DOLAR 43,4903 0.13%
EURO 51,9147 -0.45%
ALTIN 7.322,79-2,69
BITCOIN 3563937-6,62%
İstanbul

HAFİF YAĞMUR

  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
Pseudomonas aeruginosa ve Plastikleri Parçalama Yeteneği: Yeni Bir Tehdit ve Fırsat

Pseudomonas aeruginosa ve Plastikleri Parçalama Yeteneği: Yeni Bir Tehdit ve Fırsat

ABONE OL
21 Mayıs 2025 01:48
Pseudomonas aeruginosa ve Plastikleri Parçalama Yeteneği: Yeni Bir Tehdit ve Fırsat
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Pseudomonas aeruginosa, dünya genelinde yılda yaklaşık 559 bin ölümle sonuçlanan ciddi enfeksiyonlara neden olan çok yönlü ve dirençli bir bakteridir. Özellikle hastane ortamlarında görülen enfeksiyonların başlıca sorumlusu olan bu bakteri, akciğer, idrar yolu ve kan enfeksiyonlarının yanı sıra, yara enfeksiyonlarına da yol açabilmektedir. Ancak, bu bakterinin steril ortamlar içindeki etkinliği ve nasıl bu kadar güçlü olabildiği uzun süre bilinmemekteydi.

Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen araştırmalarda, İngiltere’de bir hastadan alınan yara örneği detaylı şekilde incelenmiş ve önemli bulgular elde edilmiştir. Bu incelemeler, Pseudomonas aeruginosa’nın Polycaprolactone (PCL) isimli tıbbi plastikleri parçalayan özel bir enzim olan Pap1 enzimini üretebildiğini ortaya koymuştur. PCL, dikiş iplikleri, yara örtüleri, cerrahi ağlar ve diğer birçok tıbbi cihazda yaygın olarak kullanılan biyouygun ve çözünür plastiklerdir.

İlginç olan nokta ise, bu enzimin sayesinde bakterinin plastik karbonunu enerji kaynağı olarak kullanabilmesi ve böylece yaşam alanını genişletebilmesidir. Deneysel çalışmalar, bakterinin Pap1 genini Escherichia coli bakterisine aktararak, bu yeni taşıyıcı bakterinin de plastikleri parçalayabildiğini göstermiştir. Aynı zamanda, Pap1 genini Pseudomonas aeruginosa’dan silen araştırmacılar ise, bakterinin artık plastiği parçalayıp enerji elde edemediğini net biçimde ortaya koymuştur.

PLASTİK YEMEK DAHA GÜÇLÜ OLMASINI SAĞLIYOR

Bu gelişmelerden en kaygı verici olanı ise, bakterinin plastikleri besin kaynağı olarak kullanmasıyla birlikte, biyofilm yapısının güçlenmesi ve antibiyotiklere karşı direnç kazanmasıdır. Biyofilmler, bakterilerin antibiyotik ve bağışıklık sistemine karşı korunmasını sağlayan kalın ve yapışkan yapılar olup, enfeksiyonların tedavisini oldukça zorlaştırır. Bu durum, hastanelerde kullanılan plastiklerin sadece enfeksiyon kaynağı olmakla kalmayıp, aynı zamanda bakterilerin yaşam alanı ve enerji kaynağı haline gelmiş olabileceğine işaret etmektedir.

Yapılan araştırmalar, bu enzimin yalnızca Pseudomonas aeruginosa’da değil, başka bakterilerde de bulunabileceği olasılığına da dikkat çekmektedir. Bu da, hastane ve sağlık ortamlarındaki plastiklerin mikroorganizmalar için bir besin ve barınak kaynağı olabileceği endişesini artırmaktadır.

Baş araştırmacı Ronan McCarthy, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Bu gelişme, hastanelerde patojenlerin yaşam biçimini yeniden düşünmemize sebep oluyor. Tıbbi cihazlarda kullanılan plastikler, artık sadece mekanik bir risk değil, aynı zamanda biyolojik bir tehdit unsuru da olabilir” ifadelerini kullanmıştır. Ayrıca, bilim insanları, bu plastiği sindiren enzimlerin yaygınlık seviyesini ve bu enzimin bakterilerin yaşam döngüsü üzerindeki etkisini anlamak için daha fazla araştırma yapılması gerektiğine vurgu yapmaktadır.

Öte yandan, hastanelerde kullanılan plastik türlerinin ve temizlik protokollerinin gözden geçirilmesi, enfeksiyonların önlenmesinde önemli bir adım olabilir. Günümüzde modern tıbbi uygulamalar ve teknolojiler, plastikler olmadan neredeyse imkânsız hale gelmişken, bu gelişmeler mikroplar ve bakteriler için yeni bir yaşam alanı ve enerji kaynağı oluşturmuş durumda. Bu nedenle, bilim insanları ve sağlık otoriteleri, yeni önlemler ve stratejiler geliştirmek zorunda kalabilirler.

En az 10 karakter gerekli