DOLAR 44,2262 0.06%
EURO 51,2075 0.33%
ALTIN 7.078,03-0,48
BITCOIN 32690360,33%
İstanbul

PARÇALI BULUTLU

  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
Rumeysa Öztürk’ün Gözaltı Süreci ve İfade Özgürlüğü

Rumeysa Öztürk’ün Gözaltı Süreci ve İfade Özgürlüğü

ABONE OL
15 Nisan 2025 01:48
Rumeysa Öztürk’ün Gözaltı Süreci ve İfade Özgürlüğü
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Amerika Birleşik Devletleri’nde yüksek lisans öğrencisi olan Tufts Üniversitesi doktora öğrencisi Rumeysa Öztürk, İsrail yanlısı bir grup tarafından fişlendikten sonra “Yahudi karşıtlığı” iddialarıyla sivil kıyafetli Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) kolluk güçleri tarafından alıkonulmuştur. Öztürk’ün gözaltına alınmasından günler önce, ABD Dışişleri Bakanlığı, Öztürk’ün “Yahudi karşıtı” bir faaliyette bulunduğuna ya da terör örgütü destekçisi olduğuna dair Trump yönetiminin herhangi bir kanıt sunmadığını belirten bir belge hazırlamıştır.

The Washington Post’un ulaştığı bu belgeye göre, Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Öztürk’ün vizesini iptal etmek için kullandığı ilk yetkinin gerekçesiz kaldığı ifade edilmiştir. Dışişleri Bakanlığı, Öztürk’ün İsrail karşıtı bir makale yazdığını doğrulamakla birlikte, bu yazının ifade özgürlüğü kapsamında kaldığını ve terör destekçiliği ya da Yahudi karşıtlığı suçlamalarını haklı kılacak herhangi bir kanıt olmadığını belirtmiştir.

Gerekçesiz İptal ve Hükümetin Tavrı

Bakanlığın yazılı değerlendirmesine rağmen, Öztürk’ün vizesi başka bir yetki temel alınarak iptal edilmiştir. Bu yetki, vize iptali için gerekçe sunulmasını zorunlu kılmamaktadır. Trump yönetimi, uluslararası öğrencilere yönelik daha geniş bir baskı uygulaması kapsamında, yüzlerce öğrencinin vizelerini benzer bir şekilde iptal etmiştir. Öztürk, geçtiğimiz yıl Tufts öğrenciler gazetesinde yayımladığı bir yazıda, üniversitenin İsrail bağlantılı yatırımlarını açıklamasını ve bu şirketlerden çekilmesini talep etmiştir. Ancak bu yazı, Trump yönetimi tarafından “Hamas’ı desteklemek” olarak tanımlanmıştır. Devlet kurumları arasında dolaşan belgelerde, ne ICE ne de İç Güvenlik Bakanlığı bu suçlamayı destekleyecek herhangi bir delil sunabilmiştir. Üstelik, ABD hükümet veri tabanlarında Öztürk ile ilgili terör bağlantılı herhangi bir bilgiye de ulaşılamadığı kaydedilmiştir.

İfade Özgürlüğünün Sınırlanması

Marco Rubio, Öztürk’ün gözaltına alınmasının yalnızca yazdığı makale nedeniyle olmadığını, bu kişilerin üniversite içinde “binaları işgal ettiğini ve öğrencileri taciz ettiğini” belirtmiştir. Ancak suçlamaların aksine, Tufts Üniversitesi’ndeki protestolar sırasında Öztürk’ün lider konumda olduğuna dair hiçbir işaret bulunmamaktadır. Öztürk’ün avukatları, bu suçlamaların gerçek dışı olduğunu ileri sürmüştür. Buna rağmen, Trump yönetimi, Öztürk’ün de aralarında bulunduğu öğrencilerin “eylemlerle kaos ortamı yarattığını” iddia etmeye devam etmektedir.

Uluslararası Tepkiler ve Öğrenci Dayanışması

Öztürk’ün durumu, uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırmıştır. Tufts Üniversitesi kampüsünde hem İsrail yanlısı gruplar hem de Cumhuriyetçi öğrenciler, Öztürk’ün gözaltına alınış biçimini ve ifade özgürlüğünün bastırılmasını eleştirmiştir. Tufts’taki ‘İsrail’in Dostları’ grubu, “Bu yazının içeriğine kesinlikle katılmıyoruz ama ifade özgürlüğünün sınırlandırılması demokratik değildir” şeklinde bir açıklama yapmıştır.

Gözaltı Sürecinde Yaşananlar

Gözaltı sırasında Öztürk’ün annesiyle telefonda konuştuğu ve kimliği belirsiz kişiler tarafından etrafının sarıldığı öğrenilmiştir. Öztürk, yeminli ifadesinde “Beni öldüreceklerinden emindim” demiştir. Ardından, elleri kelepçelenip belinden zincirlenerek ayaklarından da kelepçelendiğini aktarmıştır. Pazartesi günü Vermont’ta görülecek duruşmada, Öztürk’ün sınır dışı edilip edilmeyeceğine karar verilmesi beklenmektedir.

En az 10 karakter gerekli