Orta yaş ve üzeri 128 yetişkin, iki yıl boyunca izlenerek beyin yaşlarının yapay zeka destekli MRI analizleriyle karşılaştırıldı. Katılımcıların yaklaşık dörtte üçü kadınlardan oluştu ve çoğunun diz osteoartritiyle ilişkili kronik ağrıya sahip olduğu ya da bu risk grubunda bulunduğu saptandı. Yapılan gelişmiş görüntüleme taramaları ve makine öğrenimi teknikleriyle her bireyin beyin yaşı hesaplandı ve gerçek yaşıyla karşılaştırıldı.
Sonuçlar incelendiğinde, psikolojik durum ve yaşam tarzı açısından en sağlıklı kombinasyona sahip kişilerin beyinlerinin, kronolojik yaşlarından sekiz yıla kadar daha genç göründüğü ortaya çıktı. Buna karşılık kronik ağrı, düşük gelir ve sınırlı eğitim gibi etkenler beynin daha yaşlı görünmesiyle ilişkili bulundu. Ancak zaman içinde bu olumsuz koşulların etkisinin zayıfladığı, olumlu yaşam alışkanlıklarının ise kalıcı ve güçlü bir etkiye sahip olduğu görüldü.
Sağlıklı beyin yaşlanmasına katkı sağlayan diğer davranışlar arasında sigara içmemek ve ideal bir vücut ağırlığını sürdürmek yer aldı. Çalışmanın ana katılımcılarından Florida Üniversitesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Doç. Dr. Kimberly Sibille, sağlığı destekleyen davranışların yalnızca ağrı yönetimini değil, genel sağlık durumunu da anlamlı biçimde güçlendirdiğini belirtti. Elde edilen bulgular Brain Communications dergisinde yayımlandı.
Bu çalışmanın bulguları, kronik ağrı veya uzun süreli sağlık sorunları yaşayan bireylerde ruhsal iyilik halinin ve yaşam tarzı tercihlerinin beyin sağlığı üzerinde önemli bir rol oynadığını gösteriyor. Ayrıca kişilik özellikleri ile yaşam süresi arasındaki ilişkiyi inceleyen bir diğer geniş kapsamlı analizle de örtüştü. Limerick Üniversitesi liderliğindeki çalışmada, yarım milyonun üzerinde veriyi inceleyen analizde nevrotikliğin erken ölüm riskini %3 artırdığı, aynı zamanda bilinçli ve sorumlu davranışların ölüm riskini %10 azalttığı bulundu. Dışa dönüklük (extraversion) ise ölüm riskinin %3 daha düşük olmasıyla ilişkilendirildi.