Türkiye, pazartesi günkü CHP kurultay davasının kararını merakla beklerken uzman görüşleriyle olası senaryoları değerlendiriyor. Vergi Uzmanı ve Ekonomist Mahmut Aydoğmuş, davanın farklı sonuçları Türkiye ekonomisini nasıl etkileyebileceğine ışık tutuyor.
Birinci senaryo: mahkeme hem mutlak butlan kararı hem de tedbir kararını aynı anda verir. Böyle bir durumda Kılıçdaroğlu ve eski Parti Meclisi üyeleri görevlerine geri dönerler.
İkinci senaryo: mutlak butlan çıkıp tedbir kararı verilmezse, merkez kararlarının genel merkez üst mahkemeye intikal etmesi gerekir; istinaf ve Yargıtay süreçleri yıllarca sürer ve Kılıçdaroğlu dönemez.
Üçüncü senaryo: yalnızca tedbir kararı çıkarsa, yönetim çağrı heyetine devretmiş olur; mevcut yönetim görevine devam eder ve çağrı heyeti 45 gün içinde kurultayı toplar.
Dördüncü senaryo: davanın Kasım sonuna kalması halinde butlan riski ortadan kalkar; çünkü kurultay yapıldığında davaya konu delegelerin görevleri sona erer ve şikayet şartları kalkar.
Beşinci senaryo: savunmaların gerekçelendirilmesiyle 4-5 günlük bir erteleme olursa, mutlak butlan kararı yine de verilebilir.
TÜM SEÇENEKLER EKONOMİYİ ETKİLEYEBİLİR Ancak bu olasılıkların Türkiye ekonomisini yeni bir boyuta taşıma potansiyeli bulunmaktadır. Ekonomist Aydoğmuş, davadan çıkabilecek sonuçların kırılganlık üzerinde nasıl bir etkisi olacağını değerlendiriyor.
Daha önce İmamoğlu’nun tutuklanma sürecinde görülen etkiler ilgi çekici: faizlerde duraksama, Merkez Bankası bütçesinden yaklaşık 50 milyar dolarlık erime ve şoklara karşı hazırlıksızlık izleri. Ayrıca CHP İstanbul İl Kongresi’nin iptali ve il başkanlığına kayyum atanması da maliyet olarak yaklaşık 8 milyar doları buldu.
Pazartesi günkü kararın ardından Türkiye ekonomisinin nasıl şekilleneceği merak konusudur. Altın ve döviz kurlarında hareketlenme beklenir mi, borsadan çıkışlar olur mu gibi sorular ön plana çıkıyor. Aydoğmuş, mahkemeden çıkacak kayyum kararı ya da mutlak butlan sonucunun kurdaki dengelerde çok büyük oynaklıklar yaratmayacağını dile getiriyor. Kur sabit kalırken, Merkez Bankası rezervlerinin korunacağı yönündeki vurgu dikkat çekiyor. 1 TL’lik bir kur artışının Türkiye bütçesine maliyeti yaklaşık 400 milyar TL olarak öngörülüyor ve yılsonu cari açığı hedefinin de etkilenebileceği ifade ediliyor.
Aydoğmuş ayrıca Merkez Bankası’nın döviz kurunu sabit tutma yönünde çaba göstereceğini belirtiyor ve küçük yatırımcıya dikkatli olunması çağrısında bulunuyor. Önceden ÖTV-KDV ayrımı konusundaki kararın Türkiye ekonomisini derinden etkileyeceğini ifade eden Aydoğmuş, benzer bir kararın da bugün olası davada gündeme gelebileceğine işaret ediyor. Türkiye ekonomisinin olası şoklara karşı hâlâ yetersiz hazırlıklı olduğuna vurgu yapan uzman, 42. Asliye Mahkemesi’nin kararını ülke durumunu dikkate alarak vereceğini ifade ediyor.