Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Esin Korkut, norovirüs ile ilgili önemli bilgiler paylaştı. Özellikle bebekler, yaşlılar ve bağışıklık sistemi zayıf bireylerde, belirtiler 3 günden uzun sürdüğünde mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini vurguladı. Prof. Dr. Korkut, “Norovirüs, gastroenterite neden olan, ishal, bulantı ve kusma gibi belirtilerle kendini gösteren bir virüstür. Bu virüs, genellikle kontamine yiyeceklerden, sulardan ya da kişisel temas yoluyla bulaşır. Bulaştıktan sonra, 48 saat içinde bulantı, kusma, karın ağrısı ve ishal gibi semptomlar ortaya çıkabilir. Norovirüs, kapalı alanlarda, özellikle kış aylarında daha yaygın olarak görülmektedir; okullar, kreşler ve hastane ortamları gibi yerlerde hasta kişiler arasındaki temas yoluyla hızla yayılabilir.” dedi.
Norovirüs enfeksiyonunun belirtilerinin genellikle bir ila üç gün içerisinde kaybolduğunu, ancak bazı durumlarda ishalin uzayabileceğini belirten Korkut, “Özellikle bebekler, yaşlılar, bağışıklık sistemi zayıf olanlar ve gebelerde ishal vakaları uzamaya başladığında, kanlı ishale dönüşüyorsa veya ateş yükseliyorsa mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.” diye ekledi.
‘Hijyenin Önemi’
Norovirüsün gıda ve sulardan yayılabildiği gibi insan yoluyla da bulaşabileceğini ifade eden Korkut, hijyenin kritik bir öneme sahip olduğunu belirtti. “Özellikle el temizliği, tuvaletten çıktıktan sonra ve gıda hazırlarken büyük bir özen gerektirir. Masaların ve diğer yüzeylerin temizliği de ihmal edilmemelidir. Gıdaları, özellikle meyve ve sebzeleri bol su ile yıkamak son derece önemlidir. Hastalıklı kişilerle temas halinde, el hijyenine dikkat edilmelidir. Gerekirse kalabalık ortamlarda maske kullanılması önerilmektedir.” dedi.
‘Tedavi ve Korunma Yöntemleri’
Norovirüs enfeksiyonunun genellikle kendi kendini sınırladığını vurgulayan Korkut, tedavi yöntemleri hakkında şu bilgileri verdi: “Tedavi genellikle basittir ve hastalık kendiliğinden geçebilir. Yaklaşık 48 saat içerisinde bulantı, kusma ve ishal genellikle sona erer. Virüse yakalanılması durumunda istirahat, bol sıvı alımı ve dengeli beslenmeye özen gösterilmesi önerilir. Özel bir tedavi yöntemi yoktur; antibiyotik tedavisi uygulanmaz çünkü hastalık virüs kaynaklıdır. Ancak, hastalık ilerlerse, bağışıklık sistemi zayıf kişilerde ateş yükselirse, halsizlik, yorgunluk, baş dönmesi gibi belirtiler ortaya çıkarsa veya çocuklarda ağlama nöbetleri başlarsa, kanlı ishal görülürse, mutlaka en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.” dedi.
Kış mevsiminde kapalı alanlarda daha fazla vakit geçirildiği için temas sıklığının arttığını belirten Korkut, “Hijyen kurallarına daha fazla dikkat edilmelidir. El hijyeninin sağlanması için mutlaka su ve sabun kullanılmalıdır. Mevsime uygun olarak, özellikle meyve tüketimine ve vitamin desteğine de önem verilmelidir.” ifadelerini kullandı.