DOLAR 44,2795 0.22%
EURO 50,5902 -0.78%
ALTIN 7.134,90-0,98
BITCOIN 31525590,50%
İstanbul

KAPALI

  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
Plastiklerin Ekosistem ve İnsan Sağlığı Üzerindeki Yıkıcı Etkileri

Plastiklerin Ekosistem ve İnsan Sağlığı Üzerindeki Yıkıcı Etkileri

ABONE OL
19 Şubat 2025 10:12
Plastiklerin Ekosistem ve İnsan Sağlığı Üzerindeki Yıkıcı Etkileri
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Plastiklerin Ekosistem Üzerindeki Yıkıcı Etkileri

Uluslararası kuruluşların verileri ve bilimsel araştırmaların sonuçlarına yer veren bir çalışma, plastiklerin ekosistemler üzerindeki yıkıcı etkilerini gözler önüne seriyor. Springer Nature kaynaklı bu araştırmaya göre, yıllık yaklaşık 400 milyon ton plastik üretilmekte ve bu miktar son 20 yılda iki katına çıkmıştır.

İnsan Sağlığı Üzerindeki Etkileri

Çalışmada, ekosistemdeki hayvanların yanı sıra insanların da plastik atıklarından nasıl etkilendiği ele alınmıştır. İnsanların içme suyu, hava ve gıda yoluyla plastik parçacıklara veya kirleticilere doğrudan ya da dolaylı olarak maruz kaldığı vurgulanmaktadır. Özellikle akciğer ve bağırsaklar gibi insan organlarının mikroplastikler ve ince parçacıklar nedeniyle olumsuz etkilendiği bildirilmektedir. Bu parçacıkların çoğu zaman hücre zarlarına girerek kan-beyin bariyerini geçebildiği ifade edilmektedir.

Kalp Krizi ve Felç Riski

Napoli’deki Campania Luigi Vanvitelli Üniversitesi’nde yapılan bir çalışmada, kan damarları mikroskobik plastiklerle kirlenen bireylerde felç, kalp krizi ve erken ölüm riskinin önemli ölçüde arttığı gözlemlenmiştir. New England Journal of Medicine’de yayımlanan bu çalışmanın yazarlarından Dr. Raffaele Marfella, “Verilerimiz doğrulanırsa, kardiyovasküler sağlığı önemli ölçüde etkileyecektir çünkü plastik kirliliğine karşı savunmasızız” demektedir.

Doğmamış Bebeklerin Maruziyeti

Araştırmacılar, mikroplastiklerin insan plasentasında bile varlığını bildirmiştir. Çalışmada, plastik atığın yakılması sonucu ortaya çıkan dioksin gibi kanserojen kimyasalların solunduğunda ölümcül olabileceği ve hamile kadınlar ile doğmamış çocuklarının bu toksik etkilere karşı özellikle savunmasız olduğu belirtilmiştir. Gıda ve içecekler yoluyla vücuda alınan mikroplastiklerin anne karnındaki çocukları dahi etkileyebileceği vurgulanmaktadır. Vücutta biriken toksinlerin anneden çocuğa geçme riski de önemli bir konudur.

Çevresel Faktörler ve Hastalıklar

Mikroplastik ve nanoplastiklerin insan sağlığı üzerindeki zararları arasında enerji ve biyokimyasal metabolizma değişiklikleri, uygunsuz immünolojik işlev, oksidatif stres, hücre çoğalmasında azalma, kanser riski ve bazen alışılmadık organ gelişimi yer almaktadır. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine atıfta bulunulan raporda, Doğu Akdeniz Bölgesi’ndeki hastalık yükünün yaklaşık yüzde 22’sinin, çocuklarda ise yaklaşık yüzde 30’unun çevre kirliliği gibi çevresel risk faktörlerine bağlı olduğu ifade edilmektedir. Her yıl yaklaşık 854 bin kişinin sağlıksız yaşam koşulları nedeniyle erken öldüğü ve bunun bölgedeki toplam ölümlerin yaklaşık yüzde 20’sini oluşturduğu belirtilmektedir.

2050’de Okyanuslar Plastik İçin Tehlikeli Olacak

Ellen MacArthur Vakfı’nın 2016 tarihli bir çalışmasına göre, okyanuslardaki plastik miktarının önümüzdeki 15 yılda iki katına çıkması beklenmektedir. 2050 yılına kadar okyanusta balıktan (ağırlıkça) daha fazla plastik olabileceği tahmin edilmektedir. Springer Nature çalışmasında da yer alan İngiltere merkezli Eunomia Research and Consulting tarafından yayınlanan bir rapora göre, yıllık plastik atık girdisinin %80’inden fazlası her yıl denize bırakılmaktadır. Deniz suyunda bulunan plastiklerin ve mikroplastiklerin çoğu, genellikle deniz rotaları boyunca yapılan yolculuklar sırasında dökülen gemi atıklarından kaynaklanmaktadır. Bu zararlı mikroplastikler ekosistemleri bozmakta ve biyolojik yaşam döngülerine girdiğinde ilişkili organizmaları etkilemektedir.

Deniz Hayvanları ve İnsan Sağlığı

IMLRU’nun (2018) yaptığı bir araştırmaya göre, plastik atıklar 700’den fazla deniz türünü etkilediği tespit edilmiştir. Ticari balık ve kabuklu deniz hayvanlarına ek olarak, her yıl yaklaşık 100 milyon deniz memelisinin plastikler ve yan ürünleri yoluyla oluşan kirlilik nedeniyle öldüğü belirlenmiştir. Sadece deniz hayvanları değil, deniz kuşları da yüzen plastik çöpleri yutmaktadır. Dünya çapındaki deniz kuşlarının yaklaşık yüzde 90’ının ve deniz kaplumbağalarının yüzde 52’sinin midesinde plastik artıklar bulunmuştur. Bilim insanları, mikroplastiklerin bu balıklar aracılığıyla tüketen insanların vücuduna girdiğini ve birçok hastalığa yol açtığını vurgulamaktadır.

Plastik Üretimindeki Artış

Çalışmada, polimer plastiğin kendisinin çevre için doğal olarak toksik olmasa da, insanlar, hayvanlar ve yaban hayat için sağlık riskleri oluşturan tehlikeli kimyasallar saldığına dikkat çekilmektedir. Son yetmiş yıl içinde plastik üretiminde önemli bir artış yaşandığı, 1950 ile 2022 arasında, plastik üretiminin 1950’deki 1,5 milyon metrik ton seviyesinden 400,3 milyona ulaştığı vurgulanmaktadır.

Acil Önlem Planı Gerekli

Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü’nün (OECD) 2022 tarihli bir raporunda, dünya genelinde plastik üretiminin son 20 yılda iki katına çıktığı ve bunun yalnızca yüzde 9’unun başarıyla geri dönüştürüldüğü tespit edilmiştir. Bu verilerin ışığında, yenilikçi geri dönüşüm teknolojileri ve çevresel riskleri en aza indirmeyi, uzun vadeli ekolojik istikrarı teşvik etmeyi amaçlayan sürdürülebilir yaklaşımlar üzerinde durulmaktadır. Gezegende biriken milyonlarca ton metrik plastiği azaltmanın, biyolojik olarak parçalanabilir ve kompostlanabilir plastiklerin geliştirilmesine ve geri dönüşüm teknolojilerinin ilerletilmesine bağlı olduğu vurgulanmaktadır. Ayrıca, geri dönüşümdeki teknolojik yeniliklerin, plastik atık yönetiminin etkinliğini ve verimliliğini hızla artırdığına dikkat çekilmektedir.

En az 10 karakter gerekli