DOLAR 43,4125 0.02%
EURO 51,8390 -0.8%
ALTIN 7.390,562,31
BITCOIN 38860062,07%
İstanbul
11°

PARÇALI AZ BULUTLU

  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
Obezitenin Sağlık Üzerindeki Etkileri ve Önlenme Yolları

Obezitenin Sağlık Üzerindeki Etkileri ve Önlenme Yolları

ABONE OL
14 Mayıs 2025 13:12
Obezitenin Sağlık Üzerindeki Etkileri ve Önlenme Yolları
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Obezitenin Tanımı ve Klinik Önemi

Prof. Dr. M. Emel Alphan, obezitenin uzun süreli ve sürekli pozitif enerji dengesinin sonucu olarak vücutta yağ dokusunun aşırı derecede artması ve bu yağların vücutta depolanmasıyla oluşan kronik bir sağlık sorunu olduğunu açıklamıştır. Bu durum, sadece estetik kaygıların ötesinde ciddi sağlık riskleri taşımaktadır.

Obezitenin Tanımı ve Klinik Önemi

Obezitenin Sağlık Riskleri ve Toplumdaki Durumu

Obezitenin, diyabet, kalp-damar hastalıkları, hipertansiyon ve çeşitli kanser türleri başta olmak üzere birçok ciddi sağlık sorununa zemin hazırladığını vurgulayan Prof. Dr. Alphan, Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) verilerine göre; Avrupa’daki yetişkin nüfusun %55’inin hipertansiyon, %35’inin kalp hastalıkları ve %80’inin Tip 2 diyabet riskinin obeziteyle ilişkili olduğunu bildirmiştir. Her yıl bu hastalıklar nedeniyle 1 milyondan fazla kişinin yaşamını yitirdiği de dikkate alınmalıdır.

Obezitenin Sağlık Riskleri ve Toplumdaki Durumu

Beden Kütle İndeksi (BKİ) ve Sağlık Riskleri

Obezitenin değerlendirilmesinde kullanılan en yaygın yöntem olan Beden Kütle İndeksi (BKİ), kişinin ağırlığının boy uzunluğunun karesine bölünmesiyle hesaplanır. Prof. Dr. Alphan, BKİ sınıflandırmasına göre; 25-30 kg/m2 arası hafif şişmanlık (kiloluluk), 35 kg/m2 üzerinde ise hastalık riskinin oldukça arttığını belirtmiştir. Ayrıca, BKİ’nin yüksek olmasının her zaman obeziteyi gösteremeyebileceğine dikkat çekmiş ve kas kütlesi yüksek olan sporcuların BKİ’sinin normalden yüksek olabileceğini, bu durumda obezitenin söz konusu olmadığını vurgulamıştır.

Beden Kütle İndeksi (BKİ) ve Sağlık Riskleri

Bel Çevresi ve Ekstra Risk Faktörleri

Sağlık açısından önemli diğer bir ölçüt ise bel çevresidır. Kadınlarda 88 cm’nin, erkeklerde ise 102 cm’nin altında olması gerektiği belirtilmiştir. Bu ölçümler, obezitenin getirdiği sağlık risklerinin değerlendirilmesinde önemli bir gösterge olarak kabul edilmektedir.

Bel Çevresi ve Ekstra Risk Faktörleri

Türkiye’nin Obezite Durumu ve Uluslararası Sıralamadaki Yeri

Prof. Dr. Alphan, Türkiye’nin obezite oranları açısından dünya sıralamasında 17’nci, Avrupa kıtasında ise en yüksek orana sahip ülke konumunda olduğunu ifade etmiştir. 2024 yılı verilerine göre, 15 yaş ve üzeri nüfusun %32,1’inin obez, %34,6’sının ise fazla kilolu olduğunu ve toplamda %66,7’lik bir oranı kapsadığını belirtmiştir. Ayrıca, bu nüfusun diyabet, kalp hastalıkları, felç ve kanser gibi hastalıklardan 2,4 milyon kişinin etkilendiğine dikkat çekmiştir.

Neden Bu Kadar Çok Kilo Alıyoruz?

Günümüz toplumunun geçmiş kuşaklara göre daha kilolu olmasının temel nedenlerine değinen Prof. Dr. Alphan, yaşam tarzı değişikliklerine vurgu yapmıştır. Obezitenin, aşırı enerji alımı, yetersiz enerji harcaması ve genetik ile çevresel faktörlerin karmaşık etkileşiminin sonucu olduğunu açıklamıştır. Özellikle, sedanter yaşam biçimi ve beslenme alışkanlıklarındaki değişikliklerin obeziteyi tetiklediğine işaret etmiştir.

Yüksek Enerji Alımını Tetikleyen Faktörler

Ev dışında yemek yeme alışkanlığı, porsiyonların büyümesi, fast-food tüketiminin yaygınlaşması, fruktoz bazlı şekerlerin içeceklerde kullanımı, popüler diyetlerin yanlış uygulanması ve aşırı kilo verme girişimlerinin ardından hatalı beslenmeye dönüşmesi, enerji alımını artıran başlıca faktörlerdir. Ayrıca, otomobil kullanımı, yürüyen merdiven ve asansör kullanımıyla fiziksel aktivitenin azalması da obezite oranlarını yükseltmektedir.

Obezitenin Nedenleri ve Altta Yatan Faktörler

Obezitenin sadece beslenme ve fiziksel aktivite eksikliğine bağlanamayacağını vurgulayan Prof. Dr. Alphan, genetik faktörler, hormonal bozukluklar, belirli hastalıklar, çevresel ve psikolojik faktörler, kullanılan bazı ilaçlar, uyku düzeni bozuklukları, sosyoekonomik durum ve iklim değişiklikleri gibi birçok farklı etkenin obeziteyi tetikleyebileceğini söylemiştir. Bu nedenle, her bireyin obeziteye neden olan temel faktörlerin doğru tespiti ve ona uygun tedavi planının oluşturulmasının büyük önem taşıdığını ifade etmiştir.

Farkındalık ve Toplumsal Bilinçlenmenin Önemi

Obezitenin önlenmesinde bireysel ve toplumsal bilinçlenmenin kritik bir rol oynadığını belirten Prof. Dr. Alphan, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının kazandırılması ve düzenli fiziksel aktivitenin yaşam biçimi haline getirilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Bu farkındalık çalışmalarının, toplumda obezitenin önüne geçmek adına en etkili yöntemler olduğunu dile getirmiştir.

Sağlıklı Yaşam ve Diyet Yaklaşımları

Obezitede ilk tercih edilmesi gereken yöntem, sağlıklı yaşam tarzı değişiklikleri ve düzenli beslenmedir. Prof. Dr. Alphan, az yağlı süt ve ürünleri, yağsız et, balık, tavuk, yumurta, kurubaklagiller ve az miktarda kuruyemişleri içeren, rafine edilmemiş tam tahıllara dayalı, günde 5-10 porsiyon sebze ve meyveden oluşan dengeli bir beslenme modelinin tercih edilmesi gerektiğini söylemiştir. Ayrıca, doymuş ve trans yağlardan uzak durulması, zeytinyağı ve diğer bitkisel yağların kullanılması, şeker ve şekerli yiyeceklerin tüketiminin sınırlandırılması ve suyun tercih edilmesi enerji dengesi ve obeziteyle ilişkili hastalıkların risklerini azaltacaktır. Bu beslenme tarzları, Akdeniz Diyeti, DASH Diyeti ve vejetaryen beslenme gibi sağlıklı ve bilimsel olarak kabul gören yaklaşımlardır.

Popüler Diyetlerin Tehlikeleri ve Uzun Vadeli Sürdürülebilirlik

Prof. Dr. Alphan, popüler ve aşırı kısıtlayıcı diyetlere yönelmenin, kısa vadede kilo verme sağlasa da uzun vadede sürdürülebilir olmadığını ve çeşitli sağlık riskleri oluşturduğunu uyarmıştır. Aralıklı oruç, ketojenik diyet, kan grubu diyeti, alkali diyet veya tek besin diyeti gibi uygulamaların, kişilerin yaşam kalitesini olumsuz etkileyebileceğine ve metabolik bozukluklara yol açabileceğine dikkat çekmiştir. Bu nedenle, uzman kontrolünde ve bireye uygun, dengeli beslenme programlarının tercih edilmesi gerektiğini belirtmiştir.

En az 10 karakter gerekli