Rahim ağzı (serviks) kanseri çoğu vakada erken evrede belirti vermez; bu yüzden toplumsal farkındalık ve düzenli tarama hayati önem taşır. Uzmanlar, hastalığın temel dinamiklerini ve korunma yöntemlerini şu şekilde özetliyor:

Serviks kanseri, vajina ağzında yer alan serviks dokusunun aniden değişen hücreleriyle gelişir ve çoğunlukla öncü lezyonlar sayesinde tedavi edilebilir durumda kalır. Aynı zamanda HPV gibi bulaşıcı virüslerin rolü büyüktür ve aşıyla da önemli ölçüde önlenebilir. Dünya genelinde özellikle 45 yaş altındaki kadınlarda sık rastlanan bir kanser türü olarak bilinir; riskler HPV pozitifliğiyle ilişkilidir.
Çok eşli yaşam ve cinsel temas HPV’ye maruz kalma riski, partner sayısıyla doğru orantılıdır; geçmişteki çoklu ilişkiler nedeniyle risk artar. Kadınların yaklaşık %75–80’i 50 yaşından önce en az bir HPV enfeksiyonu geçirir. Çoğu gençlik döneminde bulaşık olan bu virüs, çoğu kişinin hayatında en az bir kez karşına çıkar.
Aşılar ve tarama konusuna gelince, tarama cinsel açıdan aktif olan tüm kadınlar için önemini korur ve HPV aşısının uygulanması, serviks kanseri riskini azaltmada etkili olmasına rağmen taramayı tamamen ortadan kaldırmaz. 21 yaş sonrasında smear (PAP) taraması ve 30 yaş itibarıyla HPV testinin rutin olarak yapılması önerilir. Aşının, mevcut enfeksiyonlara karşı da bağışıklık sistemi üzerinde önemli bir uyarı yaptığı unutulmamalıdır; bu yüzden gelecekte taramayı atlamayacak bir yol sunar.
Korunmanın yolları arasında düzenli tarama ve gerektiğinde HPV testi veya PAP testi yer alır. HPV aşısı hem kadınlar hem de erkekler için uygulanabilir ve ideal olarak 9–15 yaş arasındaki dönemde, cinsel yaşam başlamadan önce yapılırsa en iyi korumayı sağlar. Üç ana aşı türü (ikili, dörtlü ve dokuzlu) güvenli ve etkilidir; bu aşılar servikal lezyonları ve kansere yol açan süreçleri önemli ölçüde azaltır.
Aşının kimlere önerildiği konusunda ise küresel uygulamalar şu şekilde özetlenebilir: çocuklar için rutin aşı uygulamaları 11–12 yaşlarda başlar; 15 yaşına kadar iki doz önerilir ve 26 yaşına kadar olanlar için de aşılar önerilebilir. FDA tarafından 27–45 yaş aralığında olanlar için onaylı bir kullanım mevcuttur ve bağışıklık durumu zayıf olan kişilerde üç doz önerilir.
Erken işaretler arasında adet döngüsü arasındaki ara kanama, cinsel ilişki sonrası kanama, menopoz sonrası kanama ve vajinal akıntı sayılabilir; bu tür belirtiler için bir jinekologa başvurmak önemlidir. Pap smear ve HPV testiyle rahim ağzı hücrelerindeki değişiklikler ile virüsün varlığı tespit edilebilir.
Herkesi etkileyen virüs HPV, serviks dışında vajina, vulva, orofaringeal ve anal bölgelerde kanserlere de yol açabilir ve erkeklerde penis kanseri ile anüs/boğaz kanserlerine karşı da risk oluşturabilir. Genelde enfeksiyonlar belirti vermez; bağışıklık sistemi güçlü kişilerde virüs %80 oranında temizlenir, bazı kadınlarda ise enfeksiyon sürer ve kanser gelişme ihtimali ortaya çıkar. Yeni bir enfeksiyonun serviks kanserine yol açması yaklaşık 5–25 yıl sürer.