DOLAR 43,4087 0%
EURO 51,8142 -0.86%
ALTIN 7.390,662,31
BITCOIN 38755521,14%
İstanbul
13°

KAPALI

  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
Kuzeybatı Pasifik Deniz Memelileri ve Parazitlerin Ekosistem Sağlığı Üzerindeki Etkileri
  • Gazete Köşesi
  • Teknoloji
  • Kuzeybatı Pasifik Deniz Memelileri ve Parazitlerin Ekosistem Sağlığı Üzerindeki Etkileri

Kuzeybatı Pasifik Deniz Memelileri ve Parazitlerin Ekosistem Sağlığı Üzerindeki Etkileri

ABONE OL
10 Aralık 2024 10:36
Kuzeybatı Pasifik Deniz Memelileri ve Parazitlerin Ekosistem Sağlığı Üzerindeki Etkileri
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kuzeybatı Pasifik’teki Deniz Memelileri Üzerine Yapılan Araştırma

Kuzeybatı Pasifik'teki Deniz Memelileri Üzerine Yapılan Araştırma

Washington Üniversitesi’nden ekolojistler Natalie Masstick ve Chelsea Wood, Kuzeybatı Pasifik’teki deniz memelileri üzerinde parazitlerin etkilerini geriye dönük olarak incelemek için yenilikçi bir yöntem arayışındaydılar. Bu çaba, Seattle Deniz Ürünleri Derneği’nden 1970’lerden kalma eski, son kullanma tarihi geçmiş somon kutularının temin edilmesiyle önemli bir aşamaya ulaştı. Dernek, bu kutuları kalite kontrol sürecinin bir parçası olarak yıllarca saklamıştı; fakat şimdi bu kutular, korumacılar için mükemmel şekilde korunmuş ve değerli bir araştırma kaynağı haline gelmişti.

Parazitlerin Varlığı Sağlıklı Bir Ekosistemin Göstergesi

Bu kutularda somon yerine parazit solucanlar bulunuyordu. Yaklaşık 1 santimetre uzunluğundaki anisakid solucanları, deniz parazitleri olarak bilinir ve muhafaza işlemi sırasında öldürüldüklerinde insan sağlığına zarar vermezler. Araştırma sonuçları bu yıl yayınlandığında, Seattle Deniz Ürünleri Derneği’nden Chelsea Wood, “Herkes somondaki solucanları, işlerin ters gittiğinin bir işareti olarak düşünüyor” dedi. Ancak Wood, anisakidlerin yaşam döngüsünün, besin ağındaki pek çok bileşeni birbirine bağladığını vurguladı ve onların varlığını sağlıklı bir ekosistemin göstergesi olarak değerlendirdi.

Bu solucanlar, krill gibi küçük deniz organizmaları tarafından yenildikten sonra besin zincirine katılmakta ve sonunda somon balıklarına, oradan da deniz memelilerinin bağırsaklarına ulaşmaktadır. Burada yaşam döngülerini tamamlayan solucanların yumurtaları okyanusa bırakılır ve döngü tekrar başlar. Wood, “Eğer bir konakçı yoksa (örneğin deniz memelileri), anisakidler yaşam döngülerini tamamlayamaz ve sayıları azalır” şeklinde belirtti.

Yapılan Araştırmanın Detayları

Arşivde bulunan 178 kutu, 1979 ile 2021 yılları arasında Alaska Körfezi ve Bristol Körfezi’nde yakalanan dört farklı somon türünü içeriyordu. Bu kutulardan:

  • 42’si chum somonu (Oncorhynchus keta),
  • 22’si koho somonu (Oncorhynchus kisutch),
  • 62’si pembe somon (Oncorhynchus gorbuscha),
  • 52’si sockeye somonu (Oncorhynchus nerka) içermekteydi.

Somonu korumak için uygulanan teknikler, solucanları bozulmamış tutmasa da, araştırmacılar filetoları parçalara ayırarak somon başına düşen solucan sayısını hesaplayabildiler. Elde edilen sonuçlar, solucanların somon içerisinde zamanla büyüdüğünü, ancak sockeye ve coho türlerinde bu büyümenin gözlemlenmediğini ortaya koydu. Makalenin başyazarı Natalie Masstick, “Sayılarının zaman içinde artması, bu parazitlerin doğru konakçıları bulup çoğalabildiklerini gösteriyor” dedi.

Ekosistem Sağlığına Dair İpuçları

Bu araştırmalar, somon türlerinde bulunan solucan düzeylerinin, ekosistemin sağlığı hakkında önemli ipuçları sunduğunu gösteriyor. Araştırmacılar, “Bu, anisakidler için yeterli sayıda uygun konakçıya sahip, istikrarlı veya iyileşmekte olan bir ekosisteme işaret edebilir” yorumunu yaptı. Somon türlerinde gözlemlenen solucan seviyelerinin, ekosistemdeki dengeyi yansıttığını belirtirken, özellikle koho ve sockeye somonlarındaki kararlı solucan düzeylerinin açıklanmasının daha zor olduğunu ifade ettiler. Koruma süreçlerinin, belirli anisakid türlerinin tanımlanmasını zorlaştırmış olması, bu solucanların ekosistem üzerindeki etkilerini anlamayı karmaşık hale getirmektedir.

En az 10 karakter gerekli