DOLAR 44,2047 -0.06%
EURO 50,7497 0.19%
ALTIN 7.122,07-0,18
BITCOIN 32052601,85%
İstanbul

PARÇALI BULUTLU

  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
Miyofasiyal Ağrı Sendromu ve Tedavi Yöntemleri

Miyofasiyal Ağrı Sendromu ve Tedavi Yöntemleri

ABONE OL
20 Nisan 2025 00:36
Miyofasiyal Ağrı Sendromu ve Tedavi Yöntemleri
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Burcu Avşar’dan Miyofasiyal Ağrı Sendromu Hakkında Detaylar

Uzman Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Burcu Avşar, toplumda sıkça rastlanan ve “kulunç” olarak da bilinen miyofasiyal ağrı sendromunu detaylı bir şekilde açıkladı. Avşar, “Özellikle gün içerisinde dik duruş pozisyonundan kaynaklı olarak kaslarımızda ortaya çıkan sertlik ve hassas noktalar, tetik nokta olarak adlandırılır ve bu noktalar ağrıya yol açar. Hastalarımız genellikle; bastırdıklarında sert bir nokta hissettiklerini, bu noktaların ağrı yaptığı ve kuluncum olduğunu ifade ederler. Bu sendrom, belirli bir bölgede sınırlı ve lokalize ağrı ile karakterizedir. Tetik noktalara basıldığında, ağrı, yanıcı veya batıcı bir nitelik kazanır ve bazen baş, boyun veya omuz gibi komşu bölgelere yayılabilir. Hastalar sıklıkla “Sabah iyiyim, akşama doğru ağrım artıyor” veya “Hareketlerimde kısıtlanma ve kaslarda gerginlik hissediyorum” şeklinde şikayetlerini dile getirirler. Ayrıca, miyofasiyal ağrı sendromu, bazen çene ve kulak bölgesinde de rahatsızlıklara neden olabilir” ifadelerini kullandı.

‘Uzun Süre Aynı Pozisyonda Kalmayla Duruş Bozuklukları Sık Görülmekte’

Avşar, sendromun oluşum sebeplerine ilişkin olarak şunları paylaştı: “Günlük yaşamda değişen çalışma koşulları ve teknolojinin etkisiyle telefon kullanımı, bilgisayar başında uzun saatler geçirme gibi alışkanlıklar, aynı pozisyonda uzun süre durmayı gerektiriyor. Bu durum, duruş bozukluklarını tetikliyor. Duruş bozukluğu, miyofasiyal ağrı sendromunun önemli etkenlerinden biridir. Bunun yanında, travmalar (düşme, çarpma veya kasların ani zorlanması), stres ve düzensiz uyku da hastalığın gelişiminde rol oynar. Özellikle uyku düzensizliği, tetik nokta sayısında iki kat artışa neden olur. Stres ise kasların kasılmasına yol açarak tetik noktalarının oluşumunu hızlandırır. Ayrıca, D vitamini, mineral ve magnezyum eksiklikleri ile tekrarlayan kas zorlamaları da bu durumu tetikleyen faktörler arasındadır.”

Tanı ve Belirtiler

Avşar, miyofasiyal ağrı sendromunun tanısı hakkında şunları söyledi: “Tetik noktaların saptanması sırasında, hastanın bu noktalara bastırdığında ağrı hissetmesi ve kasın hafif seğirmesi önemli bulgulardır. Ayrıca, tetik noktaya basıldığında, komşu dokulara yani boyundan omuza veya başa yayılan ağrı ve zıplama işareti olarak adlandırılan belirti de tanıya yardımcı olur. Hastalar, özellikle bu belirtilerle birlikte, net bir tedavi için uzman doktora başvurmalıdır çünkü bu sendrom, zamanla kronikleşebilir ve yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyebilir. Kronik hale gelmiş hastalarda, ağrı geçmediği gibi, hastaların stres seviyeleri de artar ve bu durum, tedaviyi zorlaştırır. Bu nedenle, erken teşhis ve uygun tedavi çok önemlidir.”

‘Kombine Tedavi Yaklaşımı’

Avşar, miyofasiyal ağrı sendromu tedavisinde kullanılan yöntemleri şu şekilde sıraladı: “Kombine bir tedavi planı uyguluyoruz. Bu, ilaç tedavileri, yani ağrı kesiciler ve kas gevşeticiler ile başlar, ancak bunlar genellikle kısa vadeli ve semptomları hafifletici olur. Enjeksiyon teknikleri, özellikle tetik noktalarına uygulanan lokal anestezi ve iğneleme yöntemleri, bu noktaların rahatlatılmasını sağlar. Tetik nokta enjeksiyonlarında, içerisine lokal anestezi uygulanır ve bu sayede mekanik uyarı ile birlikte ağrının hafiflemesi sağlanır. Ayrıca, kuru iğneleme adı verilen yöntemle, ince iğneler kullanılarak kas ve tetik noktalarının mekanik uyarımı yapılır. Bu yöntemde amaç, oradaki kan dolaşımını artırmak, kasların esnekliğini ve sağlığını yeniden kazandırmaktır. Bunların yanı sıra, ultrason, TECAR, Hilterapi gibi lazer ve radyofrekans tedavileri, dirençli vakalarda şok dalga tedavisi (ESWT) gibi ileri yöntemler de uygulanabilir. Tüm bu tedaviler, kasların gevşetilmesi, tetik noktalarının iyileşmesi ve hücre yenilenmesinin hızlandırılmasını hedefler.”

‘Egzersizlerin Önemi ve Doğru Uygulama’

Tedavinin en kritik ve en zor aşaması olan egzersizlere değinen Avşar, şunları söyledi: “Germe, güçlendirme ve duruş bozukluklarını düzeltici egzersizler, miyofasiyal ağrı sendromunun yönetiminde temel unsurlardır. Bu egzersizlerin doğru ve düzenli yapılması çok önemlidir çünkü yanlış egzersizler, tetik noktalarının yeniden oluşmasına ve kas-iskelet sistemi hastalıklarının ilerlemesine neden olabilir. Bu nedenle, egzersizlerin, mutlaka bir fizyoterapist veya uzman doktor gözetiminde öğretilmesi ve uygulanması gerekir. Egzersizler, tedavinin uzun vadeli ve kalıcı sonuçlar elde edilmesinde en etkili aşamadır. Hatta, hastalar genellikle tedavi sonrası egzersize ara vermek ister, ancak bu yanlış bir yaklaşımdır. Egzersizler, yaklaşık %60-70 oranında ağrı azalması sağlar ve hastanın yaşam kalitesini artırır. Ayrıca, yeni tetik noktalarının oluşmasını engeller ve hastanın doğru duruşu kazanmasına, kasların esnekliğini korumasına ve güçlenmesine yardımcı olur.”

‘Hızlı ve Etkili Tedavi Yaklaşımları’

Avşar, tedavi sürecinin hızlı ve etkili bir şekilde yönetilmesi adına şunları belirtti: “Hastalar, başvurduğunda ilk olarak muayene ve tanı konur. Tanı sonrası, acil şiddetli ağrılar için, ilaç ve enjeksiyonlarla hızlı rahatlama sağlanır. Ayrıca, nöral terapi, kuru iğneleme ve fizik tedavi uygulamaları başlatılır. Bu tedavilerde lazer, radyofrekans, ultrason ve ESWT gibi gelişmiş teknolojiler kullanılır. Amacımız, kasların rahatlaması, tetik noktalarının iyileşmesi ve hücre yenilenmesinin teşvik edilmesidir. Uzun dönem takipler ve koruyucu önlemler de bu süreçte önemlidir. Klinik pilates ve rehabilitasyon egzersizleri, hastanın duruşunu koruması ve kas yapısını güçlendirmesi için uzmanlar eşliğinde yapılır. Bu bütünsel yaklaşım sayesinde, hastalar hem kısa vadeli rahatlama sağlar hem de uzun vadede sağlıklı bir yaşam sürdürebilirler.”

En az 10 karakter gerekli