Türkiye’de sosyal güvenlik ve çalışma hayatına dair beklentiler, ekonomi gündeminin merkezinde yer almaya devam ediyor. SGK uzmanı İsa Karakaş, programa dair gözlemlerini paylaşırken, sürecin farklı kesimler üzerinde yarattığı etkileri ve süregelen talepleri ele aldı. Mağduriyetlerin yaygın olduğuna dikkat çekerek, “Çalışma hayatında sosyal güvenlikle ilgili mağduriyetler had safhada. Bize de size de sürekli geliyor. ‘Bizden bahsedilmiyor’ diyen çok sayıda izleyici var. O yüzden mağdur kesimleri tek tek saymak gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Karakaş’a göre çözüm bekleyen başlıklar 2023’ten beri gündemde olan kademeli emeklilik ve uzun süredir sonuç beklenen staj ile çıraklık süreleri olarak öne çıkıyor. Kamu tarafında ise 3600 ek gösterge ve maaş dengesine dair konular ön plana çıkıyor. Karakaş, kamudaki çalışanların maaş durumunu özetlerken, “Üniversite sınavına giriyorsunuz, KPSS’yi kazanıyorsunuz, kariyer mesleklere adım atıyorsunuz; ancak bugün geldiğimiz noktada kamudaki işçilerin maaşlarının çok altında kaldığını görüyoruz. 25 yıldır personel reformu yapılmadı. 3600 ek göstergeyi bekleyen memurlar 4 yıldır emekli olamıyor” şeklinde açıklama yaptı.
Esnaf ve Ev Kadınlarının Sosyal Güvenlik Talepleri karışıgın taleplerin geniş bir kesime yayıldığını aktaran Karakaş, Bağ-Kur prim eşitlemesi bekleyen yaklaşık 1 milyon esnaf ile emeklilik hakkı ve prim indirimi talep eden ev kadınlarının durumuna değindi. Ayrıca vergi yapılandırması, nafaka ve taşeron işçi sorunları gibi konuların da belirli bir takvim içerisinde ele alınması gerektiğini ifade etti.
Asgari Ücrete Ara Zamanın Olup Olmayacağı konusuna değinen Karakaş, mevcut alım gücü üzerindeki etkileri rakamlarla değerlendirdi. Temmuz için yasal engelin bulunmadığını belirtirken, şu analizde bulundu: “Asgari ücretin, bir işçinin tüm temel ihtiyaçlarını karşılayabilecek düzeyde olması gerekir ki bu bugün yaklaşık 42.585 TL civarında. Ancak mevcut asgari ücret 28.000 TL seviyesinde. Yani yaklaşık %51,7 oranında bir artış gerekiyor. Enerji kalemlerindeki artışlar ve alım gücünün hızla erimesi nedeniyle ara zam ihtimalinin gündeme gelebileceğini ifade etmek mümkün.”
Uzun vadeli emeklilik öngörüleri konusunda ise önümüzdeki üç aylık enflasyon verileriyle SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yaklaşık %15, memur emeklileri için ise %10-11 civarında bir fark oluşabileceğini belirtti. Seyyanen Zam İçin Takvim konusunda da durumun zor görünmeye devam ettiğini söyleyen Karakaş, bütçe dengeleri ve mevcut ekonomik koşullar nedeniyle böyle bir düzenlemenin 2026 Temmuz için mümkün olmadığına dikkat çekti. Olası bir tarih olarak 2027’yi işaret etti.