Son zamanlarda gözlemlenen ani kardiyak ölüm vakalarındaki artış, uzmanları yeni önleyici stratejiler geliştirmeye yönlendirmektedir. Kardiyoloji alanında önemli bir isim olan Prof. Dr. Olcay Özveren, bu yükselişin sebeplerini, riskli grupları ve hayat kurtarabilecek etkili önlemleri detaylı şekilde açıkladı. Her yaşta risk olasılığı mevcuttur, çünkü ani kalp durması, yaşa bağımlı olmadan farklı nedenlerle ortaya çıkabilmektedir.
Gençler arasında genellikle doğuştan gelen ritim bozuklukları veya kas hastalıkları öne çıkarken, orta ve ileri yaşlarda ise damar tıkanıklıkları ve kalp krizleri en sık karşılaşılan sebepler arasında yer alıyor. Dünya genelinde erişkin nüfusta bu durumların görülme sıklığı binde 1-2 civarındadır, fakat sağlıksız yaşam alışkanlıklarının yaygınlaşması ve farkındalığın artmasıyla bu oranlar daha da yükselme eğilimindedir.
Artış gösteren vaka sayıları, toplumda farkındalığın gelişmesine katkı sağlamakla beraber, aynı zamanda sağlıksız yaşam tarzlarının ciddi sonuçlar doğurduğunu da gösteriyor. Prof. Dr. Özveren, özellikle aşağıdaki belirtilere dikkat edilmesi gerektiğini vurguluyor:

Riskli grupların, düzenli kardiyolojik takiplerini aksatmamaları büyük önem taşıyor. Prof. Dr. Özveren, şu ifadelerle uyarıyor:

Son yıllarda, özellikle yüksek risk grubundaki bireyler için tercih edilen koroner tomografik anjiyografi, kalp damar hastalıklarının detaylı ve güvenilir şekilde değerlendirilmesine olanak tanımaktadır. Bu yöntem sayesinde damar tıkanıklığı, darlık ve diğer hayati riskler yüksek doğrulukla tespit edilebilmekte olup, 5-10 yılda bir tekrar edilmesi önerilmektedir. Ancak, bu yöntem herkes için rutin tarama aracı değildir; sadece hekimin önerisi ve gereklilik durumunda uygulanmalıdır.
Kalp ritmini hızlandırıcı ve ritim problemlerini tetikleyici etkileri nedeniyle enerji içeceklerinden uzak durmak büyük önem taşımaktadır. Prof. Dr. Özveren, bu içeceklerin yüksek dozda teofilin ve kafein içerdiğini, yüksek enerji sağlama amacıyla kullanılsa da ritim bozukluğu olan kişilerde ani ölüm riskini artırabileceğini ifade ediyor. Ayrıca, soğuk havaların ani kalp krizlerini tetikleyebileceğine de dikkat çekiyor; özellikle koroner hastalığı, geçirilmiş kalp krizi veya kontrolsüz hipertansiyon gibi risk faktörleri bulunan kişiler soğuk havalarda egzersiz yapmaktan kaçınmalıdırlar.
Prof. Dr. Özveren, ani kalp krizinde yapılması gereken ilk müdahaleleri şu şekilde sıralıyor:
Toplumda temel yaşam desteği eğitimlerinin yaygınlaştırılması ve bilinçli müdahale ile hayatta kalma şansını artırmak mümkün olmaktadır.