Yaklaşık dokuz kilometrelik ana cadde boyunca sıralanmış geleneksel evler, çevrelerindeki verimli tarım arazileriyle birlikte göz alıcı bir manzara oluşturuyor. Yukarıdan bakıldığında bu yapıların yaprak şeklini andırması, köyün doğal güzellikleriyle uyum içinde olduğunu gösteriyor. Gmina Sułoszowa’nın yerel yöneticilerinden Katarzyna Bieda, “Ormanlar ve tarım alanlarıyla iç içe olan köyümüz, havadan çekilen fotoğraflarda yaprak formunu andıran görüntüsüyle dünya çapında tanınırlık kazandı” diyerek bu benzersizliği vurguladı.
Köyün bu şekilde tek ana cadde üzerine kurulmasının köklü bir gelenek ve tarihsel gelişme sonucu oluştuğunu belirten Bieda, “Geçmişte ulaşım ve iletişim kolaylığı açısından köyümüze yerleşim bu düzeni benimsemiş” ifadelerini kullandı. Bu geleneksel yapı, köyün tarihsel dokusunu koruyarak, ziyaretçilere nostaljik ve otantik bir atmosfer sunuyor.
Görsellerin internet ortamında viral hale gelmesiyle birlikte, köy yalnızca doğal güzellikleriyle değil, ayrıca UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan Ojcowski Ulusal Parkı’nın içinde bulunmasıyla da dikkat çekiyor. Her yıl yüzlerce doğa tutkununu ağırlayan köyde, mağaralar, dik kayalıklar ve çeşitli doğa yürüyüş parkurları keşfedilmeyi bekliyor. Bu doğal alanlar, ziyaretçilere eşsiz bir macera ve huzur ortamı sunuyor.
Köy sakinlerinden Marian Gęgotek, “Burada hayat oldukça yavaş ve sakin, bu durumdan büyük memnuniyet duyuyorum. Havadan çekilen fotoğraflar sayesinde köyümüzün güzelliğinin farkına vardım” diyerek, köyün doğal güzelliklerine olan hayranlığını dile getiriyor. Aynı zamanda köyde güçlü bir dayanışma duygusu hakim. Daily Mail’de yayınlanan habere göre, yerel bir dükkân sahibi olan Edyta, “Hep birlikte Çilek Günleri, Patates Günleri gibi etkinlikler düzenliyoruz. Bu etkinlikler, topluluğu bir araya getiriyor ve güzel anılar biriktiriyoruz” diyerek, köyün kültürel yaşamını anlatıyor.
Ancak, köyün hareketli ve bazen kalabalık olan sosyal yaşamı da farklı yönleriyle dikkat çekiyor. “Herkes birbirini tanır, dedikodu ortamı oldukça canlıdır” diyen Głota, köydeki samimi ilişkilerin yanı sıra, gençlerin ve yaşlıların yaşamını da yansıtıyor. Köyde bir restoran ve bar eksikliği nedeniyle, gençler yaklaşık 10 kilometre uzaklıktaki Trzyciąż köyündeki Club Apogeum’a gidiyor. Ayrıca, yaşlılar için düzenlenen etkinliklerin gerçekleştirildiği topluluk merkezi, aktif bir sosyal yaşam sunarak, köyün kültürel dokusunu güçlendiriyor.
Köyün önemli turistik noktalarından biri ise, 14. yüzyıldan kalma dramatik kayalıklar üzerine inşa edilmiş eski bir kale. Ayrıca, ‘Herkül’ün Sopası’ olarak bilinen ve yaklaşık 30 metre yüksekliğe sahip kireçtaşı sütunu, bölgenin doğal ve tarihi zenginliklerinin en belirgin örnekleri arasında yer alıyor. Ayrıca, Krakow’dan Çestohova’ya uzanan ‘Kartal Yuvaları Rotası’ üzerindeki tarihi savunma kalıntıları, bölgeyi ziyaret edenlerin ilgisini çekiyor.
Ancak, köyde her şey göründüğü kadar huzurlu değil. 74 yaşındaki Stanisław, “Gençler ya yurt dışına gidiyor ya da büyük şehirlere çalışmaya yöneliyor. Geri kalanlar ise cadde boyunca araçlarını ve motorlarını yarıştırıyor. Pazar günleri ise turistlerle dolup taşan manzaralar yaşanıyor” diyerek, kalabalık ve hareketli yaşamın bazen rahatsızlık verdiğini belirtiyor.
Köyde restoran ve bar eksikliği nedeniyle gençler, yaklaşık 10 kilometre uzaklıktaki Trzyciąż köyündeki Club Apogeum’u tercih ediyor. Yaşlılar ise, topluluk merkezinde düzenlenen “Yaşlılar Kulübü” etkinlikleriyle aktif bir sosyal yaşam sürdürüyor, böylece köyün samimi ve dayanışmacı ruhu devam ediyor.
1
Avrupa Birliği’nin Hayvan Refahı ve Sahipsiz Hayvan Sorunu İle İlgili Çalışmaları
2
New Jersey’deki Gizemli Dronlar ve Radyoaktif Materyal Arayışı
3
2024 Yılı Ülkelerin Güvenlik Durumu: En Güvenli ve En Tehlikeli Ülkeler
4
Leicestershire’da Roma Dönemine Ait Tarihi Hazine Bulundu
5
Almanya’nın Şam Büyükelçiliği Yeniden Açıldı