Montreal’de yaşamını sürdüren 82 yaşındaki Lana Ponting, çocukluk yıllarında merkezde yürütülen deneylerin tespit edildiğini tıbbi kayıtlarıyla kanıtlıyor. Ailesiyle birlikte taşındığı şehirde uyum sorunu gerekçe gösterilerek bir hâkim tarafından kuruma yönlendirildiğinde içeride karşılaştığı ortamı henüz kavrayamamıştı.
ÜRKÜTÜCÜ BİR LABORATUVAR olarak tasvir ettiği merkezi, ilerleyen yıllarda ele geçirdiği belgelerle hatırlıyor. Ergenlik dönemine özgü davranışlar sergilediğini öne sürmesine rağmen, CIA destekli deneyler kapsamında habersiz kullanıldığına dair kayıtlar bulundu. BBC’nin aktardığı bilgiler ışığında, MK-Ultra kapsamında Soğuk Savaş döneminde ABD ve Kanada’da rızası alınmadan yüzlerce kişi üzerinde çalışma yürütüldü. Kanada tarafında çalışmaların başında McGill Üniversitesi’nden Dr. Ewen Cameron bulundu. Uygulanan yöntemler arasında LSD ve çeşitli uyuşturucu-uyarıcı ilaçlar, barbitüratlar, nitroz oksit ve şiddetli elektroşok tedavileri yer alıyordu; ayrıca aynı cümlenin binlerce kez tekrarlanmasıyla gerçekleştirilen psişik sürüş tekniği de kayıtlarda geçiyordu.
Ponting’e düzenli olarak LSD verildiği ve nitroz oksit seanlarında paniğe kapılıp çığlık attığına ilişkin doktor notları bulunmaktadır.
PROGRAMIN ASLI YILLAR SONRA ORTAYA ÇIKTI MK-Ultra’nın ayrıntıları ilk defa 1970’lerde belgelerin sızmasıyla gündeme geldi. ABD’de açılan davaların çoğu reddedilirken, Kanada hükümeti 1988’de sınırlı bir grup mağdura tazminat ödedi. 1992’de 77 kişiye toplam 100 bin Kanada doları ödenmesine rağmen Ottawa yönetimi hukuki sorumluluğu kabul etmedi. Ponting ise bu dönemde yaşananları bilmediği için tazminat kapsamına alınmadı.
DAVANIN DEVAMINA ONAY Royal Victoria Hastanesi’nin toplu davaya itirazı mahkeme tarafından reddedildi; böylece Ponting ve diğer mağdurların adalet arayışı sürüyor. McGill Üniversitesi ile hastane yönetimi, dava sürecinin devam ettiğini belirterek yorum yapmaktan kaçındı. Kanada hükümeti ise 1992’deki ödemelerin insani gerekçelerle yapıldığını savunup yeni bir değerlendirme yapmayı reddetti. “HAKİKAT KABUL EDİLMELİ” diyen araştırmacı Jordan Torbay, dönemin yöntemlerinin bile kabul edilemez olduğunu vurguluyor: “Mağdurların yaşadıklarını geri getirmek mümkün değil, ancak bu gerçeğin kabulü tarihe saygının bir göstergesidir.” Ponting ise dava sürecinin kendisi için anlamlı olduğuna işaret ederek, fotoğraflara her baktığında öfkesinin yeniden alevlendiğini söylüyor: “Bu davanın, yaşananların kapanışını sağlayabileceğini umut ediyorum.”
1
Avrupa Birliği’nin Hayvan Refahı ve Sahipsiz Hayvan Sorunu İle İlgili Çalışmaları
2
New Jersey’deki Gizemli Dronlar ve Radyoaktif Materyal Arayışı
3
2024 Yılı Ülkelerin Güvenlik Durumu: En Güvenli ve En Tehlikeli Ülkeler
4
Kritik Altyapıların Kesintiye Uğrayabileceği Günlerde Evde Nakit Bulundurmanın Önemi
5
Leicestershire’da Roma Dönemine Ait Tarihi Hazine Bulundu