Sahip olunan verilere göre, Birleşik Krallık’ın en büyük demiryolu operatörlerinden South Western Railway (SWR), yolcuların bilet almadan seyahat etmesi nedeniyle yılda önemli ölçüde gelir kaybı yaşıyor. Bu durum, bir kampanya grubunun Bilgi Edinme Özgürlüğü başvurusu neticesinde gün yüzüne çıktı ve yüzleşilen maddi kayıp çok kritik boyutta değerlendiriliyor. Yıllık toplam zarar dudak uçuklatıcı seviyede olarak nitelendiriliyor ve Daily Mail’in haberine göre bilet almadan yolculuk edenlerin oranı %3,9’a düşmüş durumda. Ancak bu azalma, 2017’den bu yana %40 azalma anlamına gelse bile şirket için hâlâ önemli bir finansal darbe anlamına geliyor. Ulusal düzeyde ise toplam kaçak yolculuk zararı yaklaşık 240 milyon sterlin olarak öngörülüyor.

SWR, geniş bir bölgeye hizmet veriyor; Londra, Surrey, Hampshire, Dorset, Devon, Berkshire, Somerset ve Wiltshire gibi bölgelerde yolcuların güvenli ve güvenilir ulaşıma erişimini sürdürüyor. Kaçak yolculukları engellemek için daha etkili yöntemler uygulamaya odaklanacaklarını belirten şirket, bu konudaki stratejisini netleştirdi. Ayrıca, 370 bin sterlinin üzerinde ödenen taksi ve otel ücretleri yolcu gecikmeleri ve iptallerinden kaynaklanan mağduriyetleri gidermek adına yapıldı. Böylece geçici konaklama ya da alternatif ulaşım ihtiyaçları karşılandı.

Geçen yıl içinde yaşanan çeşitli teknik aksaklıklar nedeniyle 7 bin 293 tren, planlanan vagon sayılarına kıyasla daha az vagonla hizmet verdi. Ancak şirket bu sorunun yalnızca hizmetlerin %0,18’inde görüldüğünü ve filoya yeni trenler eklenmesinin bu sorunu azaltacağını savunuyor. “Kamuya açık olmayan sözleşme nedeniyle şeffaflık eksikliği” eleştirileri de devam ediyor; Mayıs ayında kamulaştırmanın ardından yolcu hakları grubunun temsilcisi Jeremy Varns, hizmet kalitesinin gerilediğini ileri sürüyor. Varns ayrıca trenlerin istasyon atlamalarının yolcuları olumsuz etkilediğini belirtiyor. SWR sözleşmenin nihai halinin yakın zamanda yayımlanacağını vurguluyor ve yolcuların hedef varış noktalarına ulaşabilmesi için geri ödemeli taksi veya konaklama gibi destekler sunulmaya çalışıldığını ifade ediyorlar.