosta ihracat büyümesi yüzde 4,4 ile son altı ayın en düşük hızına indi ve ABD ile artan ticari baskının etkisini gösterdi. Çin’in ABD’ye ihracatı yıllık olarak yüzde 33 küçülürken, Asya ve Latin Amerika pazarlarına artan satışlar bu düşüşü kısmen dengeliyor. Almanya’nın temmuz ayı ihracatı ise ABD’nin tarife baskısı nedeniyle yüzde 0,6 geriledi ve özellikle ABD’ye olan ihracat aylık yüzde 7,9 düştü.
Fitch’in Küresel Ekonomik Görünüm Raporu ise küresel büyüme tahminlerini yukarı yönlü revize ettiğini bildirirken, bu yılın büyüme hızının 2,4’e, gelecek yıl ise 2,3’e gerileyeceğini öngördü. Dünya ekonomisinin 2027’de %2,6 büyüyeceği öngörüsü de raporda yer aldı.
Avrupa tarafında ECB, 11 Eylül toplantısında politika faizini yüzde 2’de sabit tutarak enflasyon ve büyümeye ilişkin daha iyimser bir duruş sergiledi. Jeopolitik riskler ve ticaret politikalarındaki gelişmeler haftanın geri kalanında da emtia piyasalarını etkiledi. ABD’nin Rus petrolüne yönelik baskıyı artırması yönündeki çağrılar ve G7/AB tarifelerinin etkileri piyasalarda volatiliteyi korudu. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi haftayı yüzde 4,06 seviyesinde kapattı; dolar endeksi ise yüzde 0,2 düşüşle 97,6’ya geriledi. Ancak perşembe günü 10 yıllık tahvil faizi, Fed’in politika alanını genişletmesiyle yüzde 4 seviyesinin altına inerek yaklaşık 3,99’a indi.
ALTIN FİYATLARI REKORLARA Yöneldi Değerli metaller, istihdam ve enflasyon verilerinin Fed’in faiz indirimlerini desteklemesiyle güç kazandı. Altın onsu 3.674,48 dolar ile zirveyi tazeledi ve hafta 3.643 dolar seviyesinde tamamlandı. ANZ Group, yıl sonu için altın fiyat beklentisini ons başına 3.800 dolara yükseltti ve gelecek yıl haziran ayına kadar 4.000 dolar görmeyi öngördü. Gümüş, ons başına 42,3 doları test ederek son 14 yılın zirvesine yaklaştı ve hafta 42,18 dolardan kapandı. Bu gelişmelerle metal piyasa bazında artış kaydederken, altın ve gümüşte hafta boyunca belirgin kazançlar görüldü.
PETROL VE METAL PİYASALARININ GENEL GÖRÜNÜMÜ Petrol fiyatları OPEC+ üretim kısıtlamaları ile geçen haftayı yükselişle kaparken, İsrail’in bölgede çatışmaları genişletmesi ve Doha’da yaşanan saldırılar Rus petrolüne yönelik ek yaptırım ihtimaliyle fiyatları destekledi. Goldman Sachs, 2026 yılında petrol fazlası görülebileceğini öne sürdü. Brent petrol varil fiyatları yüzde 1,8 artarken, doğalgaz ise İngiliz termal birim bazında yaklaşık yüzde 3,5 değer kaybetti. Altın dışı metal gruplarında da Fed’in indirim beklentileri ile doların zayıflaması destekleyici oldu; bakır, nikel ve çinko gibi metaller çift haneli seviyelere yaklaşan kazançlar elde etti. Kısa vadede tarım emtialarında ise karışık bir tablo hakim oldu; USDBits’te kilo başına pirincin yüzde 3,3 değer kaybı haberleşirken, soya fasulyesi ve mısır açısından da artışlar izlendi. Öte yandan, Chicago Ticaret Borsası’nda kahve, pamuk ve şekerte yükselişler kaydedildi; kakaoda ise bir miktar düşüş görüldü.