Son çeyreğe ilişkin göstergeler, imalat sanayi firmalarından gelen anket verilerinin iç piyasa siparişlerinde artış olduğunu gösteriyor. Bu durum, dezenflasyon sürecine verilen talep desteğinin zaman içinde zayıfladığını ima eden bazı göstergelerle birlikte geliyor. Küresel belirsizlikler ve jeopolitik riskler yükselmeye devam ederken, küresel büyüme görünümünde sınırlı da olsa iyileşme eğilimi sürdü. Ancak artan korumacılık ve dış talep koşullarındaki zayıflık, büyüme görünümünün aşağı yönlü risklerini canlı tutuyor.
İhracat pazarlarının payları ve küresel büyüme endeksinin 2025 yılında yaklaşık %2,1 ve 2026 yılında %2,4 artacağı yönündeki tahminler, dış ticaretin performansını etkileyen önemli faktörler olarak öne çıkıyor. Enerji emtiaları global dengelerde baskı oluşturmaya devam ederken, endüstriyel ve değerli metal fiyatlarındaki hareketler enerji dışı emtia fiyatlarına yatay bir artış ivmesi kazandırıyor. Jeopolitik riskler özellikle ham petrol ve değerli metaller üzerinde fiyat artışlarını tetikleyebilecek bir konumda bulunuyor.
Enflasyonla ilgili küresel baskılar sürüyor; merkez bankaları bu riskleri dikkate alarak faiz indirimlerini sürdürme eğiliminde. Özette, ülkeler arasında risk iştahındaki dalgalanmalara rağmen gelişmekte olan piyasaların hisse alımlarında baskı yaşandığına dikkat çekiliyor. Perakende satış hacminin kasım ayında aylık olarak %1,5 ve çeyreklik olarak %3 artması, tüketici talebinin ara malı ve hizmet kalemlerinde güç kazandığını gösteriyor. Altın hariç perakende satışlardaki artışın çeyreklik bazda daha sınırlı kaldığı bir döneme işaret ediyor. Ticaret satış hacminin aylık bazda %0,5 artmasıyla birlikte çeyreklik bazda %0,4 gerileme görüldü; hizmet üretimi sınırlı bir artış kaydederken, kartla yapılan harcamalar son çeyrekte büyümeyi sürdürmüş durumda. Ancak kart kullanım oranındaki uzun vadeli yükseliş, tüketim harcamalarının toplamda ılımlı seyrettiğini gösteriyor.
İmalat sanayi anketlerinden elde edilen veriler, yılın son çeyreğinde iç piyasa siparişlerinde artış olduğunu gösteriyor ve bu, bazı talep koşullarının dezenflasyon sürecine verdiği desteğin sınırlı da olsa sürdüğüne işaret ediyor.
Enflasyon görünümüne dair özet değerlendirmede, beklentiler iyileşme sinyalleri sunsa da dezenflasyon sürecine yönelik riskler devam ediyor. Ocak ayında tüketici fiyatları aylık olarak yüzde 0,89 yükselmiş; yıllık enflasyon ise 0,18 puan gerileyerek %30,89’a gerilemiş durumda. Gıda dışı gruplar bu düşüşü sürüklerken gıda grubunda yıllık enflasyon yükselişe geçmiştir. B endeksi %31,66 ve C endeksi %31,08 olarak kaydedildi. Mevsimsellikten arındırılmış veriler, tüketici fiyatlarının aylık artışını önceki aya göre hafifçe artırdı. Aralık ayındaki temel mal ve hizmet gruplarında görülen hareketler, yıl sonu enflasyon profilinin farklı kalemlerdeki dinamiklerle şekillendiğini gösteriyor.
Kira enflasyonunda düşüş eğilimi devam ediyor. Aralık itibarıyla son üç aylık dönemde mevsimsellikten arındırılmış ortalama kira artışı temel mallarda yavaşlarken hizmetlerde nispeten sabit kaldı. Hizmetler tarafında kira dışı fiyatlar daha ılımlı seyretse de haberleşme ve ulaştırma gibi alt gruplarda kayda değer hareketler bulunuyor. Lokanta-otel ve konaklama fiyatları, yeme-içme hizmetleri ile konaklama talebindeki dalgalanmaların etkisini taşıyor. Ulaştırma hizmetlerinde hava yolu ve şehirlerarası yolcu taşımacılığı kaynaklı düşüşler görüldü. Bu dönem PÖS mikro verileri, ocakta kira enflasyonunun yükselme yönünde bir hareket gösterebileceğine işaret ediyor; ancak mevsimsel etkilerden arındırılmış işaretler, kira enflasyonundaki düşüş eğiliminin sürmesini bekletiyor.
İçeride üretici fiyatları aralık ayında yüzde 0,75 arttı ve yıllık bazda %27,67 olarak belirlendi. Enerji fiyatları düşüşte kalırken, sermaye ve ara malları fiyatlarında belirgin artışlar izlendi. Uluslararası emtia fiyatları enerji ve enerji dışı gruplar açısından farklı hareketler gösteriyor; enerji fiyatları yatay seyrederken endüstriyel metal ve tarım emtialarında yukarı yönlü hareketler dikkat çekiyor. Brent petrol fiyatı, kasım-aralık döneminde dalgalanmanın ardından ocak başlarında yükselişe geçti.
Gıda tarafında artış, sebze ve et kalemlerinden kaynaklanıyor. Küresel arz ve tedarik zinciri baskılarının etkisiyle gıda fiyatlarında yükseliş görüldü; sebze ve kırmızı et fiyatlarındaki artış bu dinamiğin temel itici güçleri oldu. Mevcut durumda mevsimsel etkiler göz önünde bulundurulduğunda ana enflasyon eğilimi düşüş yönünde kalıyor. Gıda dışı gruplarda kapsanan temel mal ve hizmet kalemlerinde bazı kalemler daha hızlı hareket ederken enerji fiyatları yatay seyir izledi. Ocak ayında enflasyon görünümünün temel eğilimi itibarıyla düşüş eğilimi korunmuş durumda.
Olağanüstü gelişmelere dair kararlar ve iletişim PPK toplantısında politika faizi %38’den %37’ye, gecelik borç verme faizi %41’den %40’a, gecelik borçlanma faizi ise %36,5’ten %35,5’e indirilmiştir. Ancak enflasyon görünümünün orta vadede hedeflenen %5 seviyesi etrafında sağlıklı bir şekilde kırılgı göstermesi için sıkı para politikası duruşunun sürdürüleceği vurgulanıyor. Kurul, kararlarını veri odaklı ve öngörülebilir bir çerçevede alacak; gerekli gördüğü takdirde likidite yönetimiyle ek adımlar da atılabileceğini belirtti. Ayrıca, enflasyon desenindeki değişimler, kredi ve mevduat piyasalarındaki gelişmeler ve dış talep koşulları doğrultusunda ara hedeflerle uyumlu adımlar atılacağını ifade etti.